Hayal Kurmak Başka, Hayal Satmak Başkadır
Raif Medetoğlu
Son günlerde şehir adına ortaya koyduğumuz vizyon projeleri üzerinden yapılan bazı yorum ve ironik yazıları dikkatle okudum.
Öncelikle şunu ifade edeyim:
Biz hiçbir zaman "yarın sabah Ağrı'da çip fabrikası kurulacak" demedik.
Biz hiçbir zaman "fizibilitesiz yatırım yapılsın" da demedik.
Bizim söylediğimiz çok daha farklı bir şeydir:
Bir şehrin önce hedefi olur, sonra planı yapılır, ardından yatırımcısı bulunur.
Bugün dünyanın gelişmiş şehirlerine baktığınızda hiçbiri bulunduğu noktaya tesadüfen gelmedi.
Önce büyük düşündüler...
Sonra ortak akıl oluşturdular...
Ardından bilim insanları, yatırımcılar, kamu kurumları ve özel sektör aynı masaya oturdu.
Bizim yapmak istediğimiz de tam olarak budur.
Eleştiri yapan dostlarımız sürekli fizibiliteden söz ediyor.
Haklılar...
Ama fizibilite; fikirden sonra gelir.
Proje fikri olmadan fizibilite hazırlanmaz.
Hayal kurmadan mühendis hesap yapmaz.
Vizyon ortaya konmadan yatırımcı masaya oturmaz.
Bizim yaptığımız; şehrin önüne bir vizyon koymaktır.
Elbette her proje aynı anda yapılmayacaktır.
Elbette bazıları on yıl sonra gerçekleşecektir.
Belki bazıları hiç gerçekleşmeyecektir.
Ama şunu unutmayalım:
Hiç hedef koymayan şehirlerin gerçekleşen büyük projeleri de olmaz.
Bugün bize "çok büyük düşünüyorsunuz" diyenler, yarın gerçekleşen her yatırımın önünde fotoğraf çektirecektir.
Biz bunu yıllardır görüyoruz.
Çünkü vizyon sahibi insanların görevi sadece bugünü anlatmak değildir.
Yirmi yıl sonrasını konuşmaktır.
Biz Ağrı'nın kaderinin sadece hayvancılık ve tarımla sınırlı olmadığına inanıyoruz.
Elbette tarım olacak.
Elbette hayvancılık gelişecek.
Ama bunun yanında turizm, lojistik, enerji, teknoloji, eğitim ve sağlık da konuşulacak.
Bir şehir aynı anda birçok alanda hedef koyabilir.
Önemli olan bunları bilimsel verilerle, aşama aşama ve doğru planlamayla hayata geçirmektir.
Biz kimseye masal anlatmıyoruz.
Biz, çocuklarımızın yaşayacağı Ağrı'yı konuşuyoruz.
Eleştiri elbette olacaktır.
Hatta olmalıdır.
Ancak eleştiri; umut kırmak için değil, projeleri geliştirmek için yapılmalıdır.
Çünkü mesele kimin haklı olduğu değil...
Mesele Ağrı'nın kazanmasıdır.
Biz konuşmaya, üretmeye ve hayal kurmaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki;
Büyük şehirler, önce büyük hayaller kuran insanların omuzlarında yükselir.