• Haberler
  • Sağlık
  • Gebelikte meme kanseri tedavisi mümkün! Prof. Dr. Ersoy'dan önemli açıklamalar

Gebelikte meme kanseri tedavisi mümkün! Prof. Dr. Ersoy'dan önemli açıklamalar

Gebelik sırasında meme kanseri tanısı alan kadınların tedavi olabileceğini belirten Prof. Dr. Yeliz Emine Ersoy, hastalığın gebeliğin mutlaka sonlandırılmasını gerektirmediğini, uygun tedavi planlamasıyla anne ve bebeğin sağlığının korunabileceğini söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • • Gebelikte meme kanseri tanısının tedaviye engel olmadığını belirten Prof. Dr. Yeliz Emine Ersoy, hastalığın gebeliğin mutlaka sonlandırılmasını gerektirmediğini açıkladı.
  • • Gebelikte meme kanserinin yaklaşık her 3 bin gebelikten birinde görüldüğünü belirten Ersoy, memede oluşan kitlelerin ihmal edilmemesi ve erken tanı için gerekli tetkiklerin yapılması gerektiğini söyledi.
  • • Prof. Dr. Ersoy, gebeliğin ilk üç ayında kemoterapiden kaçınıldığını, uygun hastalarda sonraki aylarda tedavi uygulanabildiğini ve bazı tedavilerin doğum sonrasına ertelendiğini ifade etti.

Gebelik döneminde memelerde meydana gelen doğal değişiklikler, meme kanserinin erken belirtilerinin fark edilmesini zorlaştırabiliyor. Özellikle memede oluşan kitlelerin gebeliğe veya emzirmeye bağlı olduğunun düşünülmesi, tanının gecikmesine neden olabiliyor.

Memorial Bahçelievler Hastanesi Meme Merkezi’nden Prof. Dr. Yeliz Emine Ersoy, gebelikte meme kanserinin yaklaşık her 3 bin gebelikten birinde görüldüğünü ve çoğunlukla 32-38 yaş aralığında ortaya çıktığını belirtti. İlk doğum yaşının ilerlemesiyle gebelikle ilişkili meme kanseri vakalarının daha sık görülebileceğini ifade etti.

Gebelikle ilişkili meme kanserinin yalnızca hamilelik sırasında değil, doğumdan sonraki ilk yıl veya emzirme döneminde ortaya çıkan vakaları da kapsayabildiğini anlatan Ersoy, erken tanının tedavi sürecindeki önemine değindi.

Gebelik sırasında meme dokusunda büyüme, hassasiyet ve yoğunluk artışı meydana geldiğini belirten Prof. Dr. Ersoy, bu değişikliklerin bazı hastalık belirtilerinin fark edilmesini güçleştirebildiğini söyledi.

Meme kanserinin gebelikteki belirtilerinin diğer dönemlerden büyük ölçüde farklı olmadığını ifade eden Ersoy, en sık karşılaşılan bulgunun genellikle ağrısız bir kitle olduğunu belirtti.

Meme başından gelen şüpheli akıntı, memede ödem ve ciltte çekilme gibi değişikliklerin de değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Ersoy, gebelik veya emzirme döneminde fark edilen ve geçmeyen kitleler için doktora başvurulmasını önerdi.

Prof. Dr. Ersoy, gebelik planlayan kadınların hamilelik öncesinde meme muayenesi yaptırmasının da yararlı olabileceğini ifade etti.

Gebelikte ultrason ve biyopsi yapılabiliyor

Hamilelik sırasında memede şüpheli bir bulgu saptandığında ilk tercih edilen görüntüleme yönteminin ultrasonografi olduğunu belirten Ersoy, ultrasonun iyonlaştırıcı radyasyon içermediğini söyledi.

Ultrasonografiyle memedeki kitlenin özelliklerinin ve koltuk altındaki lenf bezlerinin incelenebildiğini anlatan Ersoy, gerekli durumlarda biyopsi işleminin de bu yöntemle yönlendirilebildiğini kaydetti.

Mamografinin de tıbben gerekli görülen durumlarda gebelik sırasında uygulanabildiğini belirten Ersoy, uygun teknik ve radyasyon güvenliği önlemleriyle incelemenin gerçekleştirilebileceğini ifade etti.

Şüpheli bir kitleden örnek alınmasının gebelik nedeniyle ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ersoy, biyopsinin yalnızca kanser tanısını doğrulamak için değil, tümörün özelliklerini belirleyerek uygun tedaviyi seçmek için de gerekli olabileceğini söyledi.

İlk üç ayda kemoterapi uygulanmıyor

Gebelik sırasında meme kanseri tedavisinin hastalığın evresine, tümörün biyolojik özelliklerine ve gebelik haftasına göre belirlendiğini anlatan Prof. Dr. Ersoy, her hastaya aynı tedavinin uygulanamayacağını ifade etti.

Cerrahi tedavinin gebeliğin farklı dönemlerinde gerçekleştirilebildiğini belirten Ersoy, hastanın durumuna göre meme koruyucu ameliyat veya meme dokusunun tamamının çıkarıldığı mastektomi yönteminin tercih edilebileceğini söyledi.

Bazı hastalarda ise ameliyattan önce kemoterapi uygulanmasının gerekebileceğini belirten Ersoy, tedavinin zamanlamasına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.

Bebeğin organ gelişiminin gerçekleştiği gebeliğin ilk üç aylık döneminde kemoterapiden kaçınılması gerektiğini ifade eden Ersoy, uygun hastalarda belirli kemoterapi ilaçlarının ikinci ve üçüncü trimesterde kullanılabildiğini anlattı.

Kemoterapinin doğuma çok yakın tarihlerde uygulanmasının anne ve bebek açısından kanama ve enfeksiyon riskini artırabileceğini belirten Ersoy, son tedavi kürünün zamanlamasının dikkatle planlanması gerektiğini söyledi.

Bazı tedaviler doğum sonrasına bırakılıyor

Meme kanseri tedavisinde kullanılan bütün yöntemlerin gebelik sırasında uygulanamadığını belirten Prof. Dr. Ersoy, radyoterapi, hormon tedavileri ve bazı hedefe yönelik ilaçların doğum sonrasına ertelenmesi gerektiğini ifade etti.

Tedavi kararlarının meme cerrahisi, tıbbi onkoloji, kadın hastalıkları ve doğum, perinatoloji, radyoloji ve patoloji alanlarının birlikte değerlendirmesiyle alınmasının önemine değinen Ersoy, anne adayının tercihinin de bu süreçte dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Gebeliğin sonlandırılması zorunlu değil

Meme kanseri tanısının tek başına gebeliğin sonlandırılmasını gerektirmediğini vurgulayan Prof. Dr. Ersoy, gebeliğin sonlandırılmasının hastalığın seyrini iyileştirdiğini gösteren bir kanıt bulunmadığını ifade etti.

İleri evre veya hızlı ilerleyen hastalıklarda tedavinin zamanlaması nedeniyle farklı kararlar alınabileceğini belirten Ersoy, böyle durumlarda gebelik haftasının, annenin ihtiyaç duyduğu tedavinin ve hastanın tercihlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Gebelikte meme kanserinin her zaman daha ağır seyretmediğini anlatan Ersoy, tanıdaki gecikmenin hastalığın tedavisini zorlaştırabileceğine işaret etti.

Prof. Dr. Ersoy, gebelik ve emzirme döneminde memede fark edilen her değişikliğin kanser anlamına gelmediğini, bu dönemde görülen meme sorunlarının büyük bölümünün iyi huylu olduğunu belirtti. Ancak geçmeyen kitlelerin, şüpheli meme başı akıntılarının ve kalıcı cilt değişikliklerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Gebelikte meme kanseri tedavisi mümkün! Prof. Dr. Ersoy'dan önemli açıklamalar

Gebelikte meme kanseri tedavisinin temel hedefinin annenin yaşamını korumak, bebeğin sağlığını gözetmek ve mümkün olduğunda kadının gelecekteki doğurganlığını korumak olduğunu belirten Ersoy, erken değerlendirme ve kişiye özel tedavi planlamasının önemini hatırlattı.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme