• Haberler
  • Sağlık
  • Günlük hayattaki küçük değişiklikler kalp hastalığının habercisi olabilir

Günlük hayattaki küçük değişiklikler kalp hastalığının habercisi olabilir

Merdiven çıkarken çabuk yorulma, efor kapasitesinde azalma, kısa süreli çarpıntı ve nefes darlığı gibi belirtiler kalp ve damar hastalıklarının erken işaretleri arasında yer alabiliyor.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Merdiven çıkarken çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı ve efor kapasitesindeki azalma kalp hastalığının erken işaretleri olabilir.
  • Yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol, sigara kullanımı, fazla kilo ve ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü riski artırıyor.
  • Ani göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma veya soğuk terleme görülmesi halinde acil tıbbi değerlendirme gerekiyor.

Kalp hastalıkları her zaman şiddetli göğüs ağrısı veya belirgin nefes darlığıyla ortaya çıkmıyor. Bazı kişilerde kalp ve damar sorunları uzun süre sessiz ilerlerken, günlük yaşamda görülen küçük değişiklikler hastalığın ilk işaretlerini oluşturabiliyor.

Merdivenleri eskisine göre daha yavaş çıkmak, kısa yürüyüşlerde daha çabuk yorulmak, asansörü daha sık kullanmaya başlamak veya yorucu işlerden kaçınmak çoğu zaman yaşa, strese ya da yoğun çalışma temposuna bağlanabiliyor. Ancak bu değişikliklerin tekrarlaması ve giderek belirginleşmesi halinde kalp sağlığının değerlendirilmesi önem taşıyor.

Memorial Bahçelievler Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Burak Onan, halk arasında “gizli kalp hastalığı” olarak bilinen durumun tek bir hastalığı tanımlamadığını, belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyen veya küçük belirtileri fark edilmediği için geç tanı alan kalp ve damar hastalıklarını kapsadığını belirtti.

Belirti olmaması kalbin sağlıklı olduğu anlamına gelmiyor

Kalbi besleyen damarlardaki daralmalar, bazı kalp kapağı hastalıkları, ritim bozuklukları ve kalpten çıkan ana damardaki genişlemeler uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor.

Prof. Dr. Burak Onan, bazı kalp hastalıklarının rutin muayene sırasında duyulan olağan dışı bir kalp sesiyle, tansiyon kontrolünde, ameliyat öncesi değerlendirmelerde veya başka bir nedenle yapılan görüntüleme tetkiklerinde tesadüfen saptanabildiğini ifade etti.

Bu nedenle kişinin kendisini iyi hissetmesinin veya belirgin bir şikâyet yaşamamasının kalp ve damarlarında herhangi bir sorun bulunmadığı anlamına gelmediğini vurguladı.

Daha önce rahatlıkla yapılan bir yürüyüşte çabuk yorulmak, merdiven çıkarken kısa süreli nefes darlığı yaşamak, göğüste baskı veya huzursuzluk hissetmek, zaman zaman ortaya çıkan çarpıntılar, baş dönmesi ve efor kapasitesindeki azalma dikkate alınması gereken belirtiler arasında bulunuyor.

Prof. Dr. Burak Onan, önemli olanın tek seferlik bir yorgunluk değil, kişinin kendi günlük yaşam düzenine göre ortaya çıkan kalıcı değişiklikler olduğunu belirtti. Aynı mesafeyi yürümekte zorlanmak, günlük işleri daha sık mola vererek yapmak veya daha önce rahatlıkla yapılan hareketlerden kaçınmaya başlamak vücudun verdiği bir uyarı olabiliyor.

Bu belirtiler her zaman kalp hastalığına işaret etmese de sık tekrarlamaları veya şiddetlerinin artması halinde hekim değerlendirmesinin geciktirilmemesi gerekiyor.

Her kalp hastalığı aynı belirtiyi vermiyor

Kalbi besleyen damarlardaki daralmalar bazı kişilerde göğüs ağrısı yerine yalnızca efor sırasında çabuk yorulmayla kendini gösterebiliyor. Kalp kapağı hastalıkları nefes darlığı ve günlük hareketlerde yavaşlamaya yol açarken, ritim bozuklukları aralıklı çarpıntılarla ortaya çıkabiliyor.

Kalpten çıkan ana damardaki genişlemeler ise çoğu zaman herhangi bir belirti oluşturmadan, başka nedenlerle yapılan görüntülemeler sırasında fark edilebiliyor. Bu nedenle kalp hastalıklarını düşündüren tek ve değişmez bir belirtiden söz etmek mümkün olmuyor.

Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunanlar, yüksek tansiyon, diyabet veya yüksek kolesterol sorunu yaşayanlar, sigara kullananlar ve hareketsiz yaşam sürenler kalp ve damar hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıyor.

Fazla kilo, ilerleyen yaş ve uzun süredir kontrol altında tutulmayan kronik hastalıklar da riski artırabiliyor. Daha önce stent takılan, kalp ameliyatı geçiren veya kalp kapağı hastalığı tanısı alan kişilerin kendilerini iyi hissetseler bile kontrollerini aksatmaması gerekiyor.

Prof. Dr. Burak Onan, bazı kalp hastalıklarında tedavi zamanının yalnızca şikâyetlere göre değil, kalbin yapısında ve çalışma düzeninde meydana gelen değişikliklere göre belirlendiğini kaydetti.

Kalp kontrolleri kişiye göre belirlenmeli

Kalp sağlığı değerlendirmesinin herkese aynı tetkiklerin uygulandığı standart bir paket şeklinde düşünülmemesi gerekiyor. Kontroller; yaş, mevcut şikâyetler, aile öyküsü ve kişisel risk faktörleri dikkate alınarak planlanıyor.

İlk aşamada muayene, tansiyon ölçümü ve kan tahlilleri yol gösterici olabiliyor. Gerektiğinde EKG ile kalp ritmi, ekokardiyografi ile kalbin yapısı ve kapakları inceleniyor. Bulgulara göre efor testi, ritim holteri veya ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulabiliyor.

Prof. Dr. Burak Onan, asıl amacın kişiye gerekli olan incelemeleri doğru zamanda yapmak, gereksiz tetkiklerden kaçınmak ve önemli bulguların gözden kaçmasını önlemek olduğunu ifade etti.

Yeni başlayan veya giderek artan nefes darlığı, efor sırasında ortaya çıkan göğüs rahatsızlığı, çarpıntı, bayılma ve ayaklarda şişlik görülmesi halinde kalp kontrolünün ertelenmemesi gerekiyor.

Ani ve şiddetli göğüs ağrısı, birden gelişen nefes darlığı, bayılma veya soğuk terlemeyle birlikte ortaya çıkan belirgin rahatsızlık hissi ise acil tıbbi değerlendirme gerektirebiliyor.

Prof. Dr. Burak Onan, kalbin verdiği sinyalleri fark etmek için yalnızca ağrıya değil, günlük yaşamda ortaya çıkan küçük ancak kalıcı değişikliklere de dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Günlük hayattaki küçük değişiklikler kalp hastalığının habercisi olabilir

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme