Burun tıkanıklığını hafife almayın: Yanlış sprey kullanımı sorunu büyütebilir
KBB Hastalıkları Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, uzun süren veya tekrarlayan burun tıkanıklığının altında farklı sağlık sorunları bulunabileceğini belirterek burun açıcı spreylerin kontrolsüz kullanımına karşı uyardı.
Haberin Özeti
- • KBB Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, uzun süren burun tıkanıklığının nedeninin araştırılması ve burun açıcı spreylerin kontrolsüz kullanımından kaçınılması gerektiğini vurguladı.
- • Burun tıkanıklığına karşı burun temizliği, yeterli sıvı tüketimi ve ortamın yüzde 40-60 nem oranında tutulması gibi günlük önlemler alınmalıdır.
- • Dr. Turanoğlu; septum deviasyonu, burun eti büyümesi, polipler ve sinüzit gibi yapısal sorunların uzun süreli burun tıkanıklığına neden olabileceğini aktardı.
Bebeklerden ileri yaştaki bireylere kadar hemen her yaş grubunda görülebilen burun tıkanıklığı, günlük yaşamı ve uyku kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Çoğu zaman nezle, grip ya da alerjiyle ilişkilendirilen bu şikâyet, bazı durumlarda burundaki yapısal problemlerden veya farklı hastalıklardan kaynaklanabiliyor.
Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, özellikle uzun süren ve sık tekrarlayan burun tıkanıklığının nedeninin araştırılması gerektiğini belirtti.
Turanoğlu, “Burun tıkanıklığı çoğu zaman basit ve geçici bir sorun olabilse de, uzun sürmesi veya sık tekrarlaması durumunda altında yatan nedenin araştırılması gerekir. Bazen yaşam tarzındaki bazı alışkanlıklar, çevresel koşullar veya burunda yapısal bir problem de nefes almayı güçleştirebilir.” dedi.
Burun tıkanıklığına karşı günlük yaşamda alınabilecek önlemlere de değinen Turanoğlu, burun temizliği, yeterli sıvı tüketimi, ortamın uygun şekilde nemlendirilmesi ve alerjenlerden uzak durulmasının önemli olduğunu söyledi.
Burun temizliği ve sıvı tüketimine dikkat
Burun içerisindeki salgıların yoğunlaşarak kuruması, kişinin tıkanıklığı daha fazla hissetmesine neden olabiliyor. Özellikle havanın kuru olduğu dönemlerde burun içinin nem dengesinin korunması önem taşıyor.
Serum fizyolojik veya tuzlu su içeren uygun burun solüsyonları, salgıların temizlenmesine ve tıkanıklığın hafiflemesine yardımcı olabiliyor. Burun temizliği sırasında sert ve basınçlı şekilde sümkürmek yerine daha nazik davranılması, burun içerisindeki dokuların tahriş edilmemesi açısından önem taşıyor.
Gün içerisinde yeterli miktarda su tüketmek de burun salgılarının koyulaşmasını önlemeye yardımcı olabiliyor. Özellikle hastalık dönemlerinde ve sıcak havalarda vücudun sıvı ihtiyacının karşılanması, burun tıkanıklığı hissinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor.
Yaşam alanlarındaki havanın aşırı kuru olması da burun mukozasını olumsuz etkileyebiliyor. Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, ortamların düzenli olarak havalandırılması ve nem oranının dengede tutulması gerektiğine dikkat çekiyor. Aşırı nemin küf ve akar gibi alerjenlerin çoğalmasına neden olabileceğini belirten Turanoğlu, yaşam alanlarında nem oranının yüzde 40-60 seviyelerinde tutulmasını öneriyor.
Uzun süren tıkanıklığın nedeni araştırılmalı
Burun tıkanıklığının arkasında yalnızca mevsimsel hastalıkların bulunmadığını belirten Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, bazı yapısal ve tıbbi problemlerin de nefes almayı güçleştirebildiğini söyledi.
Septum deviasyonu olarak bilinen burun içerisindeki kıkırdak ve kemik bölme eğriliği, burun etlerinin büyümesi, polipler ve sinüzit tıkanıklığa neden olabilen sorunlar arasında yer alıyor. Daha nadir durumlarda tümörlerin de burundan nefes almayı güçleştirebileceğine dikkat çekiliyor. Çocuklarda ise geniz eti büyümesi burun tıkanıklığının önemli nedenlerinden biri olabiliyor.
Turanoğlu, “Özellikle burun tıkanıklığı uzun süredir devam ediyorsa, sürekli tekrarlıyorsa, tek taraflı belirginleşiyorsa veya gece ağızdan nefes alma, horlama gibi sorunlara eşlik ediyorsa mutlaka KBB uzmanına başvurulmalıdır” ifadelerini kullandı.
Alerjik rinit de burun tıkanıklığının sık karşılaşılan nedenleri arasında bulunuyor. Polen, ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve küf gibi etkenler hassas kişilerde burun mukozasını etkileyerek tıkanıklık, hapşırma, burun akıntısı ve kaşıntıya yol açabiliyor. Şikâyetlerin belirli mevsimlerde veya ortamlarda tekrarlaması halinde alerjik nedenlerin değerlendirilmesi önem taşıyor.
Kontrolsüz burun spreyi kullanımı tıkanıklığı artırabilir
Burun tıkanıklığını kısa sürede gidermek isteyen kişilerin sık başvurduğu yöntemlerden biri burun açıcı spreyler oluyor. Ancak Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, özellikle damar büzücü özelliğe sahip bazı spreylerin uzun süre ve doktor kontrolü dışında kullanılmasının sorunu daha da artırabileceği uyarısında bulundu.
Turanoğlu, “Burun spreyleri, bazen de burun tıkanıklığının temel nedeni olabiliyor. Burun açıcı bazı spreyler ilk etapta rahatlama sağlıyor ancak etkileri kısa süreli oluyor. Üstelik damar büzücü özellikteki burun açıcı spreylerin uzun süre ve kontrolsüz kullanılması, tersine burun tıkanıklığının artmasına ve bağımlılığa neden olabiliyor” dedi.
Bu nedenle burun açıcı ilaçların doktor önerisi doğrultusunda ve belirtilen süre boyunca kullanılması gerektiğini vurgulayan Turanoğlu, uzun süredir bu tür spreyleri kullanan kişilerin de uygun tedavinin belirlenmesi için KBB hekimine başvurması gerektiğini ifade etti.
Burun tıkanıklığının nedenine yönelik doğru yaklaşımın belirlenmesinin önemine dikkat çeken Turanoğlu, uzun süren şikâyetlerin geçici yöntemlerle bastırılması yerine altta yatan nedenin tespit edilerek buna yönelik tedavi uygulanması gerektiğini belirtti.
Bakmadan Geçme
