Halil Yılmaz

İkinci Sınıf Beyinler

Halil Yılmaz

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

2004 yılının sonbaharıydı. 
Şeker pancarı alım kampanyasında sona gelinmişti.

Pancar kotasına göre dağıtılan yaş küspe artmış, çiftçiye “beyaz fiş” ile ek küspe dağıtılıyordu.

Hakkım olan yaş küspe fişini almak için ilk gün sırada beklediğim hâlde bana sıra gelmedi.

Yaş küspe dağıtımında aşiret ciddi bir nüfuz ve rüşvet düzeni kurmuştu.

İkinci gün öğleye kadar bekledim.
Benim rüşvet vereceğim ve sıranın da bana geleceği yoktu. 
Çıkıp valiliğin yolunu tuttum.

Şeker fabrikasından sorumlu Vali Yardımcısının sekreterliğine gittim.

O tarihlerde çiftçiler de elini kolunu sallayıp Vali Yardımcılarının sekreterliğine kolayca ulaşabiliyordu.

Durumu sekretere anlattım; makama girip çıkması bir oldu. Vali Yardımcısı, şimdikiler gibi GBT’me baktırmadan beni kabul etti. (GBT meselesine başka bir makalede değineceğim.)

Yaşadığım durumu anlattım. Bana kâğıt kalem verdi ve “Şikâyetini yazılı hâle getir.” dedi.

Ben dilekçeyi yazarken Vali Yardımcısı, fabrika müdürünü aratıp ilgilenmesini istedi ve dilekçemi havale etti.

Fabrika müdürünün sekretaryasına gittim. Dilekçem içeriye götürülürken gözüme duvara asılı bir yazı ilişti.

Hâlâ unutmuş değilim:
 

“İkinci sınıf beyinler tenkit eder, birinci sınıf beyinler çözüm üretir...”

İdari Bilimler Fakültesi mezunuydum.
Ama çiftçi olarak fabrika müdürünün huzuruna girdim.

Müdür, oturmama izin vermeden beni azarlamaya başladı.

Sözlü tartışmanın altında kalınca, 
 

“Çok biliyorsan gel koltuğuma sen otur, ben tarlaya ineyim...” dedi.

“Koltuk zaten çiftçilerin, ayrıca tarlaya inilmez, çıkılır...” dedim ve ekledim:
 

“Sekreteryada bulunan ‘İkinci sınıf beyinler tenkit eder, birinci sınıf beyinler çözüm üretir...’ yazısını kaldırın, yaş küspe de istemiyorum.”

Önceden hazırlanan ek küspe fişimi aldım ve çıktım.

Yaptığımız tartışmayı, “Müdür Bey” şiiriyle o tarihte dile getirdim.

“Adam bilip çare dilemek hata, 
Diken olup pancar gözüne bata...” dedim.

Şiiri yarın paylaşayım.

Yazarın Diğer Yazıları