Yenidoğan sarılığında erken müdahale kalıcı beyin hasarını önleyebilir
Uzmanlar, yenidoğan sarılığının çoğu zaman doğal bir süreç olsa da bilirubin seviyesinin hızla yükseldiği durumlarda kalıcı beyin ve işitme hasarına yol açabileceğini belirterek aileleri erken belirtiler konusunda dikkatli olmaya çağırıyor.
Haberin Özeti
- • Uzmanlar, yenidoğan sarılığının çoğu zaman kendiliğinden düzelse de bazı bebeklerde kalıcı beyin ve işitme hasarına yol açabilecek seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulundu.
- • Prof. Dr. Mehmet Şah İpek, erken tanı, düzenli doktor takibi ve zamanında uygulanan fototerapinin ciddi komplikasyonların önlenmesinde hayati önem taşıdığını belirtti.
- • Sarılığın ilk 24 saatte başlaması, bebeğin yeterince emememesi, aşırı uyku hali veya sarılığın bacaklara kadar yayılması gibi belirtilerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
Yenidoğan döneminde en sık görülen sağlık sorunlarından biri olan sarılık, çoğu bebekte kendiliğinden düzelirken, bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle yaşamın ilk günlerinde ortaya çıkan veya hızla ilerleyen sarılığın ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Memorial Dicle Hastanesi Yenidoğan Bakım Ünitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Şah İpek, yenidoğan sarılığında erken tanı ve doğru tedavinin kalıcı nörolojik hasarların önlenmesinde hayati önem taşıdığını söyledi.
Yenidoğan sarılığının, kırmızı kan hücrelerinin parçalanması sonucu ortaya çıkan bilirubinin karaciğer tarafından yeterince hızlı işlenememesi nedeniyle geliştiğini belirten Prof. Dr. İpek, bu durumun özellikle yenidoğanlarda karaciğer enzim sisteminin tam olgunlaşmamasından kaynaklandığını ifade etti.
Uzmanlara göre her sarılık tehlikeli olmasa da bazı bebeklerde bilirubin seviyesinin kısa sürede yükselmesi, kernikterus adı verilen ve kalıcı beyin ile işitme siniri hasarına yol açabilen ciddi bir tabloya neden olabiliyor. Bu nedenle özellikle doğumdan sonraki ilk günlerde bebeklerin yakından takip edilmesi gerekiyor.
Sarılık belirtilerinin genellikle yüz ve göz aklarında başladığını belirten Prof. Dr. İpek, bilirubin seviyesi yükseldikçe sarılığın gövdeye, kollara ve bacaklara yayıldığını söyledi.
Uzmanlar, bebeğin doğal ışık altında değerlendirilmesini önerirken, alın, burun veya göğüs bölgesine hafifçe bastırılıp bırakıldığında oluşan sarı renk değişikliğinin önemli bir belirti olabileceğini ifade ediyor. Özellikle koyu tenli bebeklerde sarılığı fark etmenin daha zor olabileceği belirtiliyor.
Normal şartlarda sarılığın doğumdan sonraki ikinci veya üçüncü günde başladığını ifade eden uzmanlar, zamanında doğan bebeklerde bir ila iki hafta, prematüre bebeklerde ise yaklaşık üç hafta içinde düzelmesinin beklendiğini kaydediyor.
Prof. Dr. Mehmet Şah İpek, yenidoğanların ilk günlerden itibaren yeterli ve düzenli beslenmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, anne sütünün bilirubinin bağırsaklardan tekrar kana karışmasını azaltarak vücuttan atılmasını kolaylaştırdığını söyledi.
Bu belirtiler varsa vakit kaybetmeyin
Uzmanlara göre aşağıdaki belirtilerden biri görüldüğünde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor:
- Sarılığın doğumdan sonraki ilk 24 saat içinde başlaması
- Bebeğin emememesi veya yeterince beslenememesi
- Sık kusma
- Aşırı uyku hali ya da huzursuzluk
- Sarılığın bacaklara kadar yayılması
- İdrar ve dışkı miktarında belirgin azalma
- Kilo kaybı
- Sarılığın iki haftadan uzun sürmesi
- İdrarın koyu çay renginde olması
- Dışkının açık veya beyazımsı renkte görülmesi
- Fototerapi sonrasında sarılığın yeniden ortaya çıkması
Bu durumlarda bilirubin seviyesi cilt ölçüm cihazları veya kan testleriyle değerlendirilirken, gerekli görülmesi halinde altta yatan nedenin belirlenmesi için ek tetkikler yapılıyor.
Tedavinin bebeğin yaşı, kilosu, doğum haftası ve bilirubin düzeyine göre planlandığını belirten Prof. Dr. İpek, hafif vakalarda düzenli takibin yeterli olabileceğini, bilirubin seviyesinin yükselmesi durumunda ise fototerapi uygulandığını söyledi.
Fototerapide kullanılan özel mavi ışığın bilirubini vücuttan kolayca atılabilecek bir forma dönüştürdüğünü ifade eden uzmanlar, tedavi sırasında bebeğin yalnızca bezi ve göz koruyucu maske ile ışık altında tutulduğunu belirtiyor.
Uzmanlar ayrıca, güneş ışığının fototerapinin yerine geçmediğini vurgulayarak, sarılığı azaltmak amacıyla yenidoğan bebeklerin güneşe çıkarılmasının güvenli ve doğru bir yöntem olmadığının altını çiziyor. Çok ileri düzeydeki vakalarda ise kan değişimi tedavisine başvurulabiliyor.
"Erken tanı ömür boyu sürebilecek hasarları önleyebilir"
Prof. Dr. Mehmet Şah İpek, yenidoğan sarılığının çoğu zaman geçici bir durum olduğunu ancak mutlaka sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şu uyarıda bulundu:
"Yenidoğan sarılığı çoğu zaman geçici ve zararsız bir durum olsa da mutlaka sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmelidir. Anne ve baba adaylarının sarılık belirtileri konusunda bilinçlendirilmesi, erken tanı ve tedavi açısından büyük önem taşır. Ailelerin farkındalığının artırılmasıyla bilirubin yüksekliğine bağlı gelişebilecek kalıcı beyin ve işitme hasarlarının büyük ölçüde önlenebileceği unutulmamalıdır."
Bakmadan Geçme