Raif Medetoğlu

Bir Sandalye Değil, Sporun Ruhuydu Yaralanan

Raif Medetoğlu

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Bazen yaşanan bir olay, kendisinden çok bıraktığı izlerle hatırlanır.
Dün akşam tamamlanan Kurumlar Arası Futbol Turnuvası da ne yazık ki böyle bir finalle hafızalara kazındı.

Oysa haftalar boyunca sahada ter döken sporcuların mücadelesi konuşulmalıydı. Kurumlar arasında gelişen dostluklar, tribünlerde oluşan birlik ve beraberlik atmosferi, centilmenlik örnekleri ve şampiyonluk sevinci gündemin başköşesinde yer almalıydı. Fakat final gününde yaşanan protokol gerginliği, bütün bu güzelliklerin önüne geçti.

Şeker Fabrikası Müdürü ve eşine ayrılan protokol yerinin başkaları tarafından kullanılması, sonrasında yapılan yeni yer düzenlemesinin kabul görmemesiyle başlayan süreç, itirazlara ve protestolara kadar uzandı. Böylece sporun birleştirici dili, kısa süreli de olsa yerini kırgınlığa bıraktı.

Hiç kuşkusuz burada kimsenin niyetini sorgulamak doğru değildir. Organizasyonu düzenleyenlerin de, protokol hassasiyeti taşıyan kurum yöneticilerinin de kendilerine göre haklı gerekçeleri olabilir. Ancak bazen haklı olmaktan daha kıymetli olan, gönül kırmamaktır.

Çünkü spor; makamların değil, emek veren insanların buluşma noktasıdır. Futbol sahasında forma giyen sporcu ile tribünde alkış tutan vatandaş arasında hiçbir makam farkı yoktur. Orada herkes aynı sevincin, aynı heyecanın ve aynı kardeşliğin parçasıdır.

Protokol, devlet ciddiyetinin bir gereğidir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Fakat sporun yazılı olmayan daha büyük bir protokolü vardır: Centilmenlik, tevazu ve hoşgörü...

Bir koltuk bazen sadece bir koltuk değildir; temsil ettiği makamın saygınlığıdır. Ama o makamın gerçek itibarı, oturulan sandalyeden değil, sergilenen vakardan doğar. Bazen bir adım geri atabilmek, en ön sırada oturmaktan çok daha büyük bir asalettir.

Kurumlar Arası Futbol Turnuvası'nın amacı, kurumları yarıştırırken insanları birbirinden uzaklaştırmak değildir. Aksine farklı kurumlarda görev yapan insanların aynı heyecan etrafında buluşmasını sağlamak, dostluk köprüleri kurmak ve şehir kültürüne katkı sunmaktır.

Bu nedenle yaşanan hadiseyi bir tarafın kazandığı, diğer tarafın kaybettiği bir tartışma olarak görmek doğru olmaz. Asıl kaybeden, o gün sporun ortak sevinci olmuştur. Kazanılması gereken kupa değil, gönüllerdi.

Şimdi yapılması gereken; yaşananları büyütmek değil, ders çıkarmaktır. Gelecek organizasyonlarda protokol planlamalarının daha titizlikle yapılması, iletişimin daha güçlü kurulması ve olası yanlış anlamaların önüne geçilmesi, hem organizasyonun itibarını hem de Ağrı'nın spor kültürünü güçlendirecektir.

Çünkü bu şehir, tartışmalarla değil; ortak aklıyla, nezaketiyle ve birlik ruhuyla büyüyecektir.

Temennimiz odur ki gelecek yıllarda Kurumlar Arası Futbol Turnuvası, protokol tartışmalarıyla değil; fair-play ruhuyla, alkışlanan sporcularıyla ve hafızalarda iz bırakan dostluklarıyla anılsın.

Unutmayalım ki, kupalar vitrinleri süsler; ama tevazu, insanların gönlünde yer eder. Sporun gerçek şampiyonu ise sadece kazanan takım değil, centilmenliği son düdüğe kadar koruyabilenlerdir.

Yazarın Diğer Yazıları