Halil Yılmaz

Devletlü ile Davetlü

Halil Yılmaz

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Osmanlı'da padişahlar devletin kendisiydi. Onlara "Sultan", "Padişah" ve "Devlet-i Aliyye'nin Hünkârı" denirdi.

Sadrazamlar, vezirler, beylerbeyleri, paşalar ve bazı yüksek devlet görevlileri için de saygı ifadesi olarak "devletlü" unvanı kullanılırdı.

Devletlü kelimesi burada "ülke" anlamıyla değil; talih, baht, ikbal, zenginlik, güç ve kudret, makam ve itibar anlamlarında kullanılıyordu.

Bu nedenle devletlü, kelime olarak; "talihi açık, itibarlı, makam sahibi, kudretli ve saygın kişi" anlamını taşırdı.

Bugün kullandığımız "başına devlet kuşu kondu" deyimindeki "devlet" de aynı kökten gelir. Yani talih, büyük kısmet ve baht açıklığı anlamını içerir.

Devletlü saygı unvanının yanında bir de şu unvanlar kullanılırdı:

İnayetlü: İyilik ve yardım sahibi.
Atûfetlü: Merhamet sahibi.
Şevketlü: Güç ve kudret sahibi.

Örneğin:

"Devletlü, inayetlü, atûfetlü, şevketlü Paşa Hazretleri..."

Gelelim konuya...

Devletlü, inayetlü, atûfetlü, şevketlü Paşa Hazretleri ile yine devletlü, inayetlü, atûfetlü, şevketlü Hoca Hazretleri, yekdiğerine dest-i muâvenet uzatıp tebaa-i şâhânenin tenvîr ve irşâdı zımnında bir program tertîb eylemişler.

Tebaa-i mahrûsenin tenvîr ve irşâdı maksadıyla tertîb olunan programa azîmet eyledim.

Kapuda müstahdem bulunan memur efendi yolumu kesip:
— Zât-ı âliniz kimdir? diye suâl buyurdu.

Ben dahi kemâl-i vakar ile:
— "Davetlü"yüm efendim! dedim.

Yazarın Diğer Yazıları