Estetik bir gülüşün sırrı sağlıklı diş etlerinde
Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, estetik bir gülüş için dişlerin görünümü kadar sağlıklı diş etleri ve diş-dudak uyumunun da önemli olduğunu belirtti.
Haberin Özeti
- • Estetik bir gülüş için yalnızca beyaz ve düzgün dişler değil, sağlıklı diş etleri ve dudaklarla uyum da önem taşıyor.
- • Gülümseme sırasında yaklaşık 2-3 milimetrelik diş eti görünümü doğal kabul edilirken, fazla görünüm “gummy smile” olarak adlandırılıyor.
- • Diş eti çekilmesi, iltihap ve renk değişikliklerinde ihtiyaca göre diş eti grefti, gingivektomi ve farklı periodontal uygulamalar kullanılabiliyor.
Güzel bir gülüş için yalnızca beyaz ve düzgün dişlerin yeterli olmadığına dikkat çeken Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, diş eti sağlığı ile diş, diş eti ve dudak arasındaki uyumun estetik görünümün temel unsurları arasında yer aldığını belirtti. Bahar, diş eti çekilmesinden fazla diş eti görünümüne kadar farklı sorunların kişiye uygun periodontal uygulamalarla ele alınabildiğini söyledi.
Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, gülüş estetiğinde önemli bir yere sahip olan “pembe estetik” hakkında bilgi verdi. Dişlerin rengi ve dizilimi kadar onları çevreleyen diş eti dokusunun da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bahar, doğal bir görünüm için ağız çevresindeki yapıların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Pembe estetik kavramının diş etlerinin yalnızca şekliyle sınırlı olmadığını kaydeden Bahar, diş etinin rengi, uzunluğu, kalınlığı ve dişlerle oluşturduğu bütünlüğün gülüşün görünümünü doğrudan etkileyebildiğini aktardı.
Diş, diş eti ve dudak uyumu önemli
Gülüş estetiğinin yalnızca dişlerin beyazlığı veya düzgünlüğü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Güzel ve doğal bir gülüş için dişlerin, diş etlerinin ve dudakların birbiriyle uyum içinde olması gerekir.” dedi.
Pembe estetiğin, dişi çevreleyen dokuların sağlıklı ve estetik görünümünü kapsadığını belirten Bahar, diş eti dokusunun şekli, rengi, kalınlığı ve uzunluğunun da değerlendirmeye dahil edildiğini söyledi.
Bahar, “Yalnızca beyaz ve düzgün dişlere sahip olmak, tek başına estetik bir gülüş için yeterli değil. Sağlıklı diş eti dokusu ve diş-diş eti uyumu da mutlaka değerlendirilmeli.” ifadelerini kullandı.
Gülümseme sırasında görünen diş eti miktarının da estetik açıdan belirleyici olduğunu aktaran Bahar, yaklaşık 2-3 milimetrelik diş eti görünümünün doğal bir görüntü sağlayabileceğini, diş etlerinin belirgin şekilde daha fazla görünmesinin ise “gummy smile” olarak adlandırıldığını söyledi.
Bu durumun bazı kişilerde estetik kaygıya yol açabildiğini belirten Bahar, ihtiyaca göre kuron boyu uzatma, gingivektomi veya dudak konumlandırma gibi uygulamaların değerlendirilebildiğini ifade etti. Bahar, bu işlemlerde temel amacın yalnızca görünen diş eti miktarını azaltmak değil, dudak, diş ve diş eti arasındaki dengeyi sağlamak olduğunu kaydetti.
Sağlıklı diş eti estetik gülüşün temelini oluşturuyor
Diş eti çekilmesi, diş köklerinin açığa çıkması, dişlerin arasındaki pembe üçgen dokuların kaybolması ve diş eti iltihaplarının gülüşün görünümünü olumsuz etkileyebildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, diş eti sağlığının estetik uygulamalardan ayrı düşünülmemesi gerektiğini vurguladı.
Sağlıklı diş etlerinin genellikle pembe ve dengeli bir görünüme sahip olduğunu aktaran Bahar, iltihap gelişmesi durumunda kızarıklık, şişlik ve ödem görülebildiğini belirtti. Bu değişikliklerin hem ağız sağlığı hem de estetik görünüm açısından önem taşıdığına işaret etti.
Bahar, “Sağlıklı diş etleri, gülüş estetiğinin de temelini oluşturur. Diş etleri sağlıklı olduğunda estetik açıdan başarılı ve doğal bir gülüş elde etmek de çok daha kolaydır.” dedi.
Diş eti çekilmesi nedeniyle kök yüzeylerinin açığa çıktığı kişilerde ise durumun özelliklerine göre farklı tedavi yöntemlerinden yararlanılabildiğini belirten Bahar, serbest diş eti grefti veya bağ dokusu grefti gibi yöntemlerle kaybedilen dokunun yeniden oluşturulmasının hedeflenebildiğini söyledi.
Bu tedavilerde estetik görünümün yanı sıra açığa çıkan kök yüzeylerinin korunması, diş eti dokusunun sağlıklı hale getirilmesi ve dişi çevreleyen yapıların desteklenmesinin de amaçlandığını kaydetti.
Pembe estetik yalnızca şekil değişikliğinden ibaret değil
Pembe estetiğin geniş kapsamlı bir yaklaşım olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, tedavinin kişinin diş eti yapısına ve mevcut sorununa göre planlanması gerektiğini belirtti. Bazı durumlarda fazla dokunun uzaklaştırılması gerekirken bazı kişilerde kaybedilen diş eti dokusunun tamamlanmasına ihtiyaç duyulabildiğini aktardı.
Diş eti rengindeki değişikliklerin de estetik görünümü etkileyebildiğini dile getiren Bahar, sigara kullanımı ile genetik ve bireysel özelliklerin bazı kişilerde diş etlerinde koyu veya mor renklenmelere neden olabildiğini belirtti.
Uygun durumlarda periodontal işlemlerle söz konusu renklenmelerin azaltılabileceğini ifade eden Bahar, “Pembe estetik; sağlıklı diş eti dokusunun oluşturulması, renk ve form bozukluklarının giderilmesi, gerekli durumlarda eksik dokunun tamamlanması ve diş, diş eti ve dudak arasındaki doğal dengenin sağlanmasını kapsar.” diye konuştu.
Bahar, estetik bir gülüş hedeflenirken dişlerin görünümü kadar diş eti sağlığının da dikkate alınmasının, daha doğal ve dengeli bir sonuç elde edilmesinde önemli rol oynadığını vurguladı.
Bakmadan Geçme
