Antik Roma’nın küçük bir şehrinde, misafir bir bilge öğrencilere ders veriyordu.
“Roma hızla değişiyor. Bu değişimi anlayacak akla, ona ayak uyduracak bilgiye ihtiyacınız var…”
Arka sıralardan bir öğrenci bağırdı:
“Bizim büyük bürokratımız var!”
Bilge duraksadı, sonra devam etti:
“Roma’nın bazı kentleri yeni ticaret yolları buldu, limanlarını büyüttü, zenginleşti. Siz de fırsatları görmeli, şehrinizi geliştirmelisiniz…”
Başka bir öğrenci bağırdı:
“Bizim büyük bürokratımız var!”
Bilge daha sert konuştu:
“Tarımınız çökmüş, hayvancılığınız gerilemiş. Tüccarlarınız başka limanlara gidiyor, üretiminiz azalıyor. Artık bir çıkış yolu bulmalısınız…”
Bu kez bütün öğrenciler koro halinde bağırdı:
“Bizim büyük bürokratımız var!”
Bilge dayanamadı:
“Evlatlarım, şehir her geçen gün küçülürken bu büyük bürokratınız ne yapıyor?”
Ön sıralardan biri gururla cevap verdi:
“Hazineye, konsüle, valiye, senatöre, hatta Roma’daki büyüklere bile danışmanlık yapıyor!”
Bilge şaşkınlıkla sordu:
“Öyle mi? Peki, kimdir bu büyük rehber? Liyakati, eğitimi nedir?”
Kısa bir sessizlik oldu.
Orta sıralardan bir öğrenci cevap verdi:
“Liyakati yoktur ama çocuklara rehberlik eğitimi almıştır…”
Bilge gözlerini kapattı.
Bir süre sustu ve usulca mırıldandı:
“Demek şehrinizin sorunlarını çözecek bir aklınız yok… Sadece büyük bir bürokratınız var.”