Bu 6 belirti çocuklarda diyabetin habercisi olabilir

Çocukluk çağı diyabeti son yıllarda giderek yaygınlaşırken, erken belirtilerin fark edilmesi hayati önem taşıyor.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Çocukluk çağı Tip 1 diyabeti vakaları son yıllarda artış gösteriyor; Türkiye'de 45-50 bin çocuk ve ergen Tip 1 diyabetli, yılda 2-2.5 bin yeni tanı konuluyor.
  • Çocuklarda aşırı susama, sık idrar, kilo kaybı, halsizlik ve ağız kuruluğu gibi belirtiler diyabet habercisi olabilir; erken tanı hayati önem taşır.
  • Tip 1 diyabet şeker tüketimi veya beslenme hatalarından kaynaklanmaz; nedeni bilinmese de erken tanı ve düzenli takiple sağlıklı yaşam mümkündür.

Çocuklarda görülen diyabet vakalarında son yıllarda dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Özellikle çocukluk çağında en sık rastlanan diyabet türü olan Tip 1 diyabet, pankreasta insülin üreten hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından tahrip edilmesi sonucu ortaya çıkıyor. Erken tanı ve doğru tedavi ise çocukların sağlıklı bir yaşam sürdürmesinde büyük rol oynuyor.

Memorial Ataşehir/Göztepe Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Elif Söbü, çocuklarda diyabetin çoğu zaman sinsi ilerleyebildiğini belirterek belirtilerin iyi takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Tip 1 diyabetin çocukluk çağı diyabetlerinin büyük bölümünü oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Elif Söbü, dünyada yaklaşık 1,5 milyon çocuk ve gencin bu hastalıkla yaşadığını ifade etti.

Türkiye'de yaklaşık 45-50 bin çocuk ve ergenin Tip 1 diyabetli olduğunu belirten Söbü, her yıl yaklaşık 2 bin ila 2 bin 500 çocuğa yeni tanı konulduğunu kaydetti. Son yıllarda yayımlanan bilimsel çalışmaların da çocukluk çağı diyabetinde hem dünyada hem de Türkiye'de artış yaşandığını gösterdiğini söyledi.

Diyabetin başlangıç döneminde bazı belirtilerin aileler tarafından fark edilmeyebileceğini belirten Söbü, erken tanının ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebileceğini vurguladı.

Çocuklarda diyabetin en sık görülen belirtileri arasında:

  • Aşırı susama
  • Sık ve fazla miktarda idrar yapma
  • Gece alt ıslatma veya idrar kaçırmanın başlaması
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Ağız kuruluğu yer alıyor.

Bu belirtilerin bir arada görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Söbü, erken teşhisin diyabetik ketoasidoz gibi yaşamı tehdit eden komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşıdığını ifade etti.

Diyabet tanısı alan çocukların ailelerinde sıkça suçluluk duygusunun ortaya çıktığını belirten Doç. Dr. Elif Söbü, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.

Söbü, "Acaba yanlış bir şey mi yaptık?" sorusunun aileler tarafından sıkça yöneltildiğini belirterek, Tip 1 diyabetin fazla şeker tüketimi, stres, yanlış beslenme veya ebeveyn hatalarından kaynaklanan bir hastalık olmadığını vurguladı.

Tip 1 diyabetin kesin nedeninin halen tam olarak bilinmediğini ifade eden Söbü, günümüzde hastalığı tamamen önlemenin mümkün olmadığını ancak erken tanı ve düzenli takip sayesinde çocukların son derece sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebildiğini söyledi.

Çocukların hastalığa uyum sağlamasında psikolojik desteğin önemli olduğunu belirten Söbü, diyabetin bir düşman olarak değil yaşamın bir parçası olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi. Söbü, "Arkadaşım diyabet" yaklaşımının çocukların hastalığı kabullenmesine yardımcı olduğunu belirterek, diyabetin doğru yönetildiğinde yaşamı kısıtlayan bir engel olmadığını ifade etti.

Düzenli kan şekeri takibi, doğru insülin kullanımı ve teknolojik desteklerin çocukların yaşam kalitesini artırdığını kaydeden Söbü, bu yaklaşımın hem çocukların hem de ailelerin üzerindeki psikolojik yükü azalttığını söyledi.

Son yıllarda diyabet tedavisinde kullanılan teknolojilerin önemli gelişmeler gösterdiğini belirten Söbü, sürekli glikoz ölçüm sistemleri, insülin pompaları ve hibrit kapalı döngü sistemlerinin çocukların günlük yaşamını kolaylaştırdığını ifade etti.

Bu teknolojiler sayesinde kan şekeri dalgalanmalarının azaldığını, hipoglisemi riskinin düştüğünü ve özellikle gece takiplerinin daha güvenli hale geldiğini belirten Söbü, çocukların okul, spor ve sosyal yaşamlarına daha rahat uyum sağlayabildiğini söyledi.

Doç. Dr. Elif Söbü, diyabet konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının büyük önem taşıdığını belirterek ailelerin belirtileri erken fark etmesi ve düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.

Söbü, "Diyabet tanısı bir son değil; doğru bilgi, güçlü aile desteği, deneyimli sağlık ekipleri ve güncel teknolojilerle başarıyla yönetilebilen bir yaşam yolculuğudur." ifadelerini kullanarak, iyi yönetilen diyabetin çocukların büyüme, gelişme, eğitim ve sosyal yaşamlarını olumsuz etkilemediğini vurguladı.

Bu 6 belirti çocuklarda diyabetin habercisi olabilir

Kan şekeri kontrolü sağlanan çocukların eğitim hayatlarına, spor faaliyetlerine ve sosyal yaşamlarına yaşıtlarıyla aynı şekilde devam edebildiğini belirten Söbü, erken tanı ve bilinçli takibin çocukların sağlıklı geleceği açısından kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme