NATO üyesi İSPANYA 'Hayır' Diyebiliyor
Raif Medetoğlu
Peki Biz ve Müslüman körfez ülkeleri Neden Susuyoruz?
İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles açık konuştu;
Ülkedeki ABD üsleri, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik operasyonlarına destek vermedi.
Bu cümle sıradan bir cümle değil.
Bu, “müttefikim ama irademi ve aklımı ABD'ye kiraya vermem” demektir.
İspanya NATO üyesi.
ABD ile stratejik ortak.
Ama gerektiğinde çizgi çekebiliyor.
Peki biz?
Üsler Kimin, Toprak Kimin?
İncirlik Hava Üssü…
Al Udeid Air Base…
Ortadoğu’da Amerikan askeri varlığı sır değil.
İran ile İsrail arasındaki her kriz anında, bu üsler birer jeopolitik mayına dönüşüyor.
Arkadaşım soru net;
Kriz anında bu üslerin kullanımı üzerinde nihai söz kimde?
Eğer karar mekanizması Washington’daysa, egemenlik kağıt üstündedir ve çöp olmuştur.
Eğer karar ev sahibi devletteyse, bunu açık ve net şekilde ilan etmek gerekir.
İspanya Yapabiliyor da Neden biz Müslümanlar Yapamıyoruz?
Donald Trump döneminde de, Biden döneminde de ve hiç bir dönemde ABD’nin küresel refleksi değişmedi.
Önce çıkar, sonra müttefik.
İspanya aldığı bu kararla şunu yaptı;
Müttefikliğin sınırını çizdi.
Peki müslüman Körfez ülkeleri neden aynı netliği gösteremiyor?
Neden her kriz, bölge halklarının başına bomba ihtimali olarak dönüyor?
Çünkü bazı yönetimler için dış askeri varlık,yani ABD güçleri onların konfor alanlarını diğer bir cihetle
Rejim garantisidir.
İç muhalefete karşı sigortadır.
Bölgesel rakiplere karşı kalkan olarak görülür.
Ama bu tercihin elbette bir bedeli vardır:
Bu durum onurlu bir Toplumun ve milletin izzet-i nefsi'ne dokunması lazım gelmez mi ?
Ama onur ve şeref
Ruhu satın alınmışlar için geçerli değildir.
Acı Ama Gerçek...
İspanya, ABD’ye “Hayır” dediğinde sistemi çökmez.
Çünkü ekonomisi güçlü, kurumu güçlü, halk iradesi güçlü.
Ortadoğu’da diğer bir isim ile islam coğrafyasında ise birçok devlet;
Ekonomik olarak dışa bağımlı,
Savunma sanayii açısından dış tedarike mahkûm,
Bölgesel birlikten ve ittihat ve ittifaklardan yoksun.
Sonra da “onur” söylemiyle meydanlara çıkılıyor.
Onur ve şeref başkasının askeri gölgesinde korunmaz.
İsim Koyarak Konuşalım
Eğer bir ülke;
Topraklarında yabancı üs bulunduruyor,
Bu üslerin kriz anında nasıl kullanılacağını net şekilde kamuoyuna açıklayamıyorsa,
Bölgesel bir savunma mimarisi kuramıyorsa,
O zaman o ülkenin egemenliği tartışmaya açıktır.
Bu durum yalnızca bir ülkenin değil, bütün İslam coğrafyasının sorunudur.
Bir tarafta NATO üyesi İspanya çizgi çekiyor,
Diğer tarafta Müslüman ülkeler sessiz kalıyor.
Bu sessizlik strateji mi, mecburiyet mi, yoksa bağımlılık mı?
Asıl Kırılma Noktası ve
Sorun ABD değil sadece.
Sorun, Müslüman ülkelerin ortak bir güvenlik aklı üretememesidir.
Ortak savunma doktrini yok.
Ortak askeri koordinasyon zayıf.
Ekonomik entegrasyon sınırlı.
Sonra da her kriz, dış güçlerin satranç tahtasına dönüşüyor.
Son Söz olarak bitiriyorum.
İspanya’nın çıkışı ibret alınması gereken bir ders niteliğindedir...
Egemenlik, güçlüysen korunur.
Başka bir emperyal güce Bağımlıysan tartışılır.
Eğer bir coğrafya kendi kaderine sahip çıkamıyorsa,
başkalarının üsleri üzerinden kendi topraklarında savaş riski yaşamaya devam edecektir.
Ve şu soru artık ertelenemez;
Müslüman dünyada egemenlik gerçekten kimin elinde?
Sorunun cevabını'da sizin anlayışınıza havale ediyorum...