Ağrı Belediyesi tarafından Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevresinde başlatılan yan yol çalışması açıkçası oldukça hoşuma gitti. Başta Karayolları tarafından yapıldığını düşündüğüm bu projeyi araştırdıkça bu şehrin hafızalarını dinlemek gerektiği bir kez daha ortaya çıktı.
Şehrin trafik yükünü hafifletecek her çalışma gibi bu adımın da önemli olduğunu düşünüyorum.
Ancak beni asıl şaşırtan, Ağrı’nın hafızası sayılabilecek bir ağabeyimizle yaptığım sohbet oldu. Kendisi, hastane çevresinde çalışması başlatılan bu güzergâhın aslında çok daha uzun bir yan yol hattının parçası olduğunu söyledi ve öyle de çıktı!
Meğerse bizim yıllardır kullanmadığımız, belki de varlığından bile haberdar olmadığımız bir yan yolumuz varmış!
Diğer şehirlere gidenler iyi bilir. Sürücüler, ana yolun ve çevre yolunun yoğunluğuna girmemek için belediye sınırları içerisinde bulunan yan yolları kullanır. Böylece hem trafik rahatlar hem de şehir içindeki farklı noktalara ulaşım daha güvenli ve kolay hale gelir.
Ağrı’da da bugün çalışması yapılan bu hattın, imar planı doğrultusunda istenildiği kadar uzatılabileceği ifade ediliyor. Bunu duyunca güzergâhı yerinde görmek istedim. Ardından bazı belediye yetkililerine, “Bu yol neden bu kadar kısa tutuluyor?” diye sordum. Aldığım cevap, çalışmanın mevcut imkânlar ölçüsünde sürdürüldüğü yönündeydi.
Elbette belediyelerin bütçe ve imkânları sınırsız değil. Ancak bazı projeler vardır ki yalnızca bir kurumun değil, bütün şehrin meselesidir.
Bu yan yol da tam olarak böyle bir projedir.
Karayolunun hemen yanında bulunan bu güzergâh, Karayolları ile Ağrı Belediyesinin iş birliği yapması halinde çok daha ileri noktalara kadar uzatılabilir. Düşünsenize; şehrin hangi noktasından yola çıkarsanız çıkın, çevre yolundaki hızlı ve yoğun trafiğe karışmadan yan yol üzerinden ilerleyebiliyorsunuz. Hastaneye, otogara, Tekstilkent’e, üniversite kampüsüne ve yeni yerleşim alanlarına daha güvenli şekilde ulaşabiliyorsunuz.
Sürücüler dönüş yapmak için kilometrelerce yol gitmek zorunda kalmıyor, çevre yolundaki trafik yükü azalıyor ve şehir içi ulaşım rahatlıyor.
Üstelik ortada sıfırdan ortaya atılmış hayalî bir projeden söz etmiyoruz. Güzergâh belli, ihtiyaç ortada, imar planı da buna uygun. Yapılması gereken, kurumların aynı masa etrafında toplanarak bu yolu aşamalı biçimde hizmete açmasıdır.
Peki, sorun nerede?
Bence asıl sorun imkânsızlıkta değil, siyasi bakış açısında.
DEM Partili belediye, merkezi yönetimden destek istemeyi siyasi bir taviz gibi görebilir. AK Partili yöneticiler de yapılan çalışma belediyeye siyasi kazanç sağlamasın düşüncesiyle destek vermekten kaçınabilir. Elbette bunlar birer ihtimaldir; ancak Ağrı’da yıllardır birçok önemli işin siyasi hesaplara takıldığı da inkâr edilemez.
Peki, bu anlayış şehri bugüne kadar nereye taşıdı?
Bir hizmeti kimin yaptığına bakmaktan, hizmetin Ağrı’ya ne kazandıracağını konuşamadık. Bir taraf başlattı diye diğer taraf uzak durdu, diğer taraf destek verdi diye bir başkası rahatsız oldu.
Sonuçta siyasiler tartıştı, kurumlar bekledi, bedelini ise vatandaş ödedi.
Şehirlerin yolları siyasi partilere göre ayrılmaz. Asfaltın ideolojisi, kaldırımın rozeti, hizmetin parti kimliği olmaz.
Bir yol yapılmışsa o yoldan herkes geçer; DEM Partili de AK Partili de partisiz vatandaş da…
Gelin artık parti isimlerini bir kenara bırakalım. Ortada güzel bir çalışma başlatılmış durumda. Bu çalışma birkaç yüz metrelik düzenlemeyle sınırlı kalmasın. Ağrı Belediyesi, Karayolları, Valilik ve ilgili diğer kurumlar bir araya gelerek hattın tamamı için ortak bir proje hazırlasın.
Bu yol yalnızca hastane çevresini rahatlatmayacaktır. Otogar, Tekstilkent, üniversite kampüsü, yeni AVM,ve gelişmekte olan yerleşim alanları düşünüldüğünde, söz konusu güzergâh Ağrı’nın gelecekteki ulaşım omurgalarından biri olabilir.
Yeter ki günü kurtarmaya değil, şehrin geleceğini kurmaya odaklanalım.
Eğer hepimizin ortak değeri Ağrı ise siyasi hesapları bir kenara bırakmak zorundayız. Kimsenin bu projeyi kendi hanesine başarı, rakibinin hanesine kazanç olarak yazmasına gerek yok. Bu hizmet yapılırsa kazanan bir siyasi parti değil, Ağrı olacaktır.
Ağrı’nın yeni yollara olduğu kadar yeni bir yönetim anlayışına da ihtiyacı var. Kurumların birbirine mesafe koyduğu değil, şehir için omuz omuza verdiği bir anlayışa…
Meğerse bizim bir yan yolumuz varmış.
Şimdi önümüzde daha önemli bir soru duruyor: Bu yolu uzatacak mıyız, yoksa siyasi hesaplarla Ağrı’nın önünü bir kez daha mı keseceğiz?
Unutmayalım; bazen bir şehrin nefes alması için yeni bir yol açmak yeterlidir.
Ağrı’nın önündeki yol belli. Yeter ki siyaseti kenara çekip şehrin yolunu açalım.