Yoğun tempoda öğle yemeğini atlamayın: Dört bileşene dikkat
Duru Gıda Beslenme Uzmanı Emine Uluçay, okul ve iş temposunda öğle öğününün dengeli planlanması için kompleks karbonhidrat, protein, sebze ve sağlıklı yağların bir arada tüketilmesini önerdi.
Haberin Özeti
- • Duru Gıda Beslenme Uzmanı Emine Uluçay, yoğun okul ve iş temposunda öğle yemeğini atlamanın dengeli beslenmeyi zorlaştırdığını belirtti.
- • Uluçay, dengeli bir öğle öğünü için kompleks karbonhidrat, protein, sebze ve sağlıklı yağların bir arada tüketilmesini önerdi.
- • Yoğun günler için bulgur ve bakliyat gibi temel malzemelerin önceden hazırlanması, çeşitli öğünler oluşturmayı kolaylaştırır.
Yaz döneminin sona ermesiyle okul ve iş hayatında yeniden yoğunlaşan günlük tempo, beslenme alışkanlıklarını da etkiliyor. Gün içinde zaman kazanmak amacıyla öğle yemeğinin atlanması veya öğünün yalnızca küçük atıştırmalıklarla geçiştirilmesi, düzenli ve dengeli beslenmeyi zorlaştırabiliyor.
Duru Gıda Beslenme Uzmanı Emine Uluçay, öğle yemeğinin önceden planlanmasının yoğun günlerde hem pratiklik sağladığını hem de dengeli seçeneklere yönelmeyi kolaylaştırdığını belirtti.
Öğle tabağında dört temel bileşen
Uluçay, dengeli bir öğle öğünü oluştururken dört temel besin grubunun dikkate alınabileceğini ifade etti. Kompleks karbonhidrat, protein, sebze ve sağlıklı yağların bir araya getirilmesinin öğünün doyuruculuğunu destekleyebileceğini kaydetti.
Uluçay, “Dengeli bir öğle öğününde bulgur gibi kompleks karbonhidrat kaynaklarına; et, tavuk, balık, yumurta veya bakliyat gibi protein kaynaklarına; mevsim sebzelerine; zeytinyağı, avokado ve yağlı tohumlar gibi sağlıklı yağ kaynaklarına yer verebiliriz. Öğüne tercihe göre yoğurt, ayran veya kefir de eşlik edebilir.” dedi.
Karbonhidratın tamamen beslenmeden çıkarılması yerine lif içeren kompleks karbonhidratların tercih edilebileceğini belirten Uluçay, bulgurun farklı öğünlerde kullanılabilecek pratik seçeneklerden biri olduğunu ifade etti.
Mercimek, nohut, fasulye ve barbunya gibi bakliyatların da bitkisel protein ve lif içeriğiyle öğünün doyuruculuğuna katkı sağlayabileceğini aktaran Uluçay, bulgur ile bakliyatın birlikte kullanılmasının özellikle bitki ağırlıklı beslenen kişiler için alternatif oluşturabileceğini söyledi.
Önceden hazırlık yoğun günleri kolaylaştırıyor
Öğle yemeği hazırlamak için her gün uzun süre mutfakta vakit geçirmek gerekmediğini belirten Uluçay, bazı temel malzemelerin önceden hazırlanmasının önemli ölçüde zaman kazandırabileceğini dile getirdi.
Hafta başında bulgur ve bakliyat gibi ürünlerin hazırlanarak uygun koşullarda buzdolabında saklanması, farklı sebze ve protein kaynaklarıyla kısa sürede çeşitli öğünler oluşturulmasını kolaylaştırabiliyor.
Uluçay, “Öğle yemeğini planlamak, her gün farklı ve zahmetli bir tarif hazırlamak anlamına gelmiyor. Önceden hazırladığımız birkaç temel malzemeyi farklı sebze ve protein kaynaklarıyla birleştirebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Tavuk ve yeşil mercimekle hazırlanan bulgur salatası, sebzeli nohutlu bulgur pilavı, bulgur ve bakliyat köfteleri ile ton balıklı veya peynirli bulgur salatasının evden götürülebilecek seçenekler arasında bulunduğunu kaydetti.
Evden götürülen yemek nasıl saklanmalı?
Uluçay, evde hazırlanan öğünlerin okula veya iş yerine götürülmesi sırasında saklama koşullarına da dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.
Özellikle et, balık, yumurta ve süt ürünleri içeren yiyeceklerin uygun sıcaklıkta muhafaza edilmesi, gıdaya uygun ve sızdırmaz kapların kullanılması önem taşıyor. Soğuk tutulması gereken yemeklerde termal çantaların tercih edilmesi, yoğurt ve sos gibi ürünlerin ise ayrı kaplarda taşınması yemeğin tazeliğinin korunmasına yardımcı olabiliyor.
Uluçay, yoğun günlük program içerisinde öğle öğününün önceden planlanmasının, pratik ve dengeli bir beslenme düzeninin sürdürülmesini kolaylaştırabileceğini ifade etti.
Bakmadan Geçme
