Akşamüstü, kavga ve huzursuzluğun eksik olmadığı fakir bir evin ahşap kapısı çalındı.
Evin hanımı kapıyı açtığında karşısında ak sakallı üç ihtiyar gördü.
İçlerinden biri:
“Hanım kızım, benim adım Sevgi.” dedi. Yanındaki iki ihtiyarı göstererek devam etti:
“Bunlar da arkadaşlarım Başarı ve Zenginlik. Biz üçümüz şans dağıtırız. İçimizden birini misafir etmek ister misiniz? Size şans sunalım.”
Kadın, “Kocam içeride, ona bir danışayım.” diyerek içeri girdi ve karşılaştığı misafirleri heyecanla kocasına anlattı.
Kocası sevinçle:
“Ne güzel bir fırsat! Hemen Zenginliği davet et içeri. Evimiz bolluk ve bereketle dolsun.” dedi.
Fakirliklerinin sebebini kocasının başarısızlığında gören kadın itiraz etti:
“Peki, neden Başarıyı davet etmiyoruz? Bizim zenginlikten önce başarıya ihtiyacımız var...”
Her zamanki tartışmaları yeniden alevlenince evin küçük kızı, korkuyla sığındığı köşeden yaşlı gözlerle seslendi:
“Ben hep Allah’tan sevgi dilemiştim. Sevgiyi davet etsek, evimiz sevgiyle dolsa daha güzel olmaz mı?”
Karı koca tartışmayı kesip kızlarına baktılar.
Adam, “Bu kez ikimizin de isteğini bir kenara bırakalım, kızımızı dinleyelim.” dedi.
Kadın başını sallayarak onayladı ve dışarı çıktı.
Kapıda bekleyen üç ihtiyara gülümseyerek:
“Misafirimiz Sevgi olsun.” dedi.
Sevgi içeriye doğru yürümeye başlayınca diğer iki ihtiyar da peşinden geldi.
Kadın şaşkınlıkla:
“Üçünüzü de ağırlamaktan onur duyarız ama ben yalnızca Sevgiyi davet etmiştim.” dedi.
Sevgi gülümseyerek cevap verdi:
“Eğer Başarıyı veya Zenginliği davet etmiş olsaydınız, diğer ikimiz geri dönerdik. Ama siz Sevgiyi davet ettiniz. Sevginin olduğu yerde Başarı ve Zenginlik de olur.”
Unutmayın!
Bir akşamüstü kapınız çalınırsa Sevgi'yi davet edin. Çünkü Sevgi'nin olduğu yere Başarı ve Zenginlik de gelecektir.