Hu
Mehmet Ali Sezer
Bu ülke bir gecede insan parlatmayı da sever, bir gecede söndürmeyi de.
Ben o ilahiyi ilk gördüğümde samimiyet gördüm. Ritme kapıldım, sözlere takıldım. “Kabe’de Hacılar Hu Der Allah” derken adam rol yapmıyordu. İçinden gelerek söylüyordu. Bu çok belli.
Ama mesele ilahi değil artık.
Mesele hız.
Bir anda keşfete düştü. Bir anda milyonlara ulaştı. Bir anda herkes söylemeye başladı. Okullarda, hastanelerde, sokakta, arabada… Çocuklar bile “Hu Allah” demeye başladı. Toplum ikiye bölündü ama ilahi zirveye çıktı.
Ve tam burada alarm çalıyor.
Daha önce gördük.
Bir şarkı çıkar, milyon izlenir. Bir isim parlatılır. Spotify rakamları konuşulur. “Şu kadar kazandı” haberleri yapılır. Sonra?
Sonra aynı hızla unutulur.
Blok 3 yükseldi. Level 5 gündem oldu. Dün herkes “hav hav” diyordu, bugün kimse konuşmuyor. Çünkü sosyal medya sadık değildir. Tüketir.
Celal Karatüre şu an tam o noktada.
Açık konuşayım:
Reklam dünyası samimiyeti sevmez, satılabilir olanı sever.
Restoran önünde ilahi söylenir.
Mağaza açılışında def çalınır.
Arka planda tabela görünür.
Bir iki televizyon programı…
Belki bir film teklifi…
Ve sonra?
Balon söner.
Benim korkum şu: Bu iş maneviyat üzerinden para makinesine dönüştürülürse, o “Hu” anlamını kaybeder.
Çünkü “Hu” bir trend değildir.
Bir challenge değildir.
Bir reklam jingle’ı hiç değildir.
Ağrılı ama Tekirdağ'da yaşayan biri olarak söylüyorum burda Roman vatandaşlar çoğunlukta ve onları, yaşamlarını çok iyi biliyorum.
Bu ülkede “Roman” denildiğinde hâlâ geri adım atan insanlar var. Bunu biliyoruz. Celal Karatüre’nin çıkışı, Roman kimliğinin olumlu bir şekilde konuşulmasına vesile oldu. Bu kıymetli.
Ama eğer bu isim reklam malzemesine dönüşürse, sadece bir kişi değil bir kimlik de zarar görür.
Bu yüzden mesele kişisel değil, toplumsal.
Ortası yok.
Ya bu çıkış olduğu gibi kalacak; samimi, sade ve içten.
Ya da piyasa çarkı onu öğütecek.
Bir insanı bir gecede göklere çıkaran sistem, aynı hızla yere çarpar.
Umarım Celal Karatüre o “Hu”yu trend olduğu için değil, inandığı için söylemeye devam eder.
Çünkü trend biter.
Ama samimiyet kalır.
Ya da kalması gerekir.