Yazın boğaz enfeksiyonuna davetiye çıkaran 7 hata
Yaz aylarında artan klima kullanımı, yetersiz su tüketimi, aşırı soğuk içecekler ve değişen günlük alışkanlıklar boğaz şikâyetlerini beraberinde getirebiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, dondurmanın tek başına boğaz enfeksiyonuna neden olmadığını belirterek, önemli olanın tüketim şekli ve miktarı olduğuna dikkat çekti.
Haberin Özeti
- • Yaz aylarında klima kullanımı, yetersiz su tüketimi ve çok soğuk içeceklerin hızlı tüketimi boğaz enfeksiyonlarına zemin hazırlıyor.
- • KBB Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, dondurmanın tek başına enfeksiyona neden olmadığını, ancak aşırı ve hızlı tüketiminin tahriş yapabileceğini belirtiyor.
- • Uzmanlar, boğaz enfeksiyonlarından korunmak için klimayı 22-24°C'de tutmayı, yeterli su içmeyi ve el hijyenine dikkat etmeyi öneriyor.
Yaz mevsiminde sıcak havaların etkisiyle serinlemek için kullanılan klimalar, buz gibi içecekler ve dondurma tüketimi artarken, boğaz ağrısı ve enfeksiyon şikâyetleri de hem çocuklarda hem yetişkinlerde daha sık görülebiliyor.
Boğaz enfeksiyonları; ağrı, yutkunma güçlüğü, yanma, ses kısıklığı, ateş, halsizlik ve boyundaki lenf bezlerinde şişlik gibi belirtilerle kendisini gösterebiliyor. Tedavinin ihmal edilmesi ise bazı durumlarda daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi KBB Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, boğaz enfeksiyonlarında virüs ve bakterilerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da etkili olabildiğini belirterek, yaz aylarında dikkat edilmesi gereken 7 noktayı anlattı.
Sıcak havadan aniden çok soğuk bir ortama geçmek boğaz mukozasında kuruma ve tahrişe neden olabiliyor. Özellikle klimanın doğrudan yüz, boyun veya göğüs bölgesine üflemesi şikâyetlerin artmasına yol açabiliyor.
Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, klimalı ortamlarda sıcaklığın 22-24 derece arasında tutulmasını ve hava akımının doğrudan kişiye yöneltilmemesini öneriyor.
Yüksek sıcaklıklar nedeniyle artan terlemeyle birlikte vücudun sıvı ihtiyacı da yükseliyor. Gün içerisinde yeterince su içilmemesi boğaz mukozasının kurumasına ve doğal koruyucu bariyerin zayıflamasına neden olabiliyor.
Kuruyan boğaz dokusu tahrişe daha açık hale gelirken, enfeksiyon etkenlerinin yerleşmesi de kolaylaşabiliyor. Bu nedenle gün içerisinde düzenli aralıklarla yeterli miktarda su tüketilmesi önem taşıyor.
Yaz aylarında tatil bölgeleri, havuzlar, alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları ve kalabalık kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, enfeksiyonların yayılması açısından risk oluşturabiliyor.
Ortak kullanılan yüzeylere dokunduktan sonra ellerin ağız, burun veya gözlerle temas ettirilmesi bulaş ihtimalini artırabiliyor. El hijyenine dikkat edilmesi ve gerekli durumlarda el dezenfektanı kullanılması enfeksiyonlardan korunmada önem taşıyor.
Dondurma boğaz enfeksiyonu yapar mı?
Yaz aylarında en fazla merak edilen konulardan biri de dondurma tüketiminin boğaz enfeksiyonuna neden olup olmadığı. Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, toplumdaki yaygın inanışın aksine dondurmanın tek başına boğaz enfeksiyonuna yol açmadığını belirtti.
Sorunun çok soğuk yiyecek ve içeceklerin aşırı miktarda ve hızlı şekilde tüketilmesinden kaynaklanabileceğine dikkat çeken Kalaycık, “Dondurmanın da çok hızlı ve aşırı miktarda tüketilmesi, boğazın ani sıcaklık değişimine maruz kalarak boğaz dokusunda tahrişe, boğaz ağrısı ve yanma hissine neden olabiliyor” dedi.
Kalaycık, dondurmanın ağızda bir süre ısıtılarak tüketilmesini ve ardından bir bardak ılık su içilmesini önerdi. Çok soğuk içeceklerin de hızlı şekilde tüketilmemesi gerektiğini vurguladı.
Yaz tatiliyle birlikte gece geç saatlere kadar uyanık kalmak ve uyku saatlerinin değişmesi bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor.
Yeterli uyku alınmaması halsizlik ve dikkat dağınıklığının yanı sıra vücudun enfeksiyonlara karşı savunma kapasitesini de etkileyebiliyor. Yoğun günlük program içerisinde dinlenmeye zaman ayrılması ve düzenli uykuya dikkat edilmesi gerekiyor.
Islak mayo ve terli kıyafetlerle kalmayın
Deniz veya havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo ya da bikiniyle uzun süre kalmak, vücudun ani sıcaklık değişimlerine maruz kalmasına neden olabiliyor. Aynı durum terledikten sonra ıslak kıyafetlerin değiştirilmemesi halinde de yaşanabiliyor.
Bu durumun bazı kişilerde üst solunum yollarındaki hassasiyeti ve boğaz ağrısı şikâyetlerini artırabileceğini belirten Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, yüzme sonrasında ıslak mayo ve bikinilerin, yoğun terleme sonrasında ise kıyafetlerin değiştirilmesini tavsiye ediyor.
Sigara ve elektronik sigara kullanımı kadar pasif içicilik de boğaz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle klima kullanılan ve yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlarda sigara dumanına maruz kalmak şikâyetleri artırabiliyor.
Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, tütün ürünlerinin boğaz ve solunum yollarını kaplayan koruyucu mukozayı tahriş ettiğini ve doğal savunma mekanizmalarını zayıflatabildiğini belirtti.
Sigara kullanan veya dumana maruz kalan kişilerde boğaz kuruluğu, tahriş ve öksürük gibi yakınmaların daha kolay ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Kalaycık, üst solunum yolu enfeksiyonlarının da daha sık görülebildiğini ifade etti.
