Cildi erken yaşlandıran hatalara dikkat: Fazla bakım da zarar verebilir
Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşegül Alpay, güneşten korunmama, sigara, düzensiz uyku, aşırı şeker tüketimi ve bilinçsiz cilt bakımının yaşlanma belirtilerini hızlandırabileceğini belirtti.
Haberin Özeti
- • Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşegül Alpay'a göre, UV ışınları cildin erken yaşlanmasında önemli bir faktör olup, güneş koruyucu kullanımı tüm yıl boyunca önemlidir.
- • Sigara, düzensiz uyku, kronik stres ve aşırı şeker tüketimi kolajen yapısını bozarak ciltte kırışıklık ve elastikiyet kaybını hızlandıran temel alışkanlıklardır.
- • Aşırı alkol, hızlı kilo alıp verme ve kısıtlayıcı diyetler de cilt sağlığını olumsuz etkileyebilirken, yeterli su tüketimi ve dengeli beslenme önemlidir.
Ciltte zamanla ortaya çıkan kırışıklıklar, lekeler, elastikiyet kaybı ve mat görünüm yaşlanmanın doğal sonuçları arasında yer alıyor. Ancak bu belirtilerin ne zaman ve ne ölçüde ortaya çıkacağında genetik özelliklerin yanı sıra günlük yaşam alışkanlıkları ve çevresel faktörler de etkili oluyor.
Medicana Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, özellikle ultraviyole (UV) ışınlarının cildin erken yaşlanmasındaki önemli çevresel faktörlerden biri olduğuna dikkat çekti.
Uzun süre korunmasız şekilde güneşte kalmanın kolajen ve elastin yapısını olumsuz etkileyebileceğini belirten Alpay, UVA ışınlarının cildin daha derin tabakalarına ulaşarak kolajen ve elastin liflerinde hasara katkıda bulunduğunu söyledi. UVB ışınlarının ise daha çok cildin üst tabakalarında etkili olduğunu, güneş yanığı ve DNA hasarıyla ilişkilendirildiğini ifade etti.
Alpay, güneşten korunmanın yalnızca yaz aylarında düşünülmemesi gerektiğini belirterek güneş koruyucunun yetersiz miktarda sürülmesi, uzun süre dışarıda kalındığında yenilenmemesi, güneşin yoğun olduğu saatlerde doğrudan güneşe maruz kalınması ve şapka ile uygun kıyafetlerin kullanılmamasının sık yapılan hatalar arasında olduğunu kaydetti.
Sigara, uykusuzluk ve fazla şeker cildi etkiliyor
Sigaranın cilt sağlığı üzerindeki etkilerine değinen Alpay, sigara dumanındaki maddelerin oksidatif stresi artırdığını ve kolajen yapısının bozulmasına katkıda bulunabildiğini söyledi. Özellikle ağız çevresindeki ince çizgilerin belirginleşmesinde sigaranın etkili olabildiğini belirten Alpay, aşırı alkol tüketiminin de uyku düzeni ve vücudun sıvı dengesi üzerinden cilt görünümünü olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Düzensiz ve yetersiz uykunun cildin yenilenme sürecini olumsuz etkileyebildiğini belirten Alpay, kronik stresin de cilt yaşlanmasında rol oynayabileceğine dikkat çekti.
Yeterli su tüketiminin genel sağlık ve cilt fonksiyonları açısından önemli olduğunu ancak tek başına kırışıklıkları ortadan kaldıran ya da önleyen bir yöntem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Alpay, beslenme alışkanlıklarının da önem taşıdığını söyledi.
Özellikle uzun süre yüksek miktarda şeker tüketiminin “glikasyon” olarak adlandırılan süreç üzerinden kolajen ve elastin gibi yapısal proteinleri etkileyebileceğini ifade eden Alpay, bunun zaman içerisinde cilt elastikiyetinin azalmasına, daha sert ve mat bir görünümün ortaya çıkmasına katkıda bulunabileceğini kaydetti.
Hızlı kilo alıp vermenin de cildin elastikiyetini ve sarkma görünümünü etkileyebileceğini söyleyen Alpay, aşırı kısıtlayıcı diyetlerin cildin ihtiyaç duyduğu protein, vitamin, mineral ve sağlıklı yağların yeterince alınamamasına yol açabileceğini belirtti.
Cilt bakımında çok ürün kullanmak çözüm değil
Cilt bakımında yapılan yanlış uygulamaların da sorunlara neden olabileceğine dikkat çeken Alpay, cildi çok sık yıkamanın, çok sıcak su kullanmanın ve cilt tipine uygun olmayan temizleyiciler tercih etmenin doğal cilt bariyerini bozabileceğini söyledi.
Bariyerin zarar görmesinin kuruluk, hassasiyet, kızarıklık ve tahrişe neden olabileceğini ifade eden Alpay, “Daha fazla ürün kullanmak veya cildi sürekli temizlemek daha genç bir cilt anlamına gelmez.” dedi.
Peeling, retinol ve çeşitli asitlerin gereğinden sık veya bilinçsiz kullanılmasının da tahrişe yol açabileceğini belirten Alpay, çok aşamalı bakım rutinlerinin her cilt tipi için uygun olmadığını vurguladı.
Makyajın gece boyunca ciltte bırakılmasının gözeneklerin tıkanmasına, tahrişe ve cilt bariyerinde sorunlara yol açabileceğini belirten Alpay, yatmadan önce cildin uygun bir temizleyiciyle nazikçe temizlenmesini ve cilt tipine uygun nemlendirici kullanılmasını önerdi.
Limon, karbonat ve sirke uyarısı
Evde uygulanan bazı yöntemlerin ciltte istenmeyen sonuçlar oluşturabileceğine dikkat çeken Alpay, özellikle limon, karbonat ve sirke gibi cilt için uygun olmayan maddelerin bilinçsiz kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Aşırı peeling yapılması, sivilcelerin sıkılması veya farklı aktif içeriklerin kontrolsüz şekilde bir arada kullanılması halinde cilt bariyerinin zarar görebileceğini belirten Alpay, “Doğal olması güvenli olduğu anlamına gelmez. Cilt için kullanılan her ürünün içeriği, konsantrasyonu ve kullanım sıklığı önemlidir. Özellikle aktif içeriklerin bilinçsiz kombinasyonu tahrişe ve lekelenmeye neden olabilir.” ifadelerini kullandı.
Cilt yaşlanmasının tamamen durdurulamayacağını ancak yaşam alışkanlıklarıyla sürecin hızının etkilenebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Ayşegül Alpay, “Güneşten korunmak, sigaradan uzak durmak, dengeli beslenmek, yeterli ve düzenli uyumak, stresi yönetmek ve cilt tipine uygun, sade bir bakım rutini oluşturmak uzun vadede cilt sağlığının korunmasına önemli katkı sağlar. Cilt bakımında en doğru yaklaşım, çok ürün kullanmak değil; doğru ürünü, doğru sıklıkta ve doğru şekilde kullanmaktır.” dedi.
Bakmadan Geçme
