Obezite tedavisinde yanlış yöntem zaman kaybettirebilir

Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Rafail Ibayev, obezite tedavisinde popüler yöntemler yerine hastanın metabolik yapısı, obezite derecesi ve eşlik eden hastalıklarına göre kişiye özel bir yol haritası belirlenmesi gerektiğini söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Erdem Hastanesi uzmanı Op. Dr. Rafail Ibayev, obezite tedavisinde kişiye özel yaklaşımın önemini belirterek popüler yöntemlerin yanıltıcı olabileceğini vurguladı.
  • Ibayev, insülin direnci gibi altta yatan metabolik sorunların tespit edilmemesinin, eksik çabalara ve tedavide zaman kaybına neden olduğunu ifade etti.
  • Tedavi öncesinde endokrinolojik, kan ve psikolojik değerlendirmelerle birlikte, özellikle cerrahide, eşlik eden hastalıkların kapsamlı incelenmesi şarttır.

Obezite tedavisinde son dönemde zayıflama iğnelerinin yaygın şekilde gündeme gelmesi, kilo verme yöntemlerine yönelik ilgiyi de artırdı. Ancak sosyal medyada hızla yayılan şok diyetlerden çeşitli ürünlere, zayıflama iğnelerinden cerrahi yöntemlere kadar çok sayıda seçeneğin bulunması hastaların doğru tedaviye ulaşmasını zorlaştırabiliyor.

Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Rafail Ibayev, obezitenin kronik ve çok faktörlü bir hastalık olduğunu belirterek, tedavinin kişiye özel planlanması gerektiğine dikkat çekti.

“Popüler olan değil, doğru tedavi önemli”

Zayıflama iğnelerinin her hasta için tek ve kalıcı çözüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Rafail Ibayev, kişinin genel sağlık durumunun tedavi seçiminde belirleyici olduğunu söyledi.

Ibayev, “Tedavide önemli olan popüler olan yöntemi seçmek değil, hastanın ihtiyaç duyduğu doğru tedaviyi zamanında belirlemek. Özellikle morbid obezite ve eşlik eden hastalıkların bulunduğu durumlarda uygun tedavinin gecikmesi, zamanın sağlık aleyhine işlemesine neden olabiliyor.” dedi.

Her insanın metabolik hızı, genetik özellikleri ve obezite derecesinin farklı olduğunu vurgulayan Ibayev, bir kişide sonuç verdiği belirtilen yöntemin başka bir kişide aynı sonucu vermesinin beklenmemesi gerektiğini ifade etti.

Obezitenin yalnızca alınan ve harcanan kalori üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmadığını belirten Op. Dr. Rafail Ibayev, kilo artışının altında farklı sağlık sorunlarının bulunabileceğine dikkat çekti.

İnsülin direnci, tiroid fonksiyon bozuklukları ve yeme davranışı bozuklukları gibi faktörlerin değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Ibayev, bunların gözden kaçırılmasının doğru tedavinin gecikmesine ve tekrarlayan kilo verme girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açabileceğini söyledi.

Ibayev, “Altta yatan metabolik sorunların tespit edilmemesi durumunda eksik ve sonuçsuz çabalarla aylar kaybedilebiliyor” ifadelerini kullandı.

Tedavi öncesinde kapsamlı değerlendirme yapılmalı

Obezite tedavisinde kişinin sağlık tablosunun bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Rafail Ibayev, gerekli endokrinolojik incelemeler, kan değerleri ve psikolojik değerlendirmelerin tedavi planının oluşturulmasında önemli olduğunu belirtti.

Özellikle cerrahi düşünülen hastalarda yalnızca vücut ağırlığına bakılarak karar verilmemesi gerektiğini ifade eden Ibayev, obezitenin derecesinin yanı sıra eşlik eden hastalıkların da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Kilo verip yeniden alma şeklinde tekrarlanan “yo-yo” diyet döngüsünün uzun süre devam etmesinin doğru tedaviye ulaşmayı geciktirebileceğine dikkat çeken Op. Dr. Rafail Ibayev, özellikle ileri obezite tablosunda zaman faktörünün önem taşıdığını söyledi.

Ibayev, vücut kitle indeksi 35 ve üzerinde olup tip 2 diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi eşlik eden hastalıkları bulunan kişilerin sağlık durumlarının kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Obezitenin zaman içerisinde kalp ve damar sistemi başta olmak üzere farklı organlar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade eden Ibayev, ailesinde erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunan, kontrol altına alınamayan diyabeti, karaciğer yağlanması veya obeziteye bağlı ciddi eklem sorunları olan kişilerde zamanın daha kritik hale gelebildiğini kaydetti.

VKİ 40’ın üzerindeyse başarısız yöntemlerde ısrar edilmemeli

Dengeli beslenme ve egzersizin sağlıklı yaşamın vazgeçilmez parçaları olduğunu belirten Op. Dr. Rafail Ibayev, vücut kitle indeksinin 40’ın üzerinde olduğu morbid obezite durumunda, tıbbi gözetim altında tekrarlanmasına rağmen sonuç alınamayan yöntemlerde uzun süre ısrar edilmesinin zaman kaybına dönüşebileceğini ifade etti.

Ibayev, yıllarca devam eden ve sonuç vermeyen diyet-egzersiz girişimlerinin ardından hastanın sağlık durumuna göre cerrahi seçeneklerin de değerlendirmeye alınabileceğini belirtti.

Obezite cerrahisinde de tek tip bir tedaviden söz edilemeyeceğine dikkat çeken Op. Dr. Rafail Ibayev, ameliyat kararının kişiye özel ve farklı tıp disiplinlerinin değerlendirmesiyle verilmesi gerektiğini söyledi.

Tüp mide ve gastrik bypass gibi cerrahi yöntemler arasında seçim yapılırken kişinin tıbbi geçmişinin, anatomik yapısının, yeme alışkanlıklarının ve obeziteye eşlik eden hastalıklarının dikkate alınması gerektiğini belirten Ibayev, doğru yöntem belirlenmeden yapılan planlamaların istenilen sonucu vermeyebileceğini ifade etti.

“Cerrahi sihirli bir değnek değil”

Ameliyatın obezite tedavisindeki sürecin yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirten Op. Dr. Rafail Ibayev, cerrahi sonrasında hastanın yaşam tarzı değişikliklerine uyumunun ve düzenli takibinin kalıcı başarı açısından önem taşıdığını söyledi.

Ameliyat sonrasında yeniden kilo alınması halinde hastanın baştan değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ibayev, mide anatomisinin mevcut durumu, beslenme alışkanlıkları, vitamin ve mineral değerleri ile psikolojik uyumun gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

Obezite tedavisinde yanlış yöntem zaman kaybettirebilir

Ibayev, “Tedavi ve takip şeması bu bulgular ışığında güncellenmeli, gerekiyorsa diyetisyen ve psikolog eşliğinde davranışsal terapiler veya revizyon cerrahisi ihtimalleri değerlendirilerek kişiye özel yeni bir yol haritası çizilmelidir.” dedi.

Op. Dr. Rafail Ibayev, obeziteyle mücadelede zayıflama iğnesi, diyet veya cerrahi gibi tek bir yöntemin herkes için doğru seçenek olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Hastanın obezite derecesi, metabolik durumu, eşlik eden hastalıkları ve daha önce uygulanan tedavilerin sonuçları birlikte değerlendirilerek uygun yöntemin zamanında belirlenmesinin, tedavi sürecinin en önemli aşamalarından biri olduğunu ifade etti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme