Raif Medetoğlu

Gazetecilik mi, Baskı Düzeni mi?

Raif Medetoğlu

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Basın, bir toplumun vicdanıdır. Gerçek gazeteci; makamdan değil milletten güç alır, kalemini korkunun değil hakikatin hizmetine sunar. Çünkü gazetecilik; tehdit etmek değil, gerçeği ortaya çıkarmaktır.

Bakınız bir şehrin gelişmesini engelleyen yalnızca ekonomik yoksulluk değildir. Hakikatin susturulduğu, korkunun konuştuğu şehirler de zamanla kalkınma iradesini kaybeder.

Ağrı'nın bugün en büyük ihtiyacı; daha fazla dedikodu değil, daha fazla güven; daha fazla algı değil, daha fazla hakikattir.

Gazetecilik, bir makamın ya da bir grubun sözcülüğü değildir. Gazeteci; millet adına soru soran, haksızlığın karşısında duran, kamu adına denetim yapan kişidir. Kalemini vicdanıyla kullanan her gazeteci, bu şehrin en kıymetli değerlerinden biridir.

Ancak gazetecilik kisvesi altında hareket ederek mesleğin itibarını kişisel hesaplara dönüştüren anlayış, yalnızca basına değil, Ağrı'nın geleceğine de zarar vermektedir.

Kamuoyunda uzun zamandır konuşulan bazı iddialar vardır. Eğer gerçekten kamu görevlileri üzerinde baskı kuruluyor, "haber yaparım" tehdidiyle menfaat sağlanmaya çalışılıyor, reklam, ihale veya başka çıkar ilişkileri oluşturuluyorsa; bu artık basın özgürlüğü tartışması olmaktan çıkar, hukukun konusu hâline gelir.

Elbette hukuk devletinde hiç kimse peşinen suçlu ilan edilemez. İddiaların doğruluğunu ortaya koyacak olan mahkemeler ve bağımsız soruşturmalardır. Fakat iddiaları görmezden gelmek de hukuk devletine yakışmaz. Sessizlik, çoğu zaman hukuksuzluğu büyütür.

Ne yazık ki bugün yalnızca kurumlar değil, gerçek gazeteciler de zarar görüyor. Çünkü birkaç kişinin davranışı, yıllarca onuruyla çalışan basın emekçilerinin emeğine gölge düşürüyor. Oysa Ağrı'da doğruluğu ilke edinmiş, halk adına soru soran, hiçbir gücün karşısında eğilmeyen çok değerli gazeteciler de vardır. Onların hakkını teslim etmek, bu şehrin ortak sorumluluğudur.

Gazetecilik; tehdit etmek değildir.

Gazetecilik; şantaj hiç değildir.

Gazetecilik; gerçeğin peşinden korkmadan yürüyebilmektir.

Bir kalem ya hakikatin hizmetindedir ya da menfaatin emrindedir. Ortası yoktur. Kalemini korkuya, çıkara veya güce teslim edenler yalnızca mesleklerini değil, toplumun güvenini de tüketirler. Çünkü satılan sadece birkaç satırlık haber değildir; satılan, halkın gerçeğe olan inancıdır.

Ağrı artık enerjisini kişisel hesaplara değil; yatırımlara, eğitime, sağlığa, üretime, istihdama ve ortak geleceğine harcamalıdır. Bu şehir, algılarla değil projelerle konuşulmalıdır.

Devletin ilgili kurumlarının kamuoyuna yansıyan bütün iddiaları hukuk çerçevesinde, tarafsız ve şeffaf biçimde incelemesi hem kamu vicdanının hem de hukuk devletinin gereğidir. Suç varsa ortaya çıkarılmalı, yoksa masumiyet gecikmeden tescil edilmelidir.

Çünkü güçlü şehirler korkuyla değil, hukukla yönetilir.

Bugün Ağrı'nın ihtiyacı; baskı değil özgür basın, dedikodu değil hakikat, korku değil adalettir.

Kalemini vicdanıyla kullanan bütün gazetecileri saygıyla selamlıyorum.

Çünkü biliriz ki; gerçeği yazan kalem sustuğunda yalnızca bir haber kaybolmaz. Bir şehrin vicdanı susar, bir toplumun geleceği karanlığa gömülür.

"Kalem; ya hakikatin emrindedir ya da menfaatin. Tarih, kimin ne yazdığını değil; kimin neden yazdığını unutmaz."

Yazarın Diğer Yazıları