• Haberler
  • Sağlık
  • Çocuklardaki ani davranış değişikliklerini görmezden gelmeyin

Çocuklardaki ani davranış değişikliklerini görmezden gelmeyin

Uzman Klinik Psikolog Esma Yıldız, çocuklarda ani ve kalıcı davranış değişikliklerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, davranışa müdahale etmeden önce altında yatan psikolojik ve sosyal nedenlerin anlaşılmasının önemli olduğunu söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Uzman Klinik Psikolog Esma Yıldız, çocuklarda ani ve kalıcı davranış değişikliklerinin altında yatan psikolojik ve sosyal nedenlerin anlaşılması gerektiğini vurguladı.
  • Yıldız, şiddet davranışının tek bir nedeni olmadığını; öfke, dışlanmışlık ve akran sorunları gibi birçok faktörün etkili olabileceğini belirtti.
  • Sosyal çevreden uzaklaşma ve öfke kontrol güçlüğü gibi belirtilere dikkat çeken Yıldız, çocukla açık iletişim kurulmasını ve duygularını ifade etmesine yardımcı olunmasını önerdi.

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen ve 2’si ağır 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırının ardından çocuklarda şiddet davranışının psikolojik ve sosyal boyutları yeniden gündeme geldi.

Elazığ Medilines Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Esma Yıldız, olayların yalnızca güvenlik ve disiplin boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek çocukların davranışlarının arkasındaki nedenlerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Okullarda güvenliğin sağlanmasının ve şiddet davranışına karşı gerekli sınırların oluşturulmasının önemine değinen Yıldız, önleyici çalışmalar açısından çocukların psikolojik ve sosyal dünyalarının anlaşılmasının da büyük önem taşıdığını söyledi.

Şiddet davranışının tek bir nedeni yok

Çocuklarda ortaya çıkan şiddet davranışlarının tek bir nedene bağlanamayacağını vurgulayan Yıldız; öfke, dışlanmışlık, değersizlik ve çaresizlik duygularının yanı sıra akran ilişkilerindeki sorunlar, aile içindeki yaşantılar, çevresel faktörler ve duyguları düzenlemekte yaşanan güçlüklerin davranışlar üzerinde etkili olabileceğini kaydetti.

Yıldız, “Çocuklar yaşadıkları yoğun duyguları tanımlamakta veya ifade etmekte zorlandıklarında bunu farklı davranışlarla gösterebilir. İçe kapanma, sosyal çevreden uzaklaşma, öfke patlamaları, kurallara karşı gelme veya saldırgan davranışlar bunlardan bazıları olabilir. Ancak bu belirtilerin her çocukta aynı anlama gelmediğini ve tek başına şiddetin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğini unutmamak gerekir.” dedi.

Her çocuğun ve yaşanan her olayın kendi koşulları içerisinde ele alınması gerektiğine dikkat çeken Yıldız, çocukları belirli davranışları nedeniyle etiketlemenin doğru olmadığını ifade etti.

Bu değişikliklere dikkat edilmeli

Çocuğun davranışlarında daha önce görülmeyen ve süreklilik gösteren değişimlerin yetişkinler tarafından fark edilmesinin önemli olduğunu belirten Yıldız; ani davranış değişiklikleri, sosyal çevreden uzaklaşma, yoğun yalnızlaşma, öfke kontrolünde belirgin güçlük, akranlarla sürekli çatışma ve duygularını ifade etmekte zorlanma gibi durumların çocuğun yaşadığı sorunların anlaşılması açısından ipucu olabileceğini söyledi.

Çocukla kurulacak iletişimin de bu noktada önemli olduğunu dile getiren Yıldız, yalnızca “Neden böyle yaptın?” sorusunun yöneltilmesi yerine çocuğun kendisini ifade edebileceği bir ortam oluşturulmasını önerdi.

Yıldız, “‘Son zamanlarda seni zorlayan bir şey var mı?’, ‘Bunu yaşarken ne hissettin?’ veya ‘Bunun hakkında konuşmak ister misin?’ gibi sorular çocuğun kendisini daha rahat ifade etmesine yardımcı olabilir. Buradaki amaç çocuğu etiketlemek değil, davranışın arkasında hangi ihtiyacın veya güçlüğün bulunduğunu anlayabilmektir.” ifadelerini kullandı.

“Anlamak şiddeti onaylamak değildir”

Çocuğun yaşadığı psikolojik veya sosyal güçlüklerin anlaşılmaya çalışılmasının şiddet davranışını kabul etmek anlamına gelmediğinin altını çizen Yıldız, güvenli sınırlar oluşturulması ve gerektiğinde profesyonel destek alınmasının önemine dikkat çekti.

Yıldız, “Bir çocuğun yaşadığı duygusal veya sosyal güçlükleri anlamaya çalışmak, şiddet davranışının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Güvenli sınırlar koymak, uygun müdahaleyi gerçekleştirmek ve gerektiğinde profesyonel destek sağlamak aynı sürecin parçalarıdır.” diye konuştu.

Çocuklardaki ani davranış değişikliklerini görmezden gelmeyin

Okullarda şiddetin önlenmesine yönelik çalışmaların yalnızca olay meydana geldikten sonraki müdahalelerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Yıldız, öğrencilerin kendilerini güvende hissedebilecekleri ve sorunlarını yetişkinlerle paylaşabilecekleri bir okul ortamının oluşturulmasının koruyucu rol oynayabileceğini belirtti.

Yıldız, “Çocukların duygularını ifade edebilmeleri, yaşadıkları sorunları yetişkinlerle paylaşabilmeleri ve ihtiyaç duyduklarında psikolojik destek alabileceklerini bilmeleri önemlidir. Bir çocuğun davranışını değiştirmeye çalışmadan önce, o davranışın bize ne anlatmaya çalıştığını anlamamız gerekir.” dedi.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme