• Haberler
  • Sağlık
  • Yaz sıcağı kanser tedavisini zorlaştırabiliyor: Uzmanından 10 hayati uyarı

Yaz sıcağı kanser tedavisini zorlaştırabiliyor: Uzmanından 10 hayati uyarı

Yaz aylarında artan sıcaklık ve güneş ışınları, kanser tedavisi gören hastalarda yan etkilerin daha belirgin hale gelmesine neden olabiliyor. Dr. Engin Erdemoğlu, alınacak basit önlemlerle tedavi sürecinin güvenli şekilde sürdürülebileceğini söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Yaz aylarında yükselen sıcaklıklar ve güneş, kanser tedavisi gören hastalarda sıvı kaybı, güneş hassasiyeti ve enfeksiyon riskini artırıyor.
  • Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Engin Erdemoğlu, güvenli bir yaz için bilinçli davranmak ve hekim önerilerine uymanın önemini vurguladı.
  • Hastalara 11.00-16.00 arası doğrudan güneşe çıkmamaları, SPF 50+ koruyucu kullanmaları ve günlük 2-2,5 litre sıvı tüketmeleri önerildi.

Yaz mevsiminde yükselen hava sıcaklıkları ve yoğun güneş ışınları, kanser tedavisi gören hastalar için bazı sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Özellikle kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavi alan kişilerde sıvı kaybı, güneş hassasiyeti, enfeksiyon riski ve sıcak havaya bağlı sağlık sorunlarının daha sık görülebildiği belirtiliyor.

Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Engin Erdemoğlu, bilinçli davranılması ve tedavi sürecinde hekim önerilerine uyulmasının yaz aylarının daha güvenli geçirilmesini sağlayacağını belirterek şunları söyledi:

“Kanser tedavisi gören hastalar için güvenli bir yaz mevsiminin temelinde bilinçli davranmak ve hekim önerilerine uyum göstermek yatmaktadır. Yeterli sıvı tüketimi, güneşten korunma, güvenli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve enfeksiyonlardan korunma gibi basit önlemler hem tedavi sürecinin daha rahat geçmesini sağlar hem de yaşam kalitesini önemli ölçüde artırır.”

Tedavi gören hastalarda güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmanın ciddi cilt sorunlarına neden olabileceği belirtiliyor. Bazı kemoterapi ilaçlarının güneş yanığı, cilt lekeleri ve tahriş riskini artırdığı ifade edilirken, yalnızca güneş kremi kullanmanın yeterli olmadığı vurgulanıyor.

Gölge alanların tercih edilmesi, geniş kenarlı şapka, koruyucu kıyafet ve güneş gözlüğü kullanılması gerektiği belirtilirken, özellikle 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe çıkılmaması öneriliyor. En az SPF 50 koruma sağlayan ve UVA-UVB filtreli güneş kremlerinin tercih edilmesi tavsiye ediliyor.

Yeterli su tüketimi hayati önem taşıyor

Yaz döneminde en sık karşılaşılan sorunlardan biri de yetersiz sıvı tüketimi oluyor. Susama hissinin her zaman güvenilir bir gösterge olmadığına dikkat çekilirken, özellikle ileri yaş grubundaki hastalarda sıvı kaybının böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceği ve kemoterapi ilaçlarının yan etkilerini artırabileceği ifade ediliyor.

Özel bir sağlık sorunu bulunmayan hastalarda günlük 2-2,5 litre sıvı tüketimi önerilirken, bu miktarın kişinin sağlık durumuna göre değişebileceği belirtiliyor.

Güneş kremleriyle ilgili tartışmalara da değinen Dr. Engin Erdemoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Son yıllarda güneş kremlerinin içeriğiyle ilgili çeşitli tartışmalar gündeme gelmektedir. Hastaların bu konuda sosyal medyadaki bilgi kirliliğinden ziyade bilimsel verilere güvenmeleri önemlidir. Günümüzde onaylı güneş kremlerinin kanser tedavileriyle veya hormon tedavileriyle klinik açıdan anlamlı bir etkileşim gösterdiğine dair güçlü bir kanıt bulunmamaktadır. Özellikle mineral filtre içeren, çinko oksit veya titanyum dioksit bazlı ürünler hassas cilde sahip hastalarda iyi bir seçenek olabilir."

Beslenme ve gıda hijyenine dikkat edilmeli

Tedavi sürecinde bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığı belirtiliyor. Mevsim sebze ve meyveleri ile yeterli protein içeren öğünlerin tercih edilmesi önerilirken, açıkta satılan yiyecekler, iyi yıkanmamış sebzeler, çiğ et, çiğ deniz ürünleri, uzun süre dışarıda bekleyen süt ürünleri ve mayonezli gıdalardan uzak durulması gerektiği ifade ediliyor.

Sıcak çarpmasının belirtilerinin bazen kemoterapi yan etkileriyle karıştırılabileceğine dikkat çeken Dr. Erdemoğlu şöyle konuştu:

“Kanser tedavisi gören hastaların çoğunun farkında olmadığı önemli bir risk de sıcak çarpmasıdır. Sıcak çarpması ile kemoterapi yan etkileri bazen birbirine karışabilir. Ancak yüksek ateş, bilinç bulanıklığı, aşırı terleme veya tam tersine terleyememe, ciddi baş dönmesi, çarpıntı ve bayılma hissi gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa sıcak çarpması mutlaka akılda tutulmalıdır. Özellikle ileri yaş hastalar, eşlik eden kalp-damar hastalığı bulunanlar, böbrek fonksiyonları sınırlı olanlar ve performans durumu düşük hastalar sıcak havalardan daha fazla etkilenmektedir.”

Bağışıklık sistemini baskılayan tedaviler nedeniyle enfeksiyon riskinin arttığı belirtilirken, kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durulması, el hijyenine dikkat edilmesi ve ateş gelişmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.

Fiziksel aktivite ihmal edilmemeli

Yaz aylarında hafif tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet ve esneme egzersizlerinin tedavi sürecine olumlu katkı sağlayabileceğini belirten Dr. Erdemoğlu şunları söyledi:

“Fiziksel aktivite tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır. Günümüzde mümkün olduğu kadar aktif kalmanın hem yaşam kalitesini hem de fiziksel dayanıklılığı artırdığı bilinmektedir. Yaz aylarında yürüyüş, hafif tempolu bisiklet, yüzme ve esneme egzersizleri uygun seçenekler arasında yer alır. Ancak egzersizlerin günün serin saatlerinde yapılması, yeterli sıvı alınması ve aşırı efordan kaçınılması gerekir. Hastaların kendilerini zorlamadan, vücutlarının verdiği sinyalleri dikkate alarak hareket etmeleri önemlidir.”

Tedavi gören hastaların yaz tatili yapabileceği ancak seyahat planlarının mutlaka tedavi takvimine göre hazırlanması gerektiği belirtiliyor. Gidilecek bölgede sağlık hizmetlerine erişim imkanının araştırılması, ilaçların düzenli taşınması ve hijyeninden emin olunmayan havuzlardan kaçınılması öneriliyor.

Estetik işlemler ertelenmeli

Kemoterapi sürecinde estetik uygulamaların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Engin Erdemoğlu, şu uyarıda bulundu:

"Estetik uygulamalar konusunda kemoterapi sürecinde dikkatli olunmalıdır. Botoks, dolgu, mezoterapi ve benzeri işlemler bazı hastalarda uygun olsa da aktif tedavi sırasında enfeksiyon, gecikmiş yara iyileşmesi ve beklenmeyen cilt reaksiyonları açısından risk oluşturabilir. Bu nedenle estetik girişimler mutlaka hastayı takip eden onkoloji uzmanı ile görüşülerek planlanmalıdır. Özellikle beyaz küre veya trombosit değerlerinin düşük olduğu dönemlerde bu tür işlemlerden kaçınılmalıdır."

Yaz sıcağı kanser tedavisini zorlaştırabiliyor: Uzmanından 10 hayati uyarı

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme