Geçmeyen karın şişkinliği yumurtalık kanserinin işareti olabilir
Kadın Hastalıkları Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, uzun süre devam eden karın şişkinliği, erken doyma, kasık ağrısı ve bağırsak alışkanlıklarındaki değişikliklerin yumurtalık kanseri açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Türkiye'de her yıl yaklaşık 3 bin 900-4 bin kadına bu tanının konulduğunu söyledi.
Haberin Özeti
- • Yumurtalık kanseri, Türkiye'de yılda 3.900-4.000 kadında görülen ve belirtileri mide rahatsızlıklarıyla karıştığı için genellikle geç teşhis edilen bir kanser türüdür.
- • Prof. Dr. Erdemoğlu, karın şişkinliği, erken doyma, kasık ağrısı ve bağırsak değişiklikleri gibi belirtilerin haftalarca sürmesi halinde doktora başvurulması gerektiğini vurguladı.
- • Aile öyküsü ve BRCA gen mutasyonları riski artırırken, yumurtalık kanseri tedavisinde cerrahi ve ileri evrede sıcak kemoterapi (HIPEC) uygulanabilir.
Yumurtalık kanseri, erken dönemde belirgin şikâyetlere yol açmaması nedeniyle kadınlarda geç fark edilebilen kanser türleri arasında yer alıyor. Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, özellikle haftalarca devam eden ve giderek artan karın ve sindirim sistemi şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.
Dünyada her yıl yaklaşık 331 bin kadının yumurtalık kanserine yakalandığını, yaklaşık 204 bin kadının ise bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiğini aktaran Erdemoğlu, Türkiye’de yıllık yeni vaka sayısının 3 bin 900 ile 4 bin civarında olduğunu ifade etti.
Hastalığın en sık 55-74 yaş grubunda görüldüğünü belirten Erdemoğlu, yumurtalıkların karın boşluğu içerisinde bulunması nedeniyle tümörlerin uzun süre ağrı veya belirgin baskı oluşturmadan büyüyebildiğine dikkat çekti. Bu durumun tanıyı geciktirebildiğini söyleyen Erdemoğlu, hastaların yaklaşık üçte ikisinde hastalığın karın içine yayıldıktan sonra tespit edilebildiğini kaydetti.
Bu belirtiler haftalarca sürüyorsa dikkat
Prof. Dr. Erdemoğlu, yumurtalık kanserinde karında sürekli şişkinlik ve gerginlik, kıyafetlerin bel bölgesinde dar gelmeye başlaması, az miktarda yemekle doyma, iştah kaybı, karın veya kasıkta devam eden ağrı, sık idrara çıkma veya ani sıkışma hissi, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik ve açıklanamayan kilo değişimlerinin görülebileceğini söyledi.
Bu şikâyetlerin tek başına kanser anlamına gelmediğinin altını çizen Erdemoğlu, “Yumurtalık kanserinin belirtileri çoğu zaman mide ve bağırsak rahatsızlıklarıyla karıştırılabiliyor. Ancak şikâyetler birkaç hafta boyunca devam ediyor ve giderek artıyorsa doktora başvurmak gerekir” dedi.
Ailesinde yumurtalık veya meme kanseri bulunan kadınlarda riskin artabileceğine işaret eden Erdemoğlu, BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki kalıcı değişikliklerin de riski yükseltebildiğini belirtti. Aile öyküsü bulunan kadınların genetik danışmanlık alabileceğini ifade eden Erdemoğlu, gen değişikliği saptanan kişilerde koruyucu seçeneklerin yaş, çocuk sahibi olma planı ve genel sağlık durumu dikkate alınarak kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Tedavi hastaya göre planlanıyor
Yumurtalık kanseri tedavisinde cerrahinin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Erdemoğlu, ameliyatın temel hedeflerinden birinin karın içerisinde gözle görülebilir tümör dokusu bırakmamak olduğunu ifade etti.
Hastalığın erken evrede ve yumurtalıkla sınırlı olduğu uygun vakalarda laparoskopi veya robotik cerrahi gibi kapalı yöntemlerin uygulanabileceğini kaydeden Erdemoğlu, karın içine yayılmış ileri evre hastalıkta ise daha kapsamlı cerrahi girişimlerin gerekebildiğini söyledi.
HIPEC olarak bilinen sıcak kemoterapi yöntemine de değinen Erdemoğlu, bu yöntemde uygun hastalarda ameliyat sırasında gözle görülen tümörler çıkarıldıktan sonra karın boşluğuna yaklaşık 41-43 dereceye kadar ısıtılmış kemoterapi ilacı içeren sıvı verildiğini anlattı. Erdemoğlu, HIPEC’in her hasta için uygun olmadığını, kararın deneyimli ekipler tarafından hastanın durumuna göre verilmesi gerektiğini vurguladı.
Yumurtalık kanserinin tedaviden sonra tekrarlayabileceğini de belirten Prof. Dr. Erdemoğlu, hastalığın yeniden ortaya çıkması durumunda cerrahi veya ilaç tedavisinin hastalığın yayılımı, önceki tedaviler ve hastanın genel durumu dikkate alınarak planlandığını ifade etti.
Erdemoğlu, yumurtalık kanseri tedavisinde jinekolojik onkoloji, radyoloji, patoloji ve diğer ilgili branşların birlikte çalışmasının önem taşıdığını belirterek tedavi kararlarının deneyimli merkezlerde ve multidisipliner değerlendirmeyle alınmasının önemine dikkat çekti.
Bakmadan Geçme
