Ama halk sesini çıkarabildi.
Rekor oranla verdiği yetkiyi, yine rekor oranla alıp başkasına verdi mi?
Verdi.
Alınan o yetkiyi ancak arınıp halkın gönlüne yeniden girebilenler elde edebilir.
Doğru mu?
Doğru.
Çünkü halk aptal değildir.
"Nasıl olsa daha kötü olana gitmez." deyip kötüleşenleri gördüğünde:
"Nasıl olsa acı patlıcanı kırağı çalmaz." der, kötüleşmeye başlayana dersini verir.
Kaybettiği güveni veya oyu yeniden kazanmak isteyen birinin yapması gerekenler:
Muhalefetin açıklarını bulup eleştirmek değil;
Kendi eksiklerini tamamlamak,
Adam gibi örgütlenmek,
Çürük elmaları sepetten ayıklamak,
Davaya kene gibi yapışanı temizlemek,
Yeniden güven inşa etmek...
Bunları yapabilecek güçte misin?
Hayır.
"Dava" dediğin veya senin tarafın, seni adam yerine koyup fikrini sormuş mu hiç? Hayır.
Kusura bakmayın ama sevgili zekâ küpü/küpleri;
(İktidar ya da muhalefet kanadında bulunmanız hiçbir şeyi değiştirmez.)
Birileri sizi, "körü körüne inanmak" damarınızdan yakalamış ve militan olarak kullanıyor.
Bir de;
Muhalefetin ya da başkasının eksiklerini, yanlışlarını bulup anlatmakla kimse dava adamı olmaz.
Çünkü başkalarının kirlerini göstermek, sizi temize çıkarmaz...
Cesaretinizin kaynağı, rakibinizin korkularıyla ölçülmez...
Kendi evinizin önünü süpürmeden karşı bahçesindeki çöpleri saymaya devam ederseniz...
Halk size değer vermez.
Daha nasıl anlatsam?
Ormanın kralı olmak ve kral kalmak, çakalın eksiklerini ifşa etmekle olmuyor...
Kral olmak başka bir şeydir.