Prof. Dr. M. Salih GEÇİT

Ramazan ayını güzel değerlendirmek

Prof. Dr. M. Salih GEÇİT

RAMAZAN’I GÜZEL DEĞERLENDİRMEK: (Bir Arınma ve Diriliş Çağrısı)

Ramazan, sadece aç kalma ayı değildir; o, bir diriliş mektebi, bir nefis terbiyesi mevsimi ve bir rahmet sağanağıdır. Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:

> “Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki takvaya erersiniz.” (Bakara, 2/183)

Demek ki Ramazan’ın nihai hedefi takvadır; yani Allah’a karşı derin bir sorumluluk bilinci, iç disiplin ve ahlâkî olgunluk.

Peki Ramazan’ı nasıl güzel değerlendirebiliriz?

Sahur ve Seher Bereketi

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

> “Sahur yapınız. Çünkü sahurda bereket vardır.” (Buhârî, Savm 20; Müslim, Sıyâm 45)

İmsak öncesi kalkmak yalnızca bedeni oruca hazırlamak değildir; seher vakti, duaların makbul olduğu, kalplerin inceldiği vakittir. Teheccüd namazı ile geceyi ihya etmek ise Kur’an’ın ifadesiyle “makam-ı mahmud”a giden yolda bir adımdır (bkz. İsrâ, 17/79).

Namazı Huşû ile Eda Etmek

Ramazan, namazın ruhunu yeniden keşfetme zamanıdır. Sabah namazını sünnetiyle birlikte eda etmek, gün boyu beş vakti huşû içinde kılmak… Çünkü müminler ancak “namazlarında huşû sahibidirler” (Mü’minûn, 23/2).

Teravih ve itikâf ise kalbin arınma atölyesidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.):

> “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan’ı ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, İman 37)

buyurarak bu gecelerin kıymetine işaret etmiştir.

Kur’an ile Diriliş

Ramazan, Kur’an ayıdır.

> “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğruyu yanlıştan ayırıcı Kur’an’ın indirildiği aydır.” (Bakara, 2/185)

Her gün bir cüz okumak, mukabelelere katılmak, Kur’an’ın manasını öğrenmek ve hayatımıza taşımak… Asıl hedef, Kur’an’ı sadece okumak değil; yaşamaktır.

Azalarla Oruç Tutmak

Oruç sadece mideyi değil, gözü, dili, kulağı, kalbi ve zihni de kapsamalıdır. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:

> “Nice oruç tutanlar vardır ki oruçtan nasibi sadece açlık ve susuzluktur.” (İbn Mâce, Sıyâm 21)

Gerçek oruç; kötülükten uzak durmak, iffeti korumak, dili yalandan ve gıybetten sakındırmaktır.

Ahlâkı Güzelleştirmek

Ramazan, kötü alışkanlıkları terk etme fırsatıdır. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.):

> “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” (Muvatta, Hüsnü’l-Hulk 8)

buyurmuştur.

Bu ayda öfkeyi yutmak, sabrı kuşanmak, gönül kırmamak en büyük ibadetlerdendir.

İftar Sofraları ve Paylaşmak

İftarda ölçülü olmak sünnettir. Sofralarımızı muhtaçlara, akraba ve dostlara açmak ise rahmeti çoğaltır. Efendimiz (s.a.v.):

> “Kim bir oruçluya iftar verirse onun sevabı kadar sevap alır.” (Tirmizî, Savm 82)

buyurmuştur.

Zekât ve fitrelerimizi titizlikle vermek, malımızı arındırmak demektir. Çünkü Kur’an:

> “Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardır.” (Zâriyât, 51/19)

buyurur.

Ramazan: Bireysel Arınmadan Toplumsal Dirilişe

Ramazan sadece şahsî ibadet ayı değildir. Müslümanların zulümden kurtulması, adalet ve merhametin hâkim olması için gayret etmek de Ramazan ruhunun gereğidir.

> “Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun.” (Nisâ, 4/135)

Takva; sadece bireysel bir hassasiyet değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluktur.

Dua ile Bitirelim

Allah’ım!

Ramazan ayını hakkımızda mübarek eyle.

Bu geçici dünya hayatında Sana güzel bir kul, Resûlullah’a layık bir ümmet ve insanlığa faydalı bir Müslüman olmayı bizlere nasip eyle.

Ahirette Cennet’i ve Cemalullah’ı kazandıracak kâmil bir iman, ihlâs, güzel niyet, ilim, sâlih amel, güzel ahlâk ve takva ile bizleri kuşat.

Bizleri sevdiğin ve razı olduğun kulların arasına ilhak eyle.

Âmîn.

Yazarın Diğer Yazıları