Veysel Çağlar

Bu Memleket Sana 'Çık Git' Diyor

Veysel Çağlar

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Hepimiz, yaşadığımız memleketin daha güzel ve daha yaşanabilir bir yer olması için sorumluluk taşımak zorundayız. Bu şehirde yaşıyorsak, bu toprakların ekmeğini yiyorsak; elimizi taşın altına koymak, faydalı olmak ve insanlarımızın hayatına dokunmak bizim görevimizdir. Hizmet etmek, üretmek ve dertlenmek… Bunlar bir tercih değil, vicdan meselesidir.

Bu bilinçle hareket eden, memleketi için fedakârlık yapan, gecesini gündüzüne katan birçok insan var. Ben de kendi adıma bu sorumluluğun farkında olarak elimden gelen gayreti gösterdiğime inanıyorum. Memleketimi seviyorum ve bu sevginin gereğini yerine getirmek için çaba sarf ediyorum.

Ancak acı bir gerçek var ki; ne kadar emek verirsek verelim, ne kadar iyi niyetle çalışırsak çalışalım, çoğu zaman maksadımız anlaşılmıyor, niyetimiz doğru okunmuyor. Verilen onca emeğe rağmen istenilen karşılık bulunamıyor. Oysa bizler bunu alkışlanmak, övülmek ya da nefsimizi tatmin etmek için yapmıyoruz. Gayemiz; kendi insanımıza, değerlerimize ve memleketimize faydalı olabilmek.

Yine de insanız… Yaptığımız işin görülmesini, anlaşılmasını ve en azından bir dua ile hatırlanmayı isteriz. Çünkü bizim de bir kalbimiz, bir hissiyatımız var. Emek verdiğimiz işlerin karşılığında saygı görmek ve destek görmek en doğal beklentimizdir.

Ne var ki bu memlekette ilginç bir gerçeklik var: Kim bu şehir için daha fazla çalışmışsa, çoğu zaman bedel ödeyen taraf da o olmuştur. Hizmet eden yorulmuş, mücadele eden yıpranmış, fedakârlık yapan ise çoğu zaman yalnız bırakılmıştır. Bu durum öyle bir noktaya geliyor ki insan bazen sanki bu memleket kendisine “Artık çık git” diyormuş gibi hissediyor. Şevk kırılıyor, heyecan azalıyor, umut törpüleniyor.

Oysa tam da bu noktada yapılması gereken bellidir: Bu memleket için taşın altına sadece elini değil, gövdesini koyan insanlara sahip çıkmak… Onları yalnız bırakmamak, yormamak, bıktırmamak… Onlara nefes alacak bir alan açmak… Çünkü bu insanlar, sıradan bir gayretin değil, büyük bir sorumluluğun taşıyıcılarıdır.

Unutmamak gerekir ki bir memleketi ayakta tutan sadece yolları ve binaları değil, o memlekete gönül veren insanlardır. Eğer bu insanlar kırılır, küser ve uzaklaşırsa geriye sadece bir boşluk kalır. Bu yüzden memleketini seven, toprağına bağlı, zor şartlara rağmen mücadeleden vazgeçmeyen herkese sahip çıkmak hepimizin görevidir.

Biz de kendimizi bu insanların arasında görüyoruz. Yaptığımız işler, taşıdığımız sorumluluk ve gösterdiğimiz gayret bunu açıkça ortaya koyuyor. Bu yüzden beklentimiz büyük şeyler değil; biraz anlayış, biraz destek ve samimi bir muhabbet…

Şunu da açıkça ifade etmek gerekir: Bu memleket bizi ne kadar yorsa da ne kadar zorlasa da hatta zaman zaman “git” der gibi bir hava oluştursa da… Biz gitmeyeceğiz. Bu toprakları sevmeye, bu insanlar için çalışmaya ve bu şehir için sorumluluk almaya devam edeceğiz.

Çünkü biz inanıyoruz ki her şeyden önce memleket gelir. Ve memleketin yararı, hepimizin ortak meselesidir.

Yazarın Diğer Yazıları