• Haberler
  • Sağlık
  • Çikolata kisti olan kadınlarda tip 2 diyabet riskine dikkat

Çikolata kisti olan kadınlarda tip 2 diyabet riskine dikkat

Yaklaşık 3 milyon kadının sağlık kayıtlarının incelendiği araştırmada, endometriozis tanısı bulunan kadınlarda tip 2 diyabet gelişme riskinin yüzde 46 daha yüksek olduğu belirlendi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • ABD'de 3 milyon kadını kapsayan araştırmada, çikolata kisti olanlarda tip 2 diyabet gelişme riskinin %46 daha yüksek olduğu bulundu.
  • Bu riskin özellikle menopoz öncesi ve obez olmayan kadınlarda belirgin olduğu, obezitenin tek risk faktörü olmadığı anlaşıldı.
  • Uzmanlar, endometrioz

Halk arasında “çikolata kisti” olarak bilinen endometriozisin yalnızca şiddetli adet ağrısı, kasık ağrısı ve doğurganlık sorunlarıyla sınırlı olmadığına ilişkin yeni bulgular ortaya çıktı. ABD’de yaklaşık 3 milyon kadının sağlık kayıtları üzerinden gerçekleştirilen araştırmada, endometriozis ile tip 2 diyabet arasında dikkat çekici bir ilişki tespit edildi.

Araştırmaya göre endometriozis tanısı alan kadınlarda tip 2 diyabet gelişme riski, endometriozisi bulunmayan kadınlara kıyasla yüzde 46 daha yüksek bulundu. İlişkinin özellikle menopoz öncesindeki ve obezitesi bulunmayan kadınlarda daha belirgin olduğu görüldü.

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Jinekolojik Onkoloji Yan Dal Uzmanı Doç. Dr. Yağmur Minareci, sonuçların endometriozisin kadın sağlığı üzerindeki etkilerinin daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini gösterdiğini belirtti.

Endometriozis yalnızca ağrı üzerinden değerlendirilmemeli

Endometriozisin kadınların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen kronik bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Minareci, hastalığın çoğunlukla şiddetli adet ağrısı, kronik kasık ağrısı ve doğurganlık problemleriyle gündeme geldiğini söyledi.

Yeni araştırmaların hastalığın farklı yönlerinin de değerlendirilmesi gerektiğine işaret ettiğini aktaran Minareci, “Endometriozisi uzun yıllar daha çok jinekolojik şikayetler ve doğurganlık üzerinden değerlendirdik. Ancak yeni araştırmalar, bize daha geniş bir perspektiften bakmamız gerektiğini işaret ediyor. Kronik inflamasyonun eşlik ettiği bu hastalığın, metabolik sağlıkla ilişkisi de araştırılıyor.” dedi.

Endometriozis tanısı alan kadınların yalnızca jinekolojik şikâyetlerinin değil, genel sağlık durumlarının da bütüncül şekilde değerlendirilmesinin önemli olduğunu ifade eden Minareci, metabolik risklerin de takip sürecinde göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydetti.

Obezitesi olmayan kadınlarda da ilişki görüldü

Araştırmada dikkat çeken sonuçlardan biri de endometriozis ile tip 2 diyabet arasındaki ilişkinin yalnızca obezitesi bulunan kadınlarla sınırlı kalmaması oldu.

Vücut kitle indeksi 30 kg/m²’nin altında olan, yani obezitesi bulunmayan kadınlarda da anlamlı bir ilişki tespit edildi. Bulgular, özellikle menopoz öncesindeki kadınlarda daha belirgin hale geldi.

Tip 2 diyabet açısından fazla kilo ve obezitenin bilinen önemli risk faktörlerinden olduğunu hatırlatan Minareci, “Çalışmada obezitesi olmayan endometriozis hastalarında da belirgin bir ilişkinin ortaya çıkması, konuyu yalnızca vücut ağırlığı üzerinden değerlendirmememiz gerektiğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Çikolata kisti olan kadınlarda tip 2 diyabet riskine dikkat

Minareci, endometriozis tanısı bulunan kadınlarda ailede diyabet öyküsü, yaşam tarzı, kan şekeri değerleri ve diğer metabolik risk faktörlerinin de dikkate alınmasının önem taşıdığını belirtti.

Her endometriozis hastası diyabet olacak anlamına gelmiyor

Araştırmada endometriozisin vücuttaki yerleşimine göre de farklı sonuçlar elde edildi. Pelvis dışındaki bölgeleri kapsayan endometriozis grubunda tip 2 diyabetle ilişkinin daha güçlü olduğu ve riskin endometriozisi bulunmayan kadınlara kıyasla iki kattan fazla tespit edildiği bildirildi.

Hastalığın her kadında aynı şekilde seyretmediğine dikkat çeken Minareci, yerleşim yeri, yaygınlık, eşlik eden inflamatuvar süreçler ve kişinin bireysel risk faktörlerinin sonuçları etkileyebileceğini söyledi.

Araştırma sonuçlarının doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi şeklinde yorumlanmaması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Yağmur Minareci, “Bu çalışma endometriozis ile tip 2 diyabet arasında dikkat çekici bir ilişkiye işaret ediyor. Ancak bu sonuç, endometriozisin doğrudan diyabete neden olduğu ya da endometriozisi olan her kadının diyabet geliştireceği anlamına gelmiyor. Bulguların altında yatan mekanizmaların anlaşılması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.” değerlendirmesinde bulundu.

Minareci, mevcut sonuçların uzun süreli ve ileriye dönük yeni araştırmalarla desteklenmesinin, endometriozis ile metabolik sağlık arasındaki ilişkinin daha net anlaşılması açısından önem taşıdığını ifade etti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme