Yok ama olacak! Analar bir gün mutlaka doğuracak.
Tamam, kavun-karpuz değil ki sulayıp yetiştirelim. Yetiştiremediğimiz zaman da gidip pazardan, piyasadan bulalım.
Tamam, dalda yetişmiyor ki köküne gübre verip, gövdeyi budayıp, yaprağa ilaç serpelim. Bir fidan değil ki dikip bahçeye, etrafına çit örelim.
Rütbesi cehaleti, sermayesi sopası olan var. Ahlakını meydan kavgalarından, köylü kurnazlığından alan var… Damlada fırtınalar koparanı var, bardakta boğulanı var…
Yok ama olacak! Analar bir gün, mutlaka doğuracak.
Her kişilikte insanın bolca olduğu memlekette, o da olacak. Havasından alacak, suyundan alacak, toprağından alacak, taşından alacak…
Amacı-hedefi, misyonu-vizyonu, kavgası-sevdası yüce olan; Ahmed-i Xani’ye yakışan biri mutlaka çıkacak…
Mazereti yerine mahareti olacak. Cehaleti yerine feraseti olacak. Korkaklığı yerine cesareti olacak.
Sağcısından olacak, solcusundan olacak… Hancısından olacak, yolcusundan olacak…
Yok ama olacak! Analar bir gün, mutlaka doğuracak.
Artık sürü mantığıyla peş peşe vermeyeceğiz. Ak denilen kara çıkmayacak. Net denilen dara çıkmayacak.
Komşulara da gelmişse, bizimle birlikte “talan ziynettir” olmayacak.
Pire için yorgan yakmayacağız. Arı kovanına çomak sokmayacağız.
Çobanı da olacak, çıbanı da olacak, çıyanı da olacak. Aynada dev görüneni de olacak, gökte sürüneni de olacak.
Yok ama olacak! Analar bir gün, mutlaka doğuracak.
Her türlü kişilikte insanın olduğu bu memlekete, gün gelecek, bir “Lider” de olacak.
(Bu makalem 07.07.2012 tarihinde yayımlanmıştır.)