• Haberler
  • Sağlık
  • Yürürken artıp dinlenince geçen ağrı bel daralmasının habercisi olabilir

Yürürken artıp dinlenince geçen ağrı bel daralmasının habercisi olabilir

Yürüdükçe artan, oturunca veya öne eğilince hafifleyen bel ve bacak ağrılarının yaşlılığın doğal sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Necdet Sağlam, özellikle ilerleyen kas güçsüzlüğü ve yürüme mesafesindeki azalmanın dikkate alınması gerektiğini söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Yürüdükçe artıp dinlenince geçen kalça ve bacak ağrıları, Prof. Dr. Necdet Sağlam'a göre orta ve ileri yaşlarda görülen bel daralmasının önemli bir işaretidir.
  • Bel daralması, omurilik kanalının daralması sonucu oluşur ve yaşlılığın doğal bir sonucu olarak görülmeyip hareket kısıtlılığına yol açabilir.
  • 60 yaş üzeri her üç kişiden birinde anatomik daralma görülse de, tedavi kararı ağrı şiddeti ve günlük yaşam kapasitesi gibi klinik bulgulara göre verilir.

Yürürken kalça ve bacaklarda ortaya çıkan ağrı, baldır bölgesindeki kramplar, uyuşma ve karıncalanma günlük yaşamı giderek zorlaştırıyorsa bunun altında bel daralması yatabiliyor. Özellikle orta ve ileri yaşlarda daha sık görülen rahatsızlık, zamanında değerlendirilmediğinde kişinin hareket kapasitesini önemli ölçüde azaltabiliyor.

Acıbadem Kartal Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam, bel daralmasının omurilik kanalı ile sinirlerin geçtiği alanların daralması sonucu ortaya çıktığını belirterek, hastalığın yaşlanmanın doğal bir parçası olarak görülüp ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Sağlam, belirtilerin başlamasıyla birlikte hastaların yürüme kapasitesinin ve günlük yaşam kalitesinin bozulabildiğini ifade ederek, özellikle kontrol edilmesi güç ağrı ile ilerleyen kas gücü kaybının önemli belirtiler arasında bulunduğunu kaydetti.

Yürüdükçe ağrı artıyor, oturunca rahatlıyor

Bel bölgesindeki omurilik kanalının ve sinirlerin geçtiği boşlukların daralması, sinirler ile onları besleyen damarların baskı altında kalmasına neden olabiliyor. Bunun sonucunda kalça ve bacaklarda kramp şeklinde ağrı, yanma, uyuşma ve karıncalanma görülebiliyor.

Bel daralmasını diğer bazı rahatsızlıklardan ayıran önemli belirtilerden biri ise şikâyetlerin hareketle değişmesi. Hastalar yürüdükçe veya uzun süre ayakta kaldıkça daha fazla ağrı hissederken, oturduklarında ya da öne doğru eğildiklerinde rahatlayabiliyor. Uyuşma şikâyetleri ise bazı hastalarda geceleri daha belirgin hale gelebiliyor.

Prof. Dr. Necdet Sağlam, hastaların başlangıçta daha önce kolaylıkla yürüdükleri mesafeleri tamamlamakta zorlandıklarını belirterek, “Hasta, daha önce rahatlıkla yürüdüğü mesafeyi artık ağrı nedeniyle dinlenerek tamamlamak zorunda kaldığını fark eder. Yürürken zamanla öne doğru eğilir, yokuş çıkmakta zorlanır; baldırlarında kramp, yanma ve uyuşma hisseder. Oturduğunda veya öne doğru eğildiğinde ise belirgin bir rahatlama yaşar” ifadelerini kullandı.

Bel daralması özellikle orta ve ileri yaşlarda daha sık ortaya çıkıyor. Omurgadaki diskler ve eklemlerde yaşla birlikte meydana gelen değişimler, zaman içerisinde omurilik kanalının daralmasına yol açabiliyor.

60 yaşın üzerindeki her üç kişiden birinde anatomik olarak bel daralmasına rastlanabilmesine rağmen, bu kişilerin yalnızca küçük bir bölümünde belirgin klinik şikâyetlerin ortaya çıktığı belirtiliyor. Bu nedenle görüntüleme sonucunda daralma görülmesi tek başına tedavi veya ameliyat kararı verilmesi için yeterli kabul edilmiyor.

Hastanın yaşadığı ağrının şiddeti, yürüme kapasitesindeki azalma, kas gücü kaybı ve günlük yaşamını ne ölçüde sürdürebildiği tedavinin belirlenmesinde önemli rol oynuyor.

Hastalık çoğunlukla yavaş ilerliyor. Omurlar arasındaki disklerde başlayan bozulmaya zaman içerisinde eklemlerdeki değişimler, kemik çıkıntıları ve bağ dokularındaki kalınlaşmalar eşlik edebiliyor. Kanalın giderek daralması ise sinirler üzerindeki baskıyı artırabiliyor.

Bel fıtığı, bel kayması, omurga kırıkları ve tümörler de sonradan gelişen bel daralmasının nedenleri arasında yer alabiliyor. Genetik yatkınlığın yanı sıra fazla kilo ve omurgaya sürekli yük bindiren bazı mekanik etkenler de sürecin hızlanmasına neden olabiliyor.

Ağrı nedeniyle tamamen hareketsiz kalmak tabloyu ağırlaştırabilir

Yürümek veya uzun süre ayakta kalmak ağrıyı artırdığı için bazı hastalar zaman içerisinde hareketlerini önemli ölçüde azaltabiliyor. Ancak ağrı yaşamamak amacıyla tamamen hareketsiz bir yaşam tarzının benimsenmesi kasların ve eklemlerin daha fazla güç kaybetmesine yol açabiliyor.

Prof. Dr. Necdet Sağlam, ağrıdan kaçınmak amacıyla hareketsiz kalmanın doğru olmadığını belirterek, “Hareketsizlik kemik, kas ve eklemlerdeki yaşlanma ve bozulmayı artırabilir. Bunun yerine ağrıyı artıracak zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalı, kişinin hareket kapasitesini korumaya yönelik tedaviler sürdürülmelidir” dedi.

Bel daralması her hastada aynı şiddette seyretmiyor. Ancak hastalık ilerlediğinde ağrıların sıklaşmasının yanı sıra uyuşma ve kas güçsüzlüğü de artabiliyor.

İleri vakalarda idrar ve büyük abdest kontrolünde bozulma ve ciddi nörolojik kayıplar gelişebiliyor. Bel kanalının ani ve ileri derecede daraldığı nadir durumlarda ise şiddetli ağrı ve felç tablosu ortaya çıkabiliyor.

Prof. Dr. Necdet Sağlam, kontrol edilemeyen şiddetli ağrı, giderek artan kas gücü kaybı ile idrar veya büyük abdest kontrolünde bozulma ortaya çıkması halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.

Tedavi kararı yalnızca MR sonucuna göre verilmiyor

Bel daralmasının değerlendirilmesinde hastanın şikâyetlerinin hangi durumlarda ortaya çıktığı, duruş özellikleri ve nörolojik muayene bulguları dikkate alınıyor. Tanının kesinleştirilmesinde MR görüntülemeden yararlanılırken gerekli görülen hastalarda dinamik görüntüleme yöntemleri ve elektromiyografik incelemeler de uygulanabiliyor.

İleri yaşlarda görüntülemelerde bel daralmasına sık rastlanması nedeniyle tedavinin yalnızca MR sonucuna göre belirlenmemesi önem taşıyor. Hastanın ne kadar yürüyebildiği, ağrısının şiddeti, kas gücü ve günlük yaşamındaki bağımsızlık düzeyi de tedavi planının oluşturulmasında değerlendiriliyor.

Bel daralmasının tedavisinde temel amaç ağrı ve sinir kaynaklı yakınmaları azaltmak, hastanın hareket ve yürüme kapasitesini mümkün olduğunca korumak ve günlük yaşam kalitesini artırmak.

İlk aşamada hastanın durumuna göre ilaç tedavisi, fizik tedavi ve kişiye özel egzersiz programları uygulanabiliyor. Uygun hastalarda sinir kökü blokajlarından da ağrının kontrol altına alınması amacıyla yararlanılabiliyor.

Yürürken artıp dinlenince geçen ağrı bel daralmasının habercisi olabilir

Prof. Dr. Necdet Sağlam, bel daralması tanısının doğrudan ameliyat anlamına gelmediğine dikkat çekerek, “Hastanın şikâyetleri kontrol edilebiliyor ve ilerleyici bir nörolojik kayıp bulunmuyorsa öncelikle ameliyatsız yöntemlerle takip ediyoruz. Ancak stabilite bozukluğundan kaynaklanan mekanik ağrılar ile ilerleyici sinir ve kas güçsüzlüğü ameliyat gerektirebilir” diye konuştu.

Ameliyatla sinirler üzerindeki baskı kaldırılabiliyor

Ağrının diğer tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınamadığı, nörolojik kaybın ilerlediği veya hastanın günlük yaşamını bağımsız şekilde sürdürmekte ciddi güçlük çektiği durumlarda cerrahi tedavi gündeme gelebiliyor.

Ameliyat sırasında daralan bölgedeki kemik ve yumuşak dokuların bir bölümü çıkarılarak sinirlerin üzerindeki baskının azaltılması amaçlanıyor. Omurgada kayma veya stabilite problemi bulunan bazı hastalarda ise vida kullanılarak füzyon ameliyatı uygulanabiliyor.

Prof. Dr. Necdet Sağlam, bel daralmasının yalnızca yaşlanmaya bağlanarak göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, her hastanın ameliyata ihtiyaç duymadığını ancak kontrol edilemeyen ağrı, kas gücü kaybı ve günlük yaşam bağımsızlığındaki belirgin bozulmanın cerrahi tedaviyi gerekli hale getirebileceğini kaydetti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme