Ahmet Genç

Kars yaptı, peki Ağrı neden İran'a uçamıyor?

Ahmet Genç

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Kars, yıllardır konuşulanı yaptı.

Bakü ile doğrudan uçak seferlerini başlattı.

Belki haftada birkaç gün yapılacak bir uçuş gibi görünebilir. Ama aslında bu adım, bir uçak seferinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Çünkü şehirler artık sadece yollarla değil, vizyonla birbirine bağlanıyor.

Peki şimdi aynı soruyu Ağrı adına sormanın zamanı gelmedi mi?

Türkiye'nin İran'a açılan en büyük sınır kapısı Gürbulak Ağrı'da.

Her gün yüzlerce tır bu kapıdan geçiyor.

Binlerce yolcu bu yolu kullanıyor.

İran ile Türkiye arasındaki ticaretin önemli bir bölümü Ağrı üzerinden gerçekleşiyor.

Ama iş hava ulaşımına gelince...

Sessizlik...

Oysa İran'ın Tebriz'i de var, Urumiye'si de...

Üstelik bu şehirler, Ağrı'ya İstanbul'dan daha yakın.

Bugün Tebriz ile Doğubayazıt arasındaki ticaret, turizm ve insan hareketliliği göz önüne alındığında, karşılıklı uçak seferleri hayal değil; doğru planlandığında gerçekçi bir hedef.

 

Yıllardır aynı cümleyi duyuyoruz:

"Ağrı çok stratejik bir şehir."

Peki bu stratejik konumun bize ekonomik karşılığı ne oldu?

Sadece üzerinden geçilen bir şehir olmak, stratejik olmak değildir.

Stratejik şehir; üreten, yön veren, yatırım çeken ve ulaşım ağının merkezine dönüşen şehirdir.

Gürbulak gibi bir değere sahip olup bunu sadece kara yolu ile sınırlamak, elimizdeki en büyük kozu eksik kullanmaktır.

 

İranlı turistler bugün Van'a gidiyor.

Trabzon'a gidiyor.

Karadeniz yaylalarını geziyor.

Peki neden Doğubayazıt'a daha fazla gelmesinler?

Neden Ağrı Dağı'nı görmeye, İshak Paşa Sarayı'nı gezmeye doğrudan uçakla ulaşamasınlar?

Neden sağlık turizmi, alışveriş turizmi ve kültür turizmi Ağrı'da büyümesin?

 

Bu mesele yalnızca hava yolu değildir.

Bu mesele vizyondur.

Bir şehir geleceğini nasıl hayal ediyor?

Kendini sadece bir sınır ili olarak mı görüyor?

Yoksa Türkiye ile İran arasında ekonomik ve lojistik bir merkez olmayı mı hedefliyor?

İşte bütün mesele burada başlıyor.

 

Ahmed-i Hani Uluslararası Havalimanı var.

Uluslararası öneme sahip Gürbulak Sınır Kapısı var.

Ağrı Dağı var.

İshak Paşa Sarayı var.

Her yıl binlerce yabancı turist var.

İran pazarı var.

Coğrafi avantaj var.

Alışveriş merkezimiz yapılıyor. 

Belki de Ağrı İranlılar için bir geçiş rotası olabilir. 

Peki eksik olan ne?

Belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, bütün bu değerleri ortak bir hedef etrafında buluşturacak güçlü bir irade ve cesur bir vizyondur.

 

Elbette böyle bir proje bugün karar verilip yarın başlayacak kadar kolay değil.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Dışişleri Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, havayolu şirketleri ve İranlı yetkililerle yürütülecek teknik ve diplomatik süreçler gerekiyor.

Ancak hiçbir büyük proje, konuşulmadan ve gündeme taşınmadan hayata geçmedi.

Birileri bu fikri dillendirecek.

Birileri fizibilite hazırlayacak.

Birileri kapıları çalacak.

Birileri "Neden olmasın?" diyecek.

 

Bugün Kars'ın konuşulduğu gibi yarın da Ağrı konuşulabilir.

Yeter ki şehir, sahip olduğu potansiyelin farkına varsın.

Çünkü bazen bir uçak seferi sadece yolcu taşımaz...

Bir şehrin ekonomisini taşır.

Turizmini taşır.

İhracatını taşır.

Umutlarını taşır.

Ve belki de en önemlisi...

Bir şehrin geleceğini kanatlandırır.

Tren olmadı bari uçağın peşine düşelim.

Yazarın Diğer Yazıları