Şans perisi, çocuklarıyla birlikte gezintiye çıktı.
Bir evin çatısında korkudan titreyen bir fareyle karşılaştılar. Çocuk periler, merakla annelerine sordular:
“Anne, bu fare niye titriyor?”
“Kedilerin korkusundan...”
“Anne, buna bir şans ver de kedi olsun. Belki korkudan titremekten kurtulur.”
Şans perisi, çocuklarını kıramadı. Dudaklarından dökülen birkaç sihirli kelimeyle fareyi kediye çevirdi.
Aradan aylar geçti. Şans perisi, çocuklarıyla birlikte yine bir evin önünden geçerken, balkonda korkudan titreyen bir kedi gördüler.
“Anne, şans verip kediye çevirdiğin fare değil mi bu?”
“Evet.”
“Peki, bu sefer niye titriyor?”
“Köpeklerin korkusundan...”
“Anne, buna bir şans ver de köpek olsun. Belki korkudan titremekten kurtulur.”
Şans perisinin dudaklarından sihirli kelimeler bir kez daha döküldü. Kedi, bir anda iriyarı bir köpeğe dönüştü.
Aylar sonra yolları yine kesişti. Bu kez, bir evin bahçesinde korkudan titreyen iriyarı bir köpek vardı.
Çocuklar heyecanla sordular:
“Anne, fareyken kediye, kediyken köpeğe dönüştürdüğümüz o değil mi?”
“Evet.”
“Hâlâ titriyor. Bu sefer neden korkuyor?”
“Bu kez de kurttan korkuyor.” “Anne, ne olursun buna bir şans daha ver de kurt olsun. Belki korkudan kurtulur.”
Aslında çocuklarına ders vermek isteyen şans perisi, sihirli kelimeleri bir kez daha söyledi. Köpek, bir anda kurda dönüştü.
Epey zaman sonra peri ailesi, aynı kurtla bir ormanda yeniden karşılaştı.
Kurt da korkudan tir tir titriyordu. Çocuk periler, şaşkın bakışlarla annelerine döndüler.
Şans perisi, onların konuşmasını beklemeden birkaç sihirli kelime söyledi ve kurdu aslına, yani fareye çevirdi.
“Korkak bir yürek taşıyanı hiçbir beden ayakta tutamaz. İyisi mi fare olarak yaşamaya devam etsin...” dedi.
Daha önce şans verdiklerinizin değişmediğini görürseniz, bu hikâyeyi hatırlayın.
Verdiğiniz şansı geri alın ve bırakın, kendilerine yakışan yerde yaşasınlar.
Çünkü bazı insanları durduran kilitler, kendi yüreklerindedir.
Şans, her yüreğin kilidini açmaz.