15 Nisan Bir Şehrin Yeniden Doğuşunun Hikayesidir
Raif Medetoğlu
Tarih, sadece geçmişte yaşanan olayların kronolojik bir sıralaması değildir. Tarih; bir milletin hafızası, bir şehrin karakteri ve bir toplumun onurudur. İşte 15 Nisan, Ağrı için tam da böyle bir anlam taşır. Bu tarih, sadece bir kurtuluş günü değil; aynı zamanda bir dirilişin, bir sabrın ve bir milletin hürriyet iradesinin sembolüdür.
Bir asırdan biraz daha önce bu topraklar büyük acılara sahne oldu. İşgalin gölgesi, yalnızca şehirlerin sokaklarını değil; insanların kalplerini de karartmaya çalıştı. Evler yakıldı, ocaklar söndü, nice aileler yurtlarından koparıldı. Ancak tarih bize şunu defalarca göstermiştir: Bir milletin inancını ve hürriyet arzusunu hiçbir işgal ordusu uzun süre esir alamaz.
Ağrı halkı da o zor günlerde yalnızca topraklarını değil, onurunu ve geleceğini savundu. İmkânsızlıkların içinde, büyük bir azim ve imanla verilen mücadele, nihayetinde 15 Nisan günü bu şehri yeniden özgürlüğüne kavuşturdu. Bu tarih, Ağrı’nın kaderinin yeniden yazıldığı gündür.
Bugün bizlere düşen görev, o günlerin hatırasını yalnızca törenlerle anmak değildir. Asıl vazife; o fedakârlık ruhunu anlamak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Çünkü bir şehir, geçmişini unutursa yönünü de kaybeder.
Kurtuluş günleri aynı zamanda bir muhasebe günüdür. Bizlere şu soruyu sordurur;
Ecdadın büyük bedeller ödeyerek emanet ettiği bu şehir için bugün biz ne yapıyoruz?
Ağrı, sadece acıların değil aynı zamanda büyük bir potansiyelin şehridir. Bu şehir; tarihî mirasıyla, kültürüyle, insanının samimiyetiyle ve sahip olduğu doğal zenginliklerle geleceğe umut taşıyan bir yerdir. Eğer bugün birlik ve ortak akıl etrafında buluşabilirsek, Ağrı’nın kaderini değiştirecek yeni bir hikâye yazmak mümkündür.
Çünkü şehirleri büyüten sadece binalar değildir; şehirleri büyüten fikirlerdir, ideal sahibi insanlardır, memleketine karşı sorumluluk hisseden yüreklerdir.
15 Nisan bize şunu hatırlatır:
Bir şehir ancak sahip çıkan evlatları kadar güçlüdür.
Bu vesileyle, Ağrı’nın kurtuluşu uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Onların bıraktığı emanet sadece bir toprak parçası değil; aynı zamanda haysiyet, birlik ve gelecek idealidir.
Dua ve temennimiz odur ki;
Ağrı’nın geçmişte yazdığı direniş destanı, gelecekte yazacağı kalkınma ve medeniyet hikâyesine ilham olsun.
15 Nisan Ağrı’nın kurtuluşu kutlu olsun.