Veysel Çağlar

TAZİYE YEMEĞİNİN MASRAFI CAN ALDI

Veysel Çağlar

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Bundan iki yıl önce, taziye yemeklerinin değişmesi gerektiği hususunda Ağrı’nın birçok kesiminde, birçok kişiyle görüşmeler yapıldı, istişare toplantıları tertip edildi. Memleketin ekonomik durumu, sosyolojik ve demografik yapısı göz önünde bulundurularak ciddi mesai harcandı.

Şehrin merkezi, köyleri ve bütün ilçelerindeki taziye yemeklerinin usul ve esasları incelendi, gerekli istişareler yapıldı. Bu anlamda, yemeklerin tamamıyla kaldırılmasının mümkün olmadığına, ancak yemek menüsünün değiştirilmesi gerektiğine kanaat getirildi. Belli bir kesim tarafından bu düşünceye teveccüh gösterildi ve gereği yapıldı. Fakat toplumun geneli bu konuda memnun olsa da gerekli adımları atamadı. “Atmadı değil, atamadı.”

Ağrı’nın bütün mahalle muhtarlarıyla; bazı akademisyenler, aşiret liderleri, kanaat önderleri, STK temsilcileri ve daha birçok kesimden insanla görüşmeler yapıldı. Yüzden fazla kişiyle çok sayıda istişare toplantısı gerçekleştirildi. İl Müftülüğü, konuyla ilgili İslami, insani ve vicdani açıklamalar yaptı. İşin fetva boyutu tek tek açıklandı. En sonunda nihai bir karar alındı ve bir manifesto yayımlandı.

Özüne bakıldığında, bu değişim herkesin yararına olacaktı. Tabii, yalnızca bakmakla olmuyor. Hayreti, gayreti ve gafleti birbirinden ayırmak gerekiyor. Memleketteki herkes birbirini tanıyınca işi fırsata çevirmek zorlaşıyor. Kıyaslamalar başlıyor, nefisler devleşiyor. Namıma zeval gelmesin diye çoğu zaman hakikate haksızlık ediliyor. Kavurma kompleksi yüzünden, farkında olmadan inancın önüne geçiliyor.

Güzel gelişmeler de oldu. Bazı mahallelerde ve köylerde yemek tamamen kaldırılırken bazı yerlerde menünün değiştirilmesine karar verildi. Zor oldu ama güzel oldu. Fakat toplumun büyük bir kesimi, buna niyet etse de bu değişimi gerçekleştiremedi.

Taziye yemeği masraflarını karşılamakta zorlanan bazı insanlar maalesef faizle kredi çekti. Kimisi borçlandı ve aylarca sıkıntı çekti. Borçlarını ödemek için günlerce inşaatlarda çalışanlar oldu. Kimisi bu yükün altına nasıl katlandı, bilinmez; üstelik aynı uygulama hâlâ devam ediyor. Allah muhafaza, sırf taziye yemeğinin parasını ödeyemediği için bir insanın canına kıydığına dair haberler çıkarsa bu işin vebali, makul şartlarda değişikliğe gidilmesine razı olmayanların boynunda olacaktır.

Birileri bolca kavurma yesin diye bir memleket sıkıntıya düşmemeli. Her yerde şartlar aynı değil. En nihayetinde bu uygulama toplumun her kesimini etkiliyor. Bu etkinin yönünü değiştirmek ve onu müspet bir hâle getirmek daha doğru olacaktır.

Mesela o kavurma paralarıyla birçok köyde çeşmeler yapılabilir. Mezarlıklar tertemiz hâle getirilebilir. Camiler, medreseler, okullar, spor alanları gibi toplumun yararına olan birçok iş gerçekleştirilebilir. Bolca ağaç dikilebilir. Hani Efendimiz (s.a.v.), “Kıyamet kopuyor olsa bile elinizde bir fidan varsa ve onu dikmeye gücünüz yetiyorsa hemen dikiniz.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 191, 183) diye buyurmuş ya, işte size bir fırsat!

Taziye evleri yapılabilir. Özellikle kadınlar için özel, temiz ve nezih mekânlar oluşturulabilir. Evsizlere ev yapılabilir, kimsesizlere sahip çıkılabilir. Hastası olanlara, başta SMA hastaları olmak üzere, destek olunabilir. Yani çok şey yapılabilir; çok güzel hayırlara vesile olunabilir. Yeter ki kavurma kompleksi olmasın.

Gençlerin aşırı masraflar nedeniyle evlenemediği bir dönemde, üstelik et fiyatlarının tavan yaptığı bir süreçte, ısrarla kavurmalı taziyede diretmek inanılır gibi değil. Acaba et yenince acı mı diniyor? Yoksa başta et olmak üzere taziye yemekleri birilerine fırsat mı doğuruyor?

Çocuğunun okul masraflarını karşılayamayan, onu okula parasız gönderen bir baba, sırf şanına laf gelmesin diye taziyede kavurma kompleksine yakalanabiliyor. Komşusunun çaresizliğine ses olmaz ama kavurmaya tuz olur.

Hani Efendimiz (s.a.v.), “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” (el-Mu’cemü’l-Kebîr ve el-Mu’cemü’l-Evsat) diye buyurmuştu. Gerçekçi olmak zorundayız.

Dünya, nüfus bakımından sancılı bir sürece girdi. Manevi buhranlar, toplumları sarsarak değerleri aşındırıyor. Dijital dünya ve seküler zihniyet, acayip bir tefrika zinciri oluşturdu. Yapay zekâ, insanlar arasındaki sınıf farkının makasını iyice açtı. Dünya çok kısa sürede çok hızlı değişti ve değişmeye devam ediyor. 

Maalesef bizim kavurma kompleksimiz bir türlü değişmiyor.

Yazarın Diğer Yazıları