Halil Yılmaz

Acı Söz

Halil Yılmaz

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Avcının biri ava çıkmış. Aniden bastıran tipi ve dondurucu soğuk yüzünden yolunu kaybetmiş. Akşamın karanlığında, sığındığı mağaranın derinliklerinde iri bir karaltıyla karşılaşmış.

Avcı silahını karaltıya doğrultmuş, basmış tetiğe… Tetik çalışmış ama silah patlamamış. Avcı olduğu yere yığılıvermiş.

Kendine geldiğinde, karaltının başucunda beklediğini görmüş.


“Korkma!” demiş avcıya, kış uykusu yarıda kesilen ayı. “Yerim sıcak, misafirim ol. Sabah çıkıp gidersin.”

Gerçekten de ayının ini sıcakmış. Avcıyı aziz bir misafir gibi ağırlamış.

Sabaha doğru önce büyük bir gürültü kopmuş, ardından mağarayı toz duman kaplamış. Avcı, ayıyla birlikte hızla kapıya koşmuş.

Ama üstlerden kopan çığ, mağarayı metrelerce karın ve taşın altında bırakmış.

“İşte şimdi öldüm!” diye söylenmiş avcı. “Yaza kadar erimez bu karlar. Açlıktan ölürüm…”

“Telaşlanma,” demiş ayı. “Benim erzakım bana da yeter, sana da.”

Uzun bir zaman sonra avcı, çok acıktığını söyleyip erzakı çıkarmasını istemiş.

Ayı sağ ayağını avcıya doğru uzatmış, sol ayağını da ağzına götürmüş:


“Kışlık erzakım ayaklarımın altında. Sağı sen yala, solu ben…”

Avcı ilkin kabullenmemiş. Lakin başka çaresi de yokmuş. Midesi ağzında, başlamış ayının ayak tabanını yalamaya.

Aylarca böyle sürüp gitmiş. Avcıyı hayata bağlayan, açlıktan ölmekten kurtaran da bu olmuş.

Nihayet bahar gelmiş, karlar erimiş. Mağaranın kapısı, birkaç günlük ortak çalışmanın ardından aydınlık dünyaya açılmış.

Ayı, avcıya dönmüş:


“Birkaç ay boyunca bana misafir oldun. Varsa hakkım sana helal olsun. Hatam, kusurum, yanlışım olmuşsa sen de affet ve hakkını helal et...” demiş.

Avcı, çiğ süt emmiş insanoğlu ya:


“Hatan, yanlışın olmadı. Yalnız ayağın kokuyordu. Her yalamada midem ağzıma geliyordu…” demiş.

Ayının yüzü bir anda değişmiş. Avcının sırtından aldığı hançeri, onun eline tutuşturmuş:


“Yüreğime sapla bu hançeri. Yoksa bu söz öldürür beni…” demiş.

Avcı, yaptığı hatayı anlamış anlamasına da dilediği onlarca özür işe yaramamış. Yaşlı gözlerle hançeri ayının yüreğine saplamış ve köyüne doğru uzaklaşmış.

Aradan yıllar geçmiş.
Bir ekin tarlasında karşılaşmış eski dostlar. Avcı mahcup bir şekilde ayının hâlini hatırını sormuş.

Ayı, sitemli gözlerle bakmış avcının yüzüne:


“Hançerin izi bile kalmadı,” demiş. “Lakin sözünün acısı hâlâ yüreğimde…”

Yazarın Diğer Yazıları