Kaspersky: Türkiye'de işletmelerin yüzde 58'i siber saldırıyla karşılaştı
Kaspersky'nin 18 ülkede gerçekleştirdiği araştırma, Türkiye'de katılımcıların yüzde 58'inin son bir yılda en az bir siber olay yaşadığını, maddi kayıp bildirenlerin oranının ise yüzde 26'ya ulaştığını ortaya koydu.
Haberin Özeti
- • Kaspersky araştırmasına göre Türkiye'deki işletmelerin yüzde 58'i son bir yılda en az bir siber saldırı veya olayla karşılaştı.
- • Ülkedeki katılımcıların yüzde 26'sı bu siber olaylar sonucunda maddi kayıp yaşarken, saldırganlar finansal ve müşteri verilerini hedef alıyor.
- • Küresel çapta KOBİ'lerin kimlik avı, fidye yazılımı gibi saldırılarla karşılaştığı ve hassas şirket verilerinin çalınma riskinin yüksek olduğu vurgulandı.
Kaspersky, küçük ve orta ölçekli işletmelerin karşı karşıya kaldığı siber güvenlik risklerini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirdiği küresel araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Araştırma, siber saldırıların KOBİ’lerde yalnızca teknik sorunlara değil, maddi kayıplardan veri hırsızlığına kadar işletmelerin faaliyetlerini doğrudan etkileyebilecek sonuçlara yol açabildiğini gösterdi.
Brezilya, Meksika, Kolombiya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Rusya, Hindistan, Endonezya, Malezya, Çin, Tayland, Vietnam, Mısır, Güney Afrika, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin dahil edildiği araştırma, toplam 1800 katılımcıyla gerçekleştirildi. BT ve BT güvenliği alanındaki çalışanların katıldığı araştırmada KOBİ segmentini 616 temsilci oluşturdu.
Elde edilen sonuçlara göre küresel ölçekte katılımcıların yüzde 58’i son bir yıl içerisinde en az bir siber güvenlik olayıyla karşı karşıya kaldığını bildirdi. Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’yı kapsayan META bölgesinde ise bu oran yüzde 82’ye kadar yükseldi.
Araştırmanın Türkiye sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 58’i geçen yıl içerisinde en az bir siber olay yaşadı. Ülkeler bazında bakıldığında oran Mısır’da yüzde 99, Suudi Arabistan’da yüzde 93 ve Güney Afrika’da yüzde 78 olarak ölçüldü.
İşletmelere en fazla zarar veren saldırı türleri arasında kimlik avı girişimleri, yazılım ve web uygulamalarındaki güvenlik açıklarının kötüye kullanılması, kitlesel kötü amaçlı yazılım saldırıları, fidye yazılımları, harici uzaktan erişim yöntemleri ve yapay zekâ kaynaklı güvenlik açıkları sıralandı.
Siber olayların şirketlerde oluşturduğu en önemli sonuçlardan birinin maddi kayıp olduğu görüldü. Dünya genelindeki katılımcıların yüzde 22’si en ciddi siber olayın sonucunda maddi kayıp yaşadığını belirtirken, META bölgesinde bu oran yüzde 26 oldu.
Türkiye’de de maddi kayıp bildirenlerin oranı yüzde 26 olarak kayıtlara geçti. Aynı oran Suudi Arabistan’da yüzde 35, Güney Afrika’da yüzde 16 ve Mısır’da yüzde 15 olarak belirlendi.
Saldırganların hedefinde müşteri ve şirket verileri var
Araştırma, siber saldırganların yalnızca doğrudan para elde etmeye değil, işletmelerin sahip olduğu kritik verileri ele geçirmeye de yoğunlaştığını ortaya koydu.
Katılımcıların verdiği yanıtlara göre finansal kimlik bilgileri ve hukuki belgeler gibi hassas kurum içi bilgiler yüzde 38 ile saldırganların öne çıkan hedefleri arasında yer aldı. Müşterilere ait verilerin hedef alınma oranı yüzde 35, çalışanların kimlik bilgilerinin hedef alınma oranı yüzde 25, şirketlerin iş stratejilerine yönelik saldırıların oranı ise yüzde 23 olarak ölçüldü.
Türkiye sonuçlarında ise müşterilere ve çalışanlara ait kişisel verilerin çalınması yüzde 35 ile saldırganların en sık karşılaşılan motivasyonları arasında ilk sırada yer aldı. Para sızdırmaya yönelik saldırılar ise yüzde 30 ile bunu takip etti.
Siber suçluların şirket içerisindeki hedefleri incelendiğinde teknik birimlerin ön plana çıktığı görüldü. Küresel ölçekte en ciddi saldırıların yüzde 61’i BT departmanlarına, yüzde 46’sı ise BT güvenliği ekiplerine yöneldi.
Türkiye’de de BT departmanları yüzde 61 ile en fazla hedef alınan birimler oldu. BT güvenliği birimleri yüzde 39, araştırma ve geliştirme departmanları ise yüzde 22 oranında hedef alındı.
Küresel sonuçlarda muhasebe ve finans departmanları yüzde 24 ile en fazla hedef alınan üçüncü alan olarak öne çıktı. En ciddi siber güvenlik olaylarında ortalama üç farklı departmanın aynı anda etkilendiği tespit edildi.
KOBİ’lerde müşteri hizmetleri kanalları da saldırıların dikkat çeken giriş noktaları arasında yer aldı. KOBİ’lerin müşteri hizmetleri üzerinden saldırıya uğrama oranı yüzde 21 olurken, bu oran orta ölçekli şirketlerde yüzde 15, büyük işletmelerde ise yüzde 17 olarak ölçüldü.
Türkiye’de şirketler eğitim ve çok faktörlü doğrulamaya yöneldi
Yaşanan güvenlik ihlallerinin ardından şirketlerin insan kaynağı, teknoloji ve iş süreçlerini kapsayan yeni önlemleri devreye almaya başladığı görüldü.
Küresel ölçekte şirketlerin aldığı önlemlerin başında yüzde 24 ile BT güvenliği izleme çözümlerinin kullanılması geldi. Katılımcıların yüzde 23’ü üçüncü taraflara yönelik uyumluluk gerekliliklerini güçlendirmeye ve kimlik bilgisi yönetimi uygulamalarını geliştirmeye yöneldi.
Türkiye’de ise çalışanların siber güvenlik konusunda bilinçlendirilmesi öne çıktı. Katılımcıların yüzde 39’u tüm çalışanlar için zorunlu BT güvenliği eğitimlerini başlattığını veya mevcut eğitimleri güncellediğini bildirdi. Çok faktörlü kimlik doğrulamanın devreye alınması da yüzde 39 ile ilk sıradaki önlemler arasında yer aldı.
Türkiye’de parola politikalarını başlatan veya güncelleyenlerin oranı ise yüzde 35 olarak kaydedildi.
Küresel ölçekte kuruluşların yüzde 22’sinin çalışanların kullandığı tüm cihazlarda güvenlik yazılımlarını devreye almaya ve BT ekiplerinin uzmanlık seviyesini artırmaya yönelik özel eğitimlere yatırım yapmaya odaklandığı belirtildi.
Kaspersky, özellikle KOBİ’lerin olası siber olaylardan kaynaklanabilecek kayıpları azaltabilmesi için düzenli yedeklemeyi işletmelerin günlük operasyonlarının bir parçası haline getirmesini önerdi. Kritik verilerin yedeklenmesinin, acil durumların yanı sıra fidye yazılımı saldırılarının oluşturabileceği risklere karşı da önem taşıdığı vurgulandı.
Markelov: “KOBİ’ler için doğrudan varoluş tehdidine dönüşebilir”
Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı İlya Markelov, siber güvenlik olaylarının küçük ve orta ölçekli şirketler üzerindeki etkisinin büyük şirketlere kıyasla daha ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Kısıtlı insan kaynağı, bütçe ve teknik imkanlarla faaliyet gösteren KOBİ’lerde ciddi bir siber olayın işletmenin faaliyetlerini doğrudan tehdit edebileceğini belirten Markelov, “KOBİ'lerin farklılaşan yoğun tehditler, operasyonel sınırlandırmalar ve ticari büyüme hedefleri karşısında acil olarak ölçeklenebilir ve ihtiyaçlarına özel geliştirilmiş çözümlere ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.
Markelov, şirketin KOBİ segmentine yönelik Kaspersky Next Optimum çözümünün büyüyen işletmelerin esnek ve uzman seviyesinde güvenliğe erişebilmesi amacıyla geliştirildiğini belirterek, özelleştirilebilir güvenlik modülleri aracılığıyla işletmelerin değişen risk ve ihtiyaçlara karşı güvenlik yeteneklerini genişletebildiğini kaydetti.
Kaspersky, GITEX AI Türkiye 2026’da KOBİ’lerle buluşacak
Kaspersky, araştırmadan elde edilen sonuçları ve KOBİ’lerin karşı karşıya kaldığı siber güvenlik sorunlarına yönelik değerlendirmelerini 9-10 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek GITEX AI Türkiye 2026 kapsamında da paylaşacak.
Şirket, etkinliğe Türkiye pazarındaki iş ortağı Redington Türkiye ile katılacak. Etkinlik süresince Kaspersky uzmanlarının müşteriler ve iş ortaklarıyla bilgi güvenliğinde karşılaşılan temel sorunlar, yeni siber tehdit eğilimleri ve güncel güvenlik teknolojileri üzerine görüş alışverişinde bulunacağı belirtildi.
Ziyaretçiler de işletmelerinin mevcut siber güvenlik önceliklerini değerlendirme ve kullanılabilecek güvenlik çözümleri hakkında bilgi edinme imkânı bulacak.
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, dijitalleşmenin hızlandığı iş dünyasında KOBİ’lerin de siber saldırganların önemli hedeflerinden biri haline geldiğini gösterirken, özellikle çalışan eğitimi, güçlü kimlik doğrulama, güncel güvenlik çözümleri ve düzenli veri yedekleme uygulamalarının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Bakmadan Geçme