Prof. Dr. Faruk Kaya

Potansiyel ile Performans Arasında: Ağrı İli İçin Bir Uyarı

Prof. Dr. Faruk Kaya

Forbes dergisinin Türkiye’nin en yaşanabilir illerine ilişkin yayımladığı son araştırmada Ağrı ilinin 76. sırada, yani sondan 6. sırada yer alması üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken bir sonuçtur. Finans, endüstri, yatırım ortamı, üretim kapasitesi ve ekonomik hareketlilik gibi kriterlere dayalı bu tür endeksler, illerin mevcut performansını ölçer. Bu nedenle ortaya çıkan tabloyu duygusal tepkilerle değil, bilimsel bir perspektifle değerlendirmek gerekir.

Öncelikle şu gerçeği teslim edelim: Bu sıralama Ağrı ilinin potansiyelini değil, mevcut sosyo-ekonomik performansını yansıtmaktadır. Sorun potansiyel eksikliği değil; potansiyelin yeterince organize, planlı ve sürdürülebilir biçimde değerlendirilememesidir.

Ağrı ili; inanç ve kültür turizmi bakımından güçlü bir zemine sahiptir. Ağrı Dağı ve İshak Paşa Sarayı gibi ulusal ve uluslararası bilinirliği olan değerler, doğru altyapı ve tanıtım stratejileriyle önemli bir ekonomik girdiye dönüşebilir. Hayvancılık ve tarım açısından geniş mera alanları ve üretim kültürü mevcuttur. Uzun kış mevsimi, uygun yatırımlarla kış turizmine dönüştürülebilecek bir avantajdır. Sağlık turizmi ve termal kaynak potansiyeli dikkate değerdir. Sınır ticareti açısından sahip olunan jeostratejik konum ise ayrı bir ekonomik fırsat alanıdır.

Ancak bu alanların hiçbirinde istenilen ölçekte bir sıçrama gerçekleştirilememiştir. Sanayi altyapısının zayıflığı, özel sektör yatırımlarının sınırlılığı, katma değerli üretim eksikliği ve beşerî sermayenin göç yoluyla kaybı, ilin endekslerde alt sıralarda yer almasının temel nedenleridir.

Burada asıl tehlike sıralamanın kendisi değil, bu tür uyarıların dikkate alınmamasıdır. Zaten Türkiye’de en fazla göç veren iller arasında bulunan, kırsal nüfusu sürekli azalan Ağrı ilinde gerekli yapısal tedbirler alınmazsa; nüfus kaybı, ekonomik daralma ve sosyal çözülme süreci hızlanacaktır. Bu durum yalnızca ekonomik değil, demografik ve toplumsal bir risk alanı oluşturmaktadır.

Ancak bütün bu tabloya rağmen umut için somut gerekçeler vardır. Genç nüfus oranı hâlâ yüksektir. Doğal ve kültürel miras güçlüdür. Tarım ve hayvancılık altyapısı tamamen ortadan kalkmış değildir. Stratejik konum önemli bir avantajdır.

Bu sıralama bir kader değildir; bir ikazdır. Eğer bu ikaz doğru okunur ve uzun vadeli, bütüncül bir kalkınma vizyonu ortaya konulursa, Ağrı ili yalnızca algı düzeyinde değil, göstergeler bakımından da yukarı yönlü bir değişim yaşayabilir. Aksi halde göç veren, küçülen ve her yıl biraz daha kan kaybeden bir il gerçeğiyle yüzleşmeye devam ederiz.

Tercih, bugünden alınacak kararlardadır.

Yazarın Diğer Yazıları