• Haberler
  • Sağlık
  • Ekran karşısında geçen süre arttıkça çocukların hareket becerileri zayıflayabiliyor

Ekran karşısında geçen süre arttıkça çocukların hareket becerileri zayıflayabiliyor

Telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının çocukların aktif oyuna ayırdığı zamanı azalttığını belirten Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, günlük 30-60 dakikalık hareketli oyunların fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişim açısından önemli olduğunu söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, artan ekran süresinin çocukların hareketli oyunlarını azaltarak fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkilediğini belirtti.
  • Kaya'ya göre hareket, çocukların kas kuvveti, denge, koordinasyon ve dikkat gibi motor becerilerinin gelişimi için temel taşıdır.
  • Hareketsizlik, çocuklarda çabuk yorulma ve günlük yaşam becerilerinde zorlanmaya yol açarken, Ergoterapist Kaya günlük 30-60 dakika hareketli oyun öneriyor.

Dijital cihazların çocukların günlük yaşamındaki yeri her geçen gün artarken, ekran karşısında geçirilen uzun süreler hareketli oyunların ve açık hava etkinliklerinin giderek azalmasına neden oluyor. Sokakta koşmak, bisiklete binmek, tırmanmak ve arkadaşlarla oynanan hareketli oyunların yerini telefon, tablet ve bilgisayar başında geçirilen zamanın alması çocukların gelişimini farklı yönlerden etkileyebiliyor.

Üsküdar Üniversitesi ÇEGOMER Ergoterapisti Emrullah Harun Kaya, hareketin çocukluk döneminde yalnızca fiziksel güç kazanmak için değil; motor becerilerin, dikkat ve planlama yeteneğinin, sosyal iletişimin ve günlük yaşamda bağımsızlığın gelişmesi açısından da önemli olduğunu belirtti.

“Hareket çocuk gelişiminin temel taşlarından biri”

Aktif oyunların azalmasının çocukların fiziksel kondisyonunun yanı sıra motor ve sosyal becerileri üzerinde de etkili olabileceğini ifade eden Kaya, çocukların hareket ederek çevrelerini ve kendi bedenlerini keşfettiklerine dikkat çekti.

Kaya, “Hareket çocuk gelişiminin temel taşlarından biridir. Çocuklar hareket ederek öğrenir, oynayarak gelişir. Hareket sırasında bedenlerini tanır, çevreleriyle ilişki kurar, karşılaştıkları sorunlara çözüm üretir ve yeni beceriler kazanırlar” dedi.

Aktif oyunların kas kuvveti ve dayanıklılığın gelişmesine katkı sağladığını belirten Kaya, denge, koordinasyon, dikkat, planlama ve sosyal iletişim gibi becerilerin de hareketli oyunlarla desteklendiğini söyledi.

Hareketsizlik çocukları daha çabuk yorabiliyor

Çocukların sağlıklı fiziksel gelişim için düzenli ve farklı hareket deneyimlerine ihtiyaç duyduğunu belirten Emrullah Harun Kaya, yeterince hareket etmeyen çocuklarda kas kuvveti, dayanıklılık, esneklik, denge ve koordinasyonla ilgili güçlüklerin görülebileceğini ifade etti.

Günlük hareket miktarının azalması çocuğun fiziksel dayanıklılığını da etkileyebiliyor. Bu çocuklar koşarken, merdiven çıkarken, uzun süre ayakta dururken veya arkadaşlarıyla hareketli oyunlar oynarken daha erken yorulabiliyor.

Top yakalama, sıçrama, tek ayak üzerinde durma, seksek oynama ve bisiklete binme gibi temel hareket becerilerinde de güçlüklerle karşılaşılabiliyor.

Etkileri okul ve ev hayatına yansıyabilir

Motor gelişimin yalnızca spor ve oyun sırasında kullanılan becerilerden oluşmadığına dikkat çeken Kaya, çocuğun günlük yaşamındaki birçok işi gerçekleştirebilmek için bedenini doğru ve koordineli şekilde kullanması gerektiğini belirtti.

Okul çantasını taşımaktan sırada dengeli oturmaya, kalem kullanmaktan ayakkabı bağlamaya, yemek yemekten oyuncakları toplamaya kadar birçok günlük faaliyet motor becerilerle doğrudan bağlantılı bulunuyor.

Kaya, “Çocuk yeterli hareket deneyimi kazanamadığında yalnızca koşma veya zıplama sırasında değil, günlük yaşam becerilerinde de zorlanabilir” ifadelerini kullandı.

Hareketli oyunların bilişsel gelişimi de desteklediğine dikkat çeken Kaya, çocukların oyun sırasında sürekli karar vermek ve karşılaştıkları problemlere çözüm üretmek durumunda kaldıklarını söyledi.

Bir engelin nasıl aşılacağına karar vermek, hareket halindeki topun yönünü tahmin etmek, düşmeden dengede kalmaya çalışmak veya arkadaşlarla oyunun kurallarını belirlemek gibi faaliyetler çocuğun zihinsel süreçlerini de aktif hale getiriyor.

Bazı belirtiler değerlendirme gerektirebilir

Çocukların gelişim hızlarının birbirinden farklı olduğunu hatırlatan Emrullah Harun Kaya, bazı çocukların hareketli oyunlara kolaylıkla katılırken bazılarının denge, koordinasyon, motor planlama veya duyusal işlemleme alanlarında desteğe ihtiyaç duyabileceğini söyledi.

Çocuğun sık sık düşmesi, merdiven çıkmakta güçlük çekmesi, top oyunlarından sürekli kaçınması, yaşıtlarına kıyasla çok çabuk yorulması, kalem kullanırken zorlanması veya günlük işlerini gerçekleştirmede belirgin güçlük yaşaması halinde gelişimsel değerlendirme yapılabileceğini belirtti.

Kaya, erken dönemde sağlanacak uygun desteğin çocuğun günlük aktivitelere katılımını artırabileceği gibi kendine olan güveninin gelişmesine de katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Her gün 30-60 dakika aktif oyun

Ailelerin çocuklarını hareket ettirmek için mutlaka özel spor ekipmanlarına ihtiyaç duymadığını belirten Kaya, evde bulunan güvenli malzemelerle de hareketli oyun alanları oluşturulabileceğini söyledi.

Yastık ve minderlerden hazırlanacak küçük engel parkurları, belirlenen bir çizgi üzerinde yürüme, güvenli engellerin çevresinden dolaşma veya hedefe doğru emekleme gibi oyunların denge, koordinasyon ve motor planlamayı destekleyebileceğini ifade eden Kaya, bu etkinliklerin çocuğun yaşına uygun hazırlanması ve yetişkin gözetiminde gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Ekran karşısında geçen süre arttıkça çocukların hareket becerileri zayıflayabiliyor

Müzik eşliğinde dans etmek de ritim, koordinasyon ve beden farkındalığını geliştirebilecek seçenekler arasında yer alıyor. Geleneksel çocuk oyunları ise hem hareketi artırıyor hem de çocukların sosyal etkileşimini destekliyor.

Ebeveyn de oyuna katılmalı

Emrullah Harun Kaya, ailelere çocuklarının yaşı, sağlık durumu ve bireysel ihtiyaçlarını dikkate alarak her gün yaklaşık 30-60 dakikalık aktif oyun zamanı oluşturmalarını önerdi.

Bu sürenin yalnızca çocuğun oynadığı, anne veya babanın ise telefonla ilgilendiği bir zaman dilimine dönüşmemesi gerektiğini belirten Kaya, ebeveynlerin oyuna katılmasının çocuğun motivasyonunu ve aile içindeki iletişimi güçlendirebileceğini ifade etti.

Çocukların hareket performansının yaşıtlarıyla karşılaştırılmaması gerektiğinin de altını çizen Kaya, ailelerin sonuçtan çok çocuğun gösterdiği çabayı ve gelişimi desteklemesinin daha doğru olduğunu söyledi.

“Arkadaşın senden daha hızlı” gibi kıyaslamalar yerine “Bugün daha uzun süre oynadın” veya “Topu yakalamak için çok güzel denedin” gibi ifadelerin kullanılabileceğini belirten Kaya, temel hedefin çocuğun hareket etmekten keyif alması ve kendisini güvende hissetmesi olduğunu kaydetti.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme