Raif Medetoğlu

Ağrı'nın İhtiyacı Daha Fazla İnsan Değil, Daha Güçlü Birlikteliktir

Raif Medetoğlu

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Sahip olduğumuz insan kaynağını yeterince değerlendirememenin sıkıntısını yıllardır hep birlikte yaşıyoruz. Aslında bizim mücadelemiz kaynak yetersizliğiyle değil; elimizdeki büyük zenginliği ortak bir hedef doğrultusunda harekete geçirememekledir. Bana göre Ağrı'nın en büyük dezavantajı da tam olarak budur.

Yıllardır konuşulan pek çok sorunun temelinde tek bir gerçek yatmaktadır: Ağrı'nın meselesi insan kaynağı eksikliği değildir. Asıl mesele; sahip olduğu nitelikli insan kaynağını ortak bir ideal etrafında buluşturamaması, güçlü bir iletişim, istişare ve koordinasyon kültürü oluşturamamasıdır.

Oysa bugün ülkemizin dört bir yanında başarıyla görev yapan bürokratlarımız, üniversitelerde önemli çalışmalara imza atan akademisyenlerimiz, yatırım yapan iş insanlarımız, fedakârca çalışan sivil toplum temsilcilerimiz ve memleket sevdasını yüreğinde taşıyan kanaat önderlerimiz vardır. Kısacası Ağrı'nın en büyük sermayesi insanıdır.

Öyleyse eksik olan nedir?

Eksik olan; birbirimizi tanımak, birbirimizi dinlemek, birbirimizin başarısını takdir etmek ve ortak hedefler doğrultusunda aynı istikamette yürüyebilmektir. Çünkü başarı; ortak aklın, istişarenin, güvenin ve dayanışmanın hâkim olduğu toplumlarda filizlenir.

İşte bu anlayışla hayata geçirilen Ağrı Akil İnsanlar Yüksek İstişare Platformu, hiçbir siyasi hesabın, kişisel beklentinin veya ayrıştırıcı anlayışın gölgesine girmeden; yalnızca Ağrı'nın geleceğini konuşabileceği kalıcı bir istişare zemini oluşturmayı hedeflemektedir. Çünkü şahıslar gelir geçer; ancak kurumlar, ortak hedefler ve geride bırakılan eserler kalıcıdır.

Artık yalnızca sorunları konuşma dönemi geride kalmalıdır. Şimdi aynı masa etrafında buluşma, birlikte düşünme, birlikte üretme ve birlikte sorumluluk alma zamanıdır. Önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecek istişare toplantılarının ve çalıştayların, Ağrı'nın geleceğine yön verecek fikirlerin ve projelerin doğduğu bir mektebe dönüşmesini gönülden temenni ediyorum.

Bunun başarılabilmesi ise platformun daha geniş bir gönül halkasına ulaşmasına bağlıdır. Bu nedenle memleket sevdasını yüreğinde taşıyan herkese önemli görevler düşmektedir. Çevremizde bulunan akademisyenleri, bürokratları, iş insanlarını, gençleri, kadınları, sivil toplum temsilcilerini ve kanaat önderlerini bu ortak iyilik hareketine davet etmeliyiz. Çünkü her yeni fikir yeni bir umut, her yeni gönül ise ortak geleceğimize yapılan kıymetli bir yatırımdır.

Bir başka önemli mesele de başarı kültürüdür. Ne yazık ki zaman zaman birbirimizin başarısını takdir etmekte cimri davranıyoruz. Oysa gelişmiş toplumların en belirgin özelliği; değer üreten insanını desteklemesi, emeği alkışlaması ve başarıyı teşvik etmesidir. Takdirin olduğu yerde bereket vardır. Güven vardır. Birlik vardır. Ve en önemlisi, sürdürülebilir başarı vardır.

Ağrı'nın geleceğini rekabetle değil dayanışmayla; kırgınlıklarla değil kardeşlikle; önyargılarla değil ortak akılla inşa edebiliriz. Birbirimizi yıpratarak değil, birbirimize omuz vererek güçlenebiliriz.

Bu dava hiçbir şahsın davası değildir. Bu yürüyüş makam, unvan veya kişisel beklenti yürüyüşü de değildir. Bu; memleketine karşı vicdan borcu hisseden insanların ortak yürüyüşüdür. Hepimiz bu kutlu yolculukta yalnızca birer hizmet neferiyiz.

İnanıyorum ki bugün samimiyetle atılan küçük adımlar, yarın Ağrı'nın kaderini değiştirecek büyük adımlara dönüşecektir. Yeter ki ortak hedefler etrafında kenetlenelim, birbirimizi çoğaltalım ve bu şehre olan vefa borcumuzu birlikte ödeyelim.

Unutmayalım ki Ağrı'nın geleceği bir kişinin başarısında değil; ortak aklın, ortak vicdanın ve ortak iradenin gücünde saklıdır.

Çünkü Ağrı'nın ihtiyacı daha fazla insan değil; daha güçlü birlikteliktir.

Yazarın Diğer Yazıları