ChatGPT diyet yazabilir ama diyetisyenin yerini alamaz

6 Haziran Dünya Diyetisyenler Günü kapsamında yapılan değerlendirmede, yapay zekânın beslenme alanında önemli bir yardımcı olduğu ancak insan faktörü, empati ve klinik deneyimin yerini alamayacağı vurgulandı.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Arş. Gör. Ekin Çevik, yapay zekânın beslenme alanında önemli bir yardımcı olduğunu ancak diyetisyenin yerini alamayacağını söyledi.
  • Kişiselleştirilmiş beslenme anlayışının öne çıktığını belirten Çevik, beslenmenin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını vurguladı.
  • ChatGPT ve benzeri araçların bilgi verebileceğini ancak tedavi sunamayacağını ifade eden Çevik, sağlık konularında uzman desteğinin önemine dikkat çekti.

Yapay zekâ teknolojilerinin günlük yaşamın birçok alanında etkisini artırdığı günümüzde, beslenme ve diyetetik alanı da bu dönüşümden payını alıyor. ChatGPT, Gemini ve benzeri yapay zekâ araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte birçok kişi beslenme konusunda dijital platformlardan destek alırken, uzmanlar bu araçların yalnızca yardımcı bir rol üstlenebileceğini ifade ediyor.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Arş. Gör. Ekin Çevik, 6 Haziran Dünya Diyetisyenler Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, beslenme bilimindeki en önemli değişimlerden birinin kişiselleştirilmiş beslenme anlayışının yaygınlaşması olduğunu söyledi.

“Kişiselleştirilmiş beslenme dönemindeyiz”

Beslenme ve diyetetik alanında son yıllarda önemli değişimler yaşandığını belirten Ekin Çevik, şu ifadeleri kullandı:

“Son yıllarda beslenme bilimindeki en büyük kırılma noktası, 'herkese tek tip diyet' anlayışından uzaklaşılması oldu. Bugün artık ‘kişiselleştirilmiş beslenme’ ve ‘sağlıklı yaş alma (longevity)’ dönemindeyiz. Araştırmalar artık aynı besinin farklı insanlarda çok farklı metabolik yanıtlar oluşturabildiğini net biçimde ortaya koyuyor. Buna bağlı olarak mikrobiyota araştırmaları patlama yaşadı; bağırsak bakterilerinin yalnızca sindirimle değil, ruh hali, bağışıklık ve kilo yönetimiyle de doğrudan bağlantılı olduğu anlaşıldı. Yalnızca ağırlık kaybını hedefleyen geçici hedef yaklaşımları yerine, geleceğe de dokunan, yaş alırken kronik hastalıklardan uzak, dinç ve kaliteli bir yaşam sürmek üzerine şekillenen koruyucu beslenme modelleri önem kazandı. Bunun yanı sıra dünyamızın ve nesillerimizin sağlığını ve refahını konu edinen çevresel sürdürülebilirlik artık beslenme rehberlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldi.”

Yapay zekânın sağlık ve beslenme alanında farklı şekillerde kullanılmaya başlandığını belirten Çevik, teknolojinin özellikle veri analizi ve kişiselleştirilmiş öneriler konusunda önemli avantajlar sunduğunu söyledi.

“Yapay zekânın beslenme bilimine girişi birkaç farklı kanaldan oldu. Fotoğraftan besin analizi yapabilen uygulamalar, akıllı saatler aracılığıyla toplanan aktivite ve uyku verilerinin diyetle ilişkilendirilmesi, hastane sistemlerinde risk altındaki hastaların erken tespiti... Akademik dünyada ise büyük veri setlerinden kalıplar çıkarma konusunda devrim sayılabilecek çalışmalar yapılıyor. Artık binlerce kişinin genetik, mikrobiyota ve beslenme verisi bir arada değerlendirilerek bireysel öneriler üretmek mümkün hale geliyor.”

Yapay zekâ destekli sistemlerin kısa sürede diyet listeleri oluşturabildiğini ancak gerçek anlamda kişiye özel bir yaklaşım sunamadığını belirten Çevik, şunları söyledi:

“Bu uygulamalar matematiksel olarak harika listeler çıkarabiliyor; boy, kilo, yaş ve hedef girildiğinde saniyeler içinde bir kalori ve makro hesabı yapabiliyor. Ancak burada kritik bir ayrım var: Gerçek anlamda ‘kişiye özel’ olmak, sadece rakamlardan ibaret değildir. Yapay zeka sizin o günkü stres seviyenizi, duygusal yeme krizinizi, çocukluktan gelen damak tadınızı ya da o yemeği yapacak vaktinizin olup olmadığını tam olarak anlamlandıramaz. Dolayısıyla teknik olarak bir liste oluşturabilir ama bu liste ruhsuz ve sürdürülebilirliği düşük bir liste olur. Bu yüzden, teknoloji ‘veriye dayalı’ kısmı çok iyi yapıyor; ‘insana dayalı’ kısmı için diyetisyeniniz hala vazgeçilmez.”

“Diyetisyenin yerini almayacak”

Yapay zekânın diyetisyenlerin yerini alamayacağını ifade eden Ekin Çevik, teknolojinin doğru kullanıldığında mesleğin gücünü artıracağını belirtti.

“’Yapay zekâyı kullanan diyetisyen, kullanmayanın yerini alır’ gibi düşünmek daha gerçekçi. Beslenme, sadece tabağa ne koyduğumuzla ilgili değil; tamamen psikoloji, motivasyon, şefkat ve insan ilişkisiyle ilgilidir. Bir danışanın ‘Bugün çok mutsuzdum ve diyeti bozdum’ dediğinde duymak istediği şey bir algoritmanın soğuk uyarısı değil, diyetisyeninin onu anlayan, yargılamayan empati dolu sesidir. Öte yandan bir hastanın anoreksiya gibi bir yeme bozukluğuyla mücadelesi, kronik bir hastalık yönetimi ya da anne sütü dönemindeki beslenme danışmanlığı; bunlar empati, klinik deneyim ve etik sorumluluk gerektiren süreçler. Yapay zekâ bu alanlarda yardımcı olabilir, ancak sorumluluğu üstlenemez.”

Çevik ayrıca, bireylerin yapay zekâdan doğru sonuçlar alabilmesi için dahi belirli bir beslenme bilgisine ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Toplumda bu doğru beslenme bilincini ve eğitimini inşa edebilecek tek meslek grubu ise diyetisyenlerdir. Yani yapay zekayı doğru yönlendirmek için bile yine bir diyetisyenin rehberliğine ve eğitimine ihtiyaç vardır” dedi.

Sosyal medyadaki beslenme önerilerine dikkat

Sosyal medyada hızla yayılan beslenme tavsiyelerine karşı vatandaşları uyaran Çevik, şu değerlendirmede bulundu:

“Sosyal medyada 'beslenme uzmanı' olarak öne çıkan isimlerin önemli bir bölümünün beslenme alanında herhangi bir eğitimi bulunmuyor. Viral olan içerik genellikle bilimsel değil, ilgi çekici olan. ‘Tek bir besin kanseri iyi eder’ ya da ‘3 günde 5 kilo verdim’ gibi iddialar ve popülist içerikler biyokimyasal gerçeklikle çelişmekte. Dolayısı ile güvenilir beslenme bilgisi için Türkiye Diyetisyenler Derneği, Sağlık Bakanlığı kaynaklı içerikler veya diyetisyen unvanlı profesyonellerin paylaşımları tercih edilmeli.”

“ChatGPT bilgi verebilir ama tedavi sunamaz”

ChatGPT ve benzeri yapay zekâ uygulamalarının genel bilgilendirme açısından faydalı olduğunu ancak sağlık alanında uzman desteğinin yerini tutamayacağını belirten Çevik, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu araçlar, internetteki milyarlarca veriyi tarayarak size genel bir ortalama sunar. Dolayısı ile genel beslenme bilgisini aktarmak, diyet kavramlarını açıklamak ve farkındalık oluşturmak için oldukça kullanışlıdır. Ancak bunlar tıbbi müdahale değildir. Kronik bir hastalığınız (örneğin diyabet, böbrek yetmezliği, tansiyon) varsa veya hamileyseniz, bu araçların üreteceği genel geçer bir diyet listesi sağlığınızı ciddi şekilde tehlikeye atabilir. Yapay zeka araçları beslenme okuryazarlığını artırmak, pratik tarif fikirleri almak için keyiflidir ama sağlığınızı emanet edip harfiyen uygulanacak bir diyet merci değildir.”

ChatGPT diyet yazabilir ama diyetisyenin yerini alamaz

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme