Ahmet Genç

Kaçan Tren değil, kaçırılan fırsatlar

Ahmet Genç

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Ağrı…

Türkiye'nin doğusunda, üç ülkeye açılan kapısıyla stratejik öneme sahip, tarih boyunca ticaret yollarının kesişim noktası olmuş kadim bir şehir…

Ancak ne yazık ki yıllardır ulaşım yatırımları söz konusu olduğunda hak ettiği yerde değil.

Bugün yine aynı gerçeği konuşuyoruz.

Hızlı tren projeleri açıklandı.

Haritalar yayınlandı.

Yeni ulaşım koridorları belli oldu.

Ve…

Yine Ağrı yok.

Bunu öğrenince birçok hemşehrimiz şaşırdı.

Oysa ben şaşırmadım.

Çünkü bu güzergâhın yıllar önce Kars ve Iğdır üzerinden planlandığı zaten biliniyordu.

Asıl şaşırmamız gereken, trenin geçmeyeceği değil; biz bu süreci neden sadece seyrettik?

Yaklaşık iki yıldır girdiğim hemen her ortamda aynı şeyi söyledim.

Siyasetçilerle…

STK temsilcileriyle…

İş insanlarıyla…

Gazetecilerle…

"Ağrı'nın en büyük ulaşım eksikliği demiryoludur."

dedim.

Çünkü bugün çevremize baktığımızda tablo çok net.

Kars, Doğu Ekspresi sayesinde yalnızca bir ulaşım merkezi olmadı.

Bir marka şehir haline geldi.

Bugün dünyanın dört bir yanından insanlar sadece o tren yolculuğunu yaşamak için Kars'a geliyor.

Oteller doluyor.

Esnaf kazanıyor.

Turizm canlanıyor.

Şehir ekonomisi hareketleniyor.

Güneyimizde Tatvan…

Yeni tren turizmi için hazırlık yapıyor.

Yeni rotalar oluşturuyor.

Yeni projeler geliştiriyor.

Batımızdaki Erzurum…

Horasan'a kadar yük trenleriyle üretimini güçlendiriyor.

Lojistik avantaj elde ediyor.

Peki Ağrı?

Üç ülkeye sınırı olan…

Türkiye'nin en önemli sınır kapılarından Gürbulak'a sahip olan…

Uluslararası ticaretin tam ortasında bulunan Ağrı…

Hâlâ demiryolu olmayan birkaç ilden biri.

Üstelik eksik olan devasa bir proje de değil.

Yaklaşık 100 kilometrelik bir demiryolu bağlantısı.

Sadece yüz kilometre…

Bazen bir şehrin kaderini değiştirecek mesafe işte budur.

Bugün sosyal medyada herkes aynı soruyu soruyor.

"Nasıl kaçırdık?"

Bence yanlış soru bu.

Doğru soru şu olmalı:

Kaçırmamak için ne yaptık?

Çünkü lobi faaliyetleri proje tamamlandıktan sonra yapılmaz.

İhale bittikten sonra yapılmaz.

Hat kesinleştikten sonra yapılmaz.

Lobi, karar alınmadan önce yapılır.

Dosya hazırlanırken yapılır.

Masanın kurulduğu gün yapılır.

İş bittikten sonra yapılan açıklamalar yalnızca hayıflanmaktan ibarettir.

Bir şehir sadece milletvekilleriyle büyümez.

Bir şehir sadece belediye başkanlarıyla da büyümez.

Şehri büyüten şey ortak akıldır.

İş dünyasıdır.

Üniversitesidir.

Basınıdır.

Dernekleridir.

Federasyonlarıdır.

Konfederasyonlarıdır.

Meslek odalarıdır.

Kanaat önderleridir.

İşte burada kendimize dönüp bakmamız gerekiyor.

Bugün Ağrı adına faaliyet gösteren yüzlerce dernek var.

Federasyonlar var.

Konfederasyonlar var.

Platformlar var.

Ancak konu Ağrı'nın ortak geleceği olduğunda aynı masada kaç kez buluşabiliyoruz?

Ne yazık ki çok az.

Herkes kendi derneğinin…

Kendi yapısının…

Kendi çevresinin…

Kendi gündeminin peşinde.

Oysa şehirler bireysel başarılarla değil, ortak hedeflerle büyür.

Acı ama gerçek bir tabloyla karşı karşıyayız.

Nüfusunu topladığımızda belki Ağrı kadar olmayan Kars ve Iğdır, ortak hareket etmeyi başardı.

Ankara'da seslerini duyurabildi.

Projelerini takip etti.

Lobisini oluşturdu.

Sonuç aldılar.

Biz ise hâlâ neden olmadığını tartışıyoruz.

Demek ki mesele nüfus değilmiş.

Mesele birlikmiş.

Mesele ortak hedefmiş.

Mesele zamanında harekete geçebilmekmiş.

 

Bence artık geçmişe üzülmeyi bırakmalıyız.

Kaçan treni seyretmenin kimseye faydası yok.

Asıl yapmamız gereken, bir sonraki treni kaçırmamak.

Çünkü önümüzde yeni ulaştırma projeleri olacak.

Yeni yatırım programları hazırlanacak.

Yeni lojistik koridorlar planlanacak.

İşte o gün geldiğinde yine seyirci mi olacağız?

Yoksa ortak akılla hareket eden güçlü bir Ağrı mı olacağız?

Karar bizim.

 

Bugün en büyük ihtiyacımız yeni bir proje değil.

Önce yeni bir anlayış.

Birlikte hareket etmeyi öğrenen…

Şahsını değil şehrini önceleyen…

Fotoğraf vermek için değil sonuç almak için çalışan…

Rekabeti değil iş birliğini esas alan…

Bir Ağrı anlayışı.

Çünkü mesele sadece demiryolu değildir.

Mesele, Ağrı'nın geleceğidir.

Eğer bugün bu şehir tek yürek olmayı başarabilirse, sadece tren yolu değil; organize sanayi, lojistik merkezler, turizm yatırımları, yeni ulaşım ağları ve büyük kamu projeleri de birer birer gelir.

Ama ayrışmaya devam edersek…

Yarın yine başka bir yatırımın ardından "Keşke..." demeye devam ederiz.

Ben artık "keşke" diyen değil, "nasıl başarırız?" diye soran bir Ağrı umut ediyorum.

Çünkü inanıyorum ki;

Yeni trenleri kaçırmamanın tek yolu, tek ses olabilmektir.

Bir olursak güç oluruz. Ayrışırsak sadece fırsatları izleriz.

Yazarın Diğer Yazıları