- Haberler
- Sağlık
- Uzun ekran süresi çocuklarda kronik kabızlıktan omurga sorunlarına kadar birçok riski artırıyor
Uzun ekran süresi çocuklarda kronik kabızlıktan omurga sorunlarına kadar birçok riski artırıyor
Çocukların gün içerisinde uzun saatler telefon, tablet ve bilgisayar karşısında kalmasının hareketsizliği artırdığını belirten Uz. Dr. Soner Demiral, özellikle boyun ve omurga problemleri, kabızlık, göz sorunları, obezite ve uyku düzensizliklerine karşı aileleri uyardı.
Haberin Özeti
- • Uz. Dr. Soner Demiral, çocuklarda uzun ekran süresinin boyun, omurga sorunları, kabızlık, obezite ve uyku düzensizlikleri gibi birçok riski artırdığını belirtti.
- • Çocukların ekran karşısında başlarını 60 derece eğmesi, omurgaya 27 kg yük bindirerek "text neck" gibi ciddi omurga sorunlarına yol açıyor.
- • Tuvalette telefon kullanımı, çocuklarda dışkılama refleksini geciktirerek kronik kabızlık oranını %3-5'ten %25'e yükseltiyor.
Telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon çocukların günlük yaşamında giderek daha fazla yer kaplıyor. Eğitimden eğlenceye kadar birçok alanda kullanılan dijital cihazların kontrolsüz ve uzun süreli kullanımı ise çocukların yalnızca psikolojik durumlarını değil, fiziksel gelişimlerini de etkileyebiliyor.
Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Soner Demiral, çocukluk ve ergenlik döneminde uzun ekran süreleriyle birlikte ortaya çıkan hareketsiz yaşam biçiminin özellikle gelişim çağındaki çocuklarda önemli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğine dikkat çekti.
Paylaşılan verilere göre Türkiye’de çocukların günlük ekran süresi ortalama 4-7 saat arasında değişirken, ergenlerde bu süre 6-8 saate kadar çıkabiliyor. Uzun süre aynı pozisyonda kalınması ve fiziksel aktivitenin azalması, gelişim dönemindeki çocuklarda ilerleyen yıllara taşınabilecek sorunları beraberinde getirebiliyor.
Telefona bakarken boyundaki yük artıyor
Çocukların telefon veya tablet kullanırken başlarını uzun süre öne doğru eğmeleri, boyun bölgesindeki yükün önemli ölçüde artmasına neden oluyor.
Biyomekanik araştırmalarda, başın yaklaşık 60 derece öne eğildiği pozisyonda servikal omurgaya binen yükün yaklaşık 27 kilograma ulaşabildiği belirtiliyor. Çocuk ve ergenlerin her gün saatlerce bu pozisyonda kalması ise gelişmekte olan omurga açısından risk oluşturabiliyor.
Uz. Dr. Soner Demiral, uzun süre devam eden yanlış duruşun doğal boyun eğrisinin bozulmasına, kas spazmlarına ve erken dönemde çeşitli omurga sorunlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabileceğini belirtti.
Literatürde “text neck” veya “tech neck” olarak adlandırılan bu durum, özellikle telefon ekranına bakarken başın sürekli öne eğilmesiyle ilişkilendiriliyor. Uzun süre aynı pozisyonda kalınması omur eklemleri, kaslar ve bağlar üzerinde de olumsuz etki oluşturabiliyor.
Tuvalete telefonla girmek kabızlığı tetikleyebilir
Uzun ekran kullanımının oluşturduğu sorunların yalnızca boyun ve omurgayla sınırlı olmadığını belirten Uz. Dr. Soner Demiral, çocuklarda tuvalet alışkanlıklarına da dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Özellikle telefon veya tabletle tuvalete girilmesi, çocuğun dikkatini ekrana yönelterek normal dışkılama sürecini olumsuz etkileyebiliyor. Tuvalette uzun süre ekranla vakit geçirilmesi, dışkılama refleksinin ertelenmesine ve zaman içerisinde kabızlığın kronik hale gelmesine zemin hazırlayabiliyor.
Paylaşılan bilgilere göre çocuklarda normal şartlarda yüzde 3-5 aralığında görülebilen kabızlık oranının, yoğun dijital cihaz kullanımı ve tuvalette telefon kullanma alışkanlığı bulunan çocuklarda yüzde 25 seviyelerine kadar çıkabildiği ifade ediliyor.
Demiral, bu nedenle çocukların tuvalete telefon veya tablet götürmemesi gerektiğini belirterek, düzenli tuvalet alışkanlığının küçük yaşlardan itibaren oluşturulmasının önem taşıdığına dikkat çekti.
Ekran karşısında geçirilen sürenin artması göz sağlığını da etkileyebiliyor. Uz. Dr. Soner Demiral, uzun süreli ekran kullanımının miyopi görülme sıklığındaki artışla birlikte göz kuruluğu, yanma ve dijital göz yorgunluğu gibi sorunlarla ilişkilendirilebildiğini kaydetti.
Ekran kullanımına bağlı olarak fiziksel hareketin azalması ise çocuklarda kilo artışı ve obezite riskini beraberinde getirebiliyor.
Özellikle akşam ve gece saatlerinde yoğun ekran kullanımı uyku düzenini de bozabiliyor. Ekranlardan yayılan ışığın melatonin salgılanmasını etkilemesi, çocukların uykuya geçişini zorlaştırabiliyor ve uyku kalitesini düşürebiliyor.
Çocuklara spor ve hareket alışkanlığı kazandırılmalı
Uz. Dr. Soner Demiral, teknolojiyi tamamen çocukların hayatından çıkarmak yerine ekran kullanımının kontrollü hale getirilmesinin ve günlük yaşamın fiziksel aktivitelerle dengelenmesinin önemli olduğunu belirtti.
Demiral, çocukların ekran kullanımından kaynaklanabilecek sağlık sorunlarından korunması için şu noktalara dikkat edilmesini önerdi:
1. Ekran kullanımında 20-20-20 kuralı uygulanmalı. Her 20 dakikada bir yaklaşık 20 saniye boyunca 6 metre uzağa bakılmalı ve oturma pozisyonu düzeltilmeli.
2. Telefon ve tablet mümkün olduğunca göz hizasında kullanılmalı, başın uzun süre öne eğilmesinden kaçınılmalı.
3. Çocukların tuvalete telefon veya tablet götürmesine izin verilmemeli.
4. Gün içerisinde en az 60 dakika orta veya yüksek şiddette fiziksel aktiviteye zaman ayrılmalı; açık hava oyunları ve spor desteklenmeli.
5. Ev içerisinde belirli saatler “ekransız zaman” olarak planlanmalı ve anne-babalar da bu konuda çocuklarına örnek olmalı.
6. Uzun süren boyun ve sırt ağrısı, kronik kabızlık veya tekrarlayan baş ağrısı gibi şikâyetlerin ortaya çıkması halinde sağlık kontrolü ihmal edilmemeli.
Demiral, çocukların büyüme ve gelişme döneminde alınacak erken önlemlerin ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek kalıcı sağlık sorunlarının azaltılmasında önemli rol oynayabileceğini belirterek, ekran süresi ile hareketli yaşam arasında sağlıklı bir denge kurulmasının önemini vurguladı.
Bakmadan Geçme
