Çocukların yeni tehdidi ekrandan geliyor

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oğuz Polat, çocukların dijital dünyadan uzaklaştırılmasının çözüm olmadığını belirterek, siber zorbalık, çevrimiçi istismar ve yapay zekâyla üretilen sahte içeriklere karşı aileleri uyardı.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Acıbadem Üniversitesi'nden Prof. Dr. Oğuz Polat, çocukların siber zorbalık, çevrimiçi istismar ve yapay zeka içerikleri gibi dijital tehditlere karşı bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
  • TÜİK 2024 araştırmasına göre, 6-15 yaş arası çocukların %66,1'i sosyal medya kullanırken, 11-15 yaş grubunda bu oran %79'a yükseliyor.
  • Prof. Polat, siber zorbalığın çocukların ruh sağlığını olumsuz etkilediğini ve dijital ortamdaki şiddetin fiziksel ortamdaki kadar gerçek olduğunu vurguladı.

Çocukların eğitimden arkadaşlık ilişkilerine, oyunlardan sosyal medyaya kadar günlük yaşamlarının önemli bir bölümünü dijital ortamda geçirmesi, beraberinde yeni riskleri de getiriyor. Siber zorbalık, tehdit, şantaj, çevrimiçi cinsel istismar, çocukların güvenini kazanarak istismara hazırlamayı ifade eden “grooming” ve yapay zekâ kullanılarak oluşturulan sahte görüntüler, çocukların karşı karşıya kalabileceği tehlikeler arasında bulunuyor.

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı ve ASUMA Direktörü Prof. Dr. Oğuz Polat, çocukları internetten tamamen uzaklaştırmaya çalışmak yerine dijital dünyada karşılaşabilecekleri risklere karşı bilinçlendirmenin önem taşıdığını söyledi.

Çocukların yüzde 66,1’i sosyal medya kullanıyor

TÜİK’in 2024 Çocuklarda Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’na göre Türkiye’de 6-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 66,1’i sosyal medya kullanıyor. Bu oran 11-15 yaş grubunda yüzde 79’a kadar yükseliyor.

Çocukların yüzde 76,1’inin cep telefonu veya akıllı telefon kullandığı belirtilirken, sosyal medya kullanan çocukların yüzde 97,9’unun bu platformları düzenli kullandığı kaydediliyor.

Prof. Dr. Oğuz Polat, dijital ortamın artık çocukların günlük yaşamından ayrı düşünülemeyeceğine dikkat çekerek, “Çocukların hayatındaki şiddet dijitalleşti; çocuklar artık ekran başında da tehdit altında.” dedi.

Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği (İMDAT) ile Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi (ASUMA) tarafından hazırlanan “Siber Şiddet ve Çocuk” çalışmasında, çocukların dijital ortamda karşılaşabileceği riskler farklı yönleriyle ele alındı.

Prof. Dr. Oğuz Polat, dijital dünyada yaşanan olayların fiziksel ortamda gerçekleşmemesinin çocuk üzerindeki etkilerini ortadan kaldırmadığını belirterek şunları söyledi:

“Çocukların yaşamında dijital dünya artık ayrı bir alan değil. Çocuk okulda ve evde olduğu kadar artık dijital dünyada da yaşıyor. Bu nedenle çocuğa yönelik şiddetin dijitalleşmesini çocuk koruma sisteminin dışında değerlendiremeyiz. Siber zorbalık, tehdit, şantaj, grooming ya da çocuğun görüntülerinin izinsiz kullanılması, fiziksel ortamda gerçekleşmese de çocuk açısından gerçek bir şiddettir.”

Siber zorbalık ile depresyon arasında dikkat çeken ilişki

Siber zorbalığın çocukların ruh sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Prof. Dr. Oğuz Polat, Diyarbakır’da 13-18 yaş grubundaki bin 985 lise öğrencisinin değerlendirildiği araştırmanın sonuçlarını paylaştı.

Çalışmada siber zorbalık ve siber mağduriyet ile depresyon belirtileri arasında anlamlı pozitif ilişkiler bulunduğunu aktaran Polat, bunun dijital saldırganlığın ergenlerin ruh sağlığı açısından önemli bir risk alanı olduğunu gösterdiğini söyledi.

Polat, “Siber zorbalığı ‘çocukların kendi aralarındaki bir internet şakası’ olarak görmek artık mümkün değil. Bunun çocuk üzerinde psikolojik ve sosyal sonuçları var.” ifadelerini kullandı.

Siber zorbalığa maruz kalan çocuklarda kaygı, üzüntü, yalnızlık, özgüven kaybı ve okul başarısında düşüş gibi sorunların görülebileceğine dikkat çekiliyor.

Dijital risklerle mücadelede ailelerin yaklaşımının belirleyici olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Polat, yasaklamanın tek başına çözüm olmayacağını söyledi.

Polat, “Çocuğa ‘telefonu bırak’ demek, sorunu çözmüyor. Çünkü çocuğun sosyal hayatı, arkadaşlıkları, eğitimi ve kendini ifade etme biçimleri de dijitalleşmiş durumda. Bizim yapmamız gereken çocuğu dijital dünyadan koparmak değil, dijital dünyada güvenli davranabilen bir çocuk yetiştirmek. Bunun yolu da yasaklamaktan önce eğitimden, iletişimden ve güven ilişkisinden geçiyor.” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi tarafından 44 ülke ve bölgede gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları da siber zorbalığın küresel boyutuna işaret ediyor. Araştırmaya göre okul çağındaki ergenlerin yaklaşık yüzde 15’i siber zorbalığa maruz kalırken, yüzde 12’si başkalarına siber zorbalık yaptığını bildiriyor.

Yapay zekâyla yeni bir tehlike ortaya çıktı

Çocukların dijital güvenliği açısından son dönemin en önemli risklerinden birini de yapay zekâ kullanılarak hazırlanan sahte görüntü ve videolar oluşturuyor.

UNICEF’in Haziran 2026 tarihli değerlendirmesinde yer verilen 11 ülkedeki araştırmalardan elde edilen tahminlere göre, bir yıl içerisinde en az 1,2 milyon çocuğun görüntüsünün yapay zekâ kullanılarak sahte cinsel içerikli görüntü veya videolara dönüştürülmüş olabileceği belirtiliyor.

Prof. Dr. Oğuz Polat, yapay zekânın kötü amaçlı kullanımının çocukların mahremiyeti açısından yeni bir dönemi beraberinde getirdiğine dikkat çekti.

Yapay zekâ teknolojilerinin mevcut görüntülerin izinsiz paylaşılmasının ötesinde yeni riskler oluşturduğunu belirten Polat, “Çocuğun gerçek bir görüntüsünün izinsiz paylaşılmasının ötesine geçiyoruz; yapay zekâ kullanılarak çocuğun hiç bulunmadığı bir ortamda bile sahte görüntüler üretilebiliyor. Bu içerikler çocuğun mahremiyetini, itibarını ve psikolojik bütünlüğünü tehdit ediyor.” dedi.

Polat, çocuk koruma politikalarının yapay zekâ kaynaklı yeni tehditler dikkate alınarak yeniden şekillendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ailelerin paylaştığı fotoğraflara dikkat

Çocukların dijital ayak izinin oluşmasında ebeveynlerin sosyal medya paylaşımları da önemli yer tutuyor. Çocuğun fotoğrafı, okul bilgisi, bulunduğu konum veya özel yaşamına ilişkin ayrıntıların sosyal medyada paylaşılması ilerleyen yıllarda mahremiyet açısından sorun oluşturabiliyor.

Prof. Dr. Oğuz Polat, ailelere bu konuda dikkatli olmaları çağrısında bulunarak, “Çocukların dijital ayak izini biz yetişkinler oluşturuyoruz. Bugün masum görünen bir fotoğraf veya bilgi, yıllar sonra çocuğun karşısına çıkabilir. Çocuğun mahremiyet hakkı, ebeveynin paylaşma hakkından önce gelmelidir.” ifadelerini kullandı.

Polat, ebeveynlerin çocukları hakkında paylaşım yapmadan önce bunun çocuğun gelecekte karşısına nasıl çıkabileceğini düşünmesi gerektiğini belirtti.

Siber zorbalık, tehdit veya şantajla karşılaşan bir çocuğun yaşadıklarını ailesine anlatabilmesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Oğuz Polat, ebeveynlerin ilk tepkisinin suçlayıcı olmaması gerektiğini söyledi.

Polat, “Çocuk bir tehdit, şantaj, cinsel içerikli mesaj veya siber zorbalıkla karşılaştığında ‘Bunu neden yaptın?’ sorusuyla değil, ‘Bunu benimle paylaştığın için doğru yaptın’ cümlesiyle karşılaşmalı.” dedi.

Çocukların dijital güvenliğinin yalnızca ailelerin sorumluluğu olmadığını belirten Polat; aile, okul, sağlık sistemi, hukuk ve teknoloji şirketlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti.

Prof. Dr. Oğuz Polat’tan ailelere 5 öneri

Prof. Dr. Oğuz Polat, çocukların dijital dünyada daha güvenli hareket edebilmesi için ailelere beş temel öneride bulundu:

1. Yasaklamak yerine konuşun: Çocuğun dijital dünyasını yargılamadan dinleyin.

2. Mahremiyetini koruyun: Fotoğraf, konum, okul ve özel bilgilerini izinsiz paylaşmayın.

3. Siber zorbalığı ciddiye alın: Tehdit, şantaj veya zorbalık karşısında çocuğu suçlamak yerine destek olun.

4. Dijital güvenliği güçlendirin: Gizlilik ayarlarını kontrol edin, güçlü şifreler ve iki aşamalı doğrulama kullanın.

5. Yardım istemesini teşvik edin: Çocuğa, yaşadığı sorun ne olursa olsun bunu ailesiyle paylaşabileceğini hissettirin.

Çocukların yeni tehdidi ekrandan geliyor

Prof. Dr. Oğuz Polat, dijital dünyanın çocuklar açısından hem fırsatlar hem de yeni riskler barındırdığını belirterek çözümün çocukları teknolojiden tamamen uzaklaştırmak olmadığını vurguladı.

Polat, “Çocukların internetten uzaklaştırılması değil; dijital haklarını bilen, mahremiyetini koruyabilen, siber şiddeti tanıyabilen ve karşılaştığı durumda yardım isteyebilen bireyler olarak güçlendirilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme