Otizm artışı tartışılırken beslenmeye dikkat çekiliyor
Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, otizmin yalnızca genetik nedenlerle açıklanamayacağını belirterek, beslenme ve çevresel faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Haberin Özeti
- • Fitoterapi Uzmanı Ümit Aktaş, otizmin yalnızca genetik değil çevresel ve yaşam tarzı faktörleriyle de ilişkili olduğunu belirtti.
- • Doğum şekli, beslenme alışkanlıkları ve çevresel toksinlerin çocukların gelişimini etkileyebileceği ifade edildi.
- • Doğal beslenme, rafine şekerden uzak durma ve erken dönemde müdahalenin önemli olduğu vurgulandı.
Dünya genelinde otizm görülme sıklığındaki artış, yalnızca genetik nedenlerle açıklanamayacak kadar geniş bir tartışma alanı oluşturuyor. Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, otizmin çok boyutlu bir süreç olduğunu belirterek çevresel etkenler, doğum şekli ve beslenme alışkanlıklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Toplumda hâlâ nadir görülen bir durum olarak algılansa da artan tanı oranlarının dikkat çekici olduğunu ifade eden Aktaş, farkındalığın artırılmasının önemine değindi.
“Otizm sadece genetik kökenli değildir”
Modern yaşamın etkilerine dikkat çeken Aktaş, “Otizm sadece genetik kökenli bir sorun değildir. Çevresel toksinler, gıdalarda bulunan kimyasallar, vücudumuzun tanımadığı yapay ürünler ve ağır metaller bu süreçte etkili olabiliyor. Modern yaşamın getirdiği bu toksik yük, çocukların gelişim süreçlerini etkileyebilecek faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor” dedi.
Bu süreçte yaşam tarzı ve metabolik faktörlerin birlikte ele alınması gerektiğini belirten Aktaş, otizmin tek bir nedene indirgenemeyeceğini ifade etti.
Doğum şekli ve erken dönem etkileri
Çocukların bağışıklık sistemi ve gelişim süreçlerinde doğum şeklinin de etkili olabileceğini dile getiren Aktaş, “Doğum şekli, erken çocukluk dönemindeki beslenme alışkanlıkları ve çevresel faktörler birlikte değerlendirildiğinde çocukların gelişim süreçlerini etkileyebilecek birçok unsur ortaya çıkabiliyor” ifadelerini kullandı.
Beslenmenin rolü göz ardı edilmemeli
Beslenmenin otizm üzerindeki etkisine de değinen Aktaş, doğal ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti. “Erken teşhis ve erken dönemde beslenme düzeninin gözden geçirilmesi önemli olabilir. İşlenmiş ve raf ömrü uzun gıdalar yerine doğal ve geleneksel beslenme alışkanlıkları tercih edilmelidir” dedi.
Otizm odaklı beslenmede bazı gıdalardan kaçınılması gerektiğini belirten Aktaş, “Glüten içeren buğday ürünleri, hazır mayalı gıdalar, rafine şeker ve süt ürünlerinden uzak durulması öneriliyor” ifadelerini kullandı.
Doğal beslenme önerileri öne çıkıyor
Beslenme düzeninde yer verilmesi önerilen gıdaları da sıralayan Aktaş, “Mevsiminde tüketilen sebzeler, ev yapımı fermente ürünler, kemik suyu ile hazırlanan çorbalar, sağlıklı yağlar ve doğal protein kaynakları beslenmede önemli yer tutmalıdır” dedi.
Şeker tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan Aktaş, “Aşırı şeker tüketimi kan şekeri dalgalanmalarına neden olabilir. Bu nedenle çocukların beslenme düzeninde rafine şeker mümkün olduğunca azaltılmalıdır” şeklinde konuştu.
Bakmadan Geçme
