GÜRBULAK AĞRI'NIN ALTIN KAPISI MI, KAÇIRILAN FIRSATI MI?
Raif Medetoğlu
Her gün yüzlerce TIR geçiyor.
Milyarlarca liralık ticaret akıyor.
Türkiye'nin doğuya açılan en stratejik kapılarından biri olan Gürbulak, adeta bir ekonomik nehir gibi akmaya devam ediyor.
Ancak asıl soru şudur:
Bu nehirden Ağrı ne kadar faydalanıyor?
Bugün Gürbulak'tan geçen malların büyük bölümü Ağrı'da durmadan yoluna devam ediyor. Ticaret geçiyor, fakat sanayi oluşmuyor. Yük geçiyor, fakat istihdam oluşmuyor. Para geçiyor, fakat zenginlik şehirde kalmıyor.
İşte üzerinde düşünmemiz gereken konu budur.
Çünkü şehirlerin kaderini bazen sahip oldukları bir maden, bazen bir liman, bazen de bir sınır kapısı değiştirir.
Ağrı'nın elindeki en büyük stratejik değerlerden biri hiç şüphesiz Gürbulak'tır.
Fakat biz yıllardır Gürbulak'a yalnızca bir gümrük kapısı olarak baktık.
Oysa gelişmiş ülkeler ve başarılı şehirler sınır kapılarını sadece geçiş noktası olarak değil, ekonomik üretim merkezleri olarak değerlendiriyor.
Bugün yapılması gereken şey çok açıktır:
Gürbulak'ın etrafında bir ekonomik ekosistem oluşturmak.
Lojistik merkezler...
Serbest ticaret bölgeleri...
Antrepolar...
Soğuk hava depoları...
İhracat merkezleri...
Paketleme ve işleme tesisleri...
Uluslararası fuar ve ticaret alanları...
Bunlar hayal değildir.
Doğru planlama ve güçlü bir irade ile gerçekleştirilebilecek somut hedeflerdir.
Özellikle canlı hayvan, tarım ürünleri ve bölgesel ticaret alanlarında Gürbulak'ın ihtisaslaşması, Ağrı'yı sadece bir geçiş güzergâhı olmaktan çıkarıp bir üretim ve ticaret merkezine dönüştürebilir.
Bugün Ağrı'nın gençleri iş arıyor.
Yarın ise Ağrı, iş veren bir şehir olabilir.
Bugün yatırımcı başka şehirlere gidiyor.
Yarın yatırımcıların yöneldiği şehir Ağrı olabilir.
Bunun için elimizde fırsat var.
Coğrafya var.
Kapı var.
Potansiyel var.
Eksik olan şey ortak vizyon ve uzun vadeli planlamadır.
Artık Gürbulak'a sadece bir gümrük kapısı olarak bakmayı bırakmalıyız.
Onu Ağrı'nın kalkınma motoru olarak görmeliyiz.
Çünkü mesele sadece sınırdan geçen yük değildir.
Mesele, o yükün oluşturduğu değerin ne kadarının Ağrı'da kaldığıdır.
Ağrı'nın önünde tarihi bir fırsat duruyor.
Bu fırsatı görmezden gelirsek Gürbulak sadece bir geçiş kapısı olarak kalacaktır.
Ama doğru değerlendirirsek, Gürbulak yalnızca Türkiye'nin değil, bölgenin en önemli ticaret ve lojistik merkezlerinden biri haline gelebilir.
Ve o gün geldiğinde Ağrı'nın hikâyesi değişecektir.
Çünkü bazı şehirler yolların üzerinde bulunur.
Bazı şehirler ise yolları yönetir.
Ağrı'nın hedefi ikinci kategoriye girmek olmalıdır.