Ahmet Genç

Gönül sofrasından gönlümüze girenler

Ahmet Genç

Rahmetin, mağfiretin ve arınmanın ayı olan bir Ramazan’ı daha yaşıyoruz çok şükür.

Bu ay, herkes için yoğun geçer. İftar ile sahur arasına sıkışan zaman, azalan uyku, artan iş temposu, ibadetle yoğrulan günler… 

Günün sonunda insanın tek hayali vardır: Evinde, ailesiyle, bir kap çorba eşliğinde huzurla iftarını açmak.

Evde yapılan iftar, her zaman ilk tercihtir.

Ama bir de imkânı olduğu hâlde iftarını evinde açamayanlar var. Devletin yüklediği sorumlulukla, vicdanın hatırlattığı görevle Ramazan’ı sahada geçirenler…

Gönül sofralarında bir vali

Göreve geldiği günden bu yana makam odasından çok sokakta görülen bir isim var Ağrı’da. Henüz hayırlı olsun ziyaretlerini tamamlayamadan bir yerden bir yere koşan, sınır hattındaki askerin yanına giden, huzurevinde yaşlılarla iftar açan, çiftçinin sofrasına misafir olan bir vali…

Mesajı netti:
“Devlet burada ve sizin yanınızda.”

Şatafatlı salonlarda kurulan kalabalık protokol sofraları yerine, yer sofrasında diz çökmeyi tercih etti. 

Karavanada askerle aynı kaşığı salladı. Huzurevinde bir büyüğün elini tutarak iftarını açtı.

İsteseydi, Ramazan’ı sıcacık konağında ailesiyle geçirebilirdi. Ama o gönül sofralarını seçti.

Bu bir tercih meselesidir. Ve bazı tercihler, makamdan daha fazla şey anlatır.

                *.    *.     *.     *.       *

Sessizce kapı çalan bir il başkanı

Ramazan, dayanışmanın en güçlü olduğu aydır. Gösterişten uzak, sessiz bir iyiliğin en kıymetli olduğu zaman dilimidir.

Ağrı’da her gün bir ihtiyaç sahibi ailenin kapısını çalan bir isim daha var: AK Parti İl Başkanı İlhami Yıldız.

Büyük salonlarda kalabalık iftarlar vermek yerine, dar gelirli ailelerin evine konuk olmayı tercih ediyor. 

Belki de her akşam gördüğü hayat mücadelesi, onun iftar sofralarını daha da anlamlı kıldı.

Son olarak Avşar ailesine yaptığı ziyaret, birçok insanın içini burktu.
Bir anne…
Dokuz çocuk…
İkisi engelli…
Ev kira…
Baba yok…

Böyle bir tabloda sıcak bir pideyle o sofraya oturmak, sadece bir ziyaret değildir. Bir duruşun ifadesidir.

Bazen kelimeler boğaza düğümlenir. Bazen siyaset susar, insan konuşur.

Belki de gerçek siyaset tam olarak budur: Fakir fukaranın, garip gurabanın yanında olmak.

İlhami Yıldız tam da bunu yapıyor. Ramazan ayına uygun bir şekilde garibin, gurabanın umudu oluyor. 

Onların duası ile yoluna devam ediyor. 

                *.    *.     *.     *.       *

Halkın içinde bir isim: Ekrem Çelebi

Görev verilse de verilmese de halkın içinde olan isimler vardır. Taziyede, hastalıkta, düğünde, en zor günümüzde, en mutlu anımızda hep yanımızda gördüğümüz insanlar…

Ekrem Çelebi de o isimlerden biri.

Partisinin verdiği görevlerle bir ilden diğerine koşsa da, fırsat bulduğu ilk anda memleketine dönüp hemşerileriyle bir araya gelmeyi ihmal etmedi. “Bu halk bana iki kez en büyük onuru verdi” diyerek sorumluluğunu hatırlatan bir siyaset anlayışı sergiledi.

Ramazan’da ailesiyle değil, hemşerileriyle iftar yapmayı vicdani bir görev saydı. 

Yine bir Ramazan ayında siyasetin ötesinde ziyaretlerini sürdüren Çelebi, siyasetin sadece makamla yapılmadığını herkese gösteriyor. 

Ramazan’ın öğrettiği

Belki de bu ay bize şunu hatırlatıyor:

Devlet adamı “Ben sizin yanınızdayım” diyebilmeli.
Siyasetçi, ihtiyaç sahibinin kapısını çalabilmeli.
Makamlar sofraya değil, sofralar makamlara anlam katmalı.

Ramazan, sadece aç kalmak değildir.
Birlikte olmak, görmek, duymak, hissetmektir.

Gönül sofralarına oturanlar, aslında gönüllere girer.

Herkese hayırlı Ramazanlar.

Yazarın Diğer Yazıları