Yaz kilolarından kurtulmak isterken sağlığınızdan olmayın: İşte 9 önemli kural
Acıbadem Taksim Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Bensu Enyüksek, tatil sonrası kilo vermek isteyenleri şok diyetlerden kaçınarak 9 sağlıklı beslenme ve yaşam kuralına dikkat etmeleri konusunda uyardı.
Haberin Özeti
- • Acıbadem Taksim Hastanesi Beslenme Uzmanı Bensu Enyüksek, tatil sonrası şok diyetlerin sağlığı tehdit ettiğini belirterek uyardı.
- • Uzman, sağlıklı kilo vermek için düzenli fiziksel aktivite, dengeli öğünler, yeterli su ve uyku düzeninin önemini vurguladı.
- • Günlük su ihtiyacının 70 kg için yaklaşık 2,1-2,5 litre olduğu ve suyun gün içine yayılarak tüketilmesi gerektiği bildirildi.
Yaz tatilinde değişen beslenme alışkanlıkları, öğün saatleri, uyku düzeni ve fiziksel aktivitenin azalması, tatil dönüşünde tartıya birkaç kilo fazla olarak yansıyabiliyor. Fazla kilolardan kısa sürede kurtulma isteği ise özellikle sosyal medyada hızlı sonuç vaat eden diyet programlarına ilgiyi artırıyor.
Acıbadem Taksim Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Bensu Enyüksek, kısa sürede yüksek miktarda kilo kaybı vaat eden şok diyetlerin sürdürülebilir olmadığına ve sağlık sorunlarına neden olabileceğine dikkat çekti.
Enyüksek, “Tatil dönüşünde tartıda görülen kilo artışı birçok kişiyi sosyal medyada kısa sürede yüksek miktarda kilo kaybı vaat eden şok diyetlere yöneltebiliyor. Ancak şok diyetler sürdürülebilir olmadığı gibi, kişiyi sağlığından bile edebiliyor. Oysa hızlı sonuçlar yerine sürdürülebilir ve dengeli beslenmeye dikkat ederek, ihtiyaçlarınıza uygun şekilde beslenme planıyla sağlıklı kilo verebilirsiniz” dedi.
Hareket, düzenli öğün ve su tüketimini ihmal etmeyin
Tatil sonrasında günlük yaşamın yeniden hareketlendirilmesi sağlıklı kilo yönetiminin önemli adımlarından birini oluşturuyor. Enyüksek, kişinin sağlık ve fiziksel durumuna uygun şekilde yapılacak orta tempolu yürüyüşlerin günlük yaşama dahil edilmesini öneriyor. Kilo verme sürecinin yalnızca beslenme üzerinden yürütülmemesi, düzenli fiziksel aktivitenin de yaşam biçiminin bir parçası haline getirilmesi gerekiyor.
Kilo vermek amacıyla öğün atlamak ise yapılan önemli hatalardan biri. Protein, sebze, meyve, tam tahıllı ürünler ve sağlıklı yağların dengeli şekilde bulunduğu öğünler, gün içerisinde aşırı açlık oluşmasının önüne geçerek kilo verme sürecinin daha sürdürülebilir olmasına katkı sağlıyor.
Su tüketimi de bu dönemde ihmal edilmemesi gereken noktalardan biri. Günlük su ihtiyacı kişinin vücut ağırlığının kilogramı başına yaklaşık 30-35 ml üzerinden hesaplanabiliyor. Buna göre 70 kilogram ağırlığındaki bir kişinin günlük su ihtiyacı yaklaşık 2,1-2,5 litreye karşılık geliyor. Ancak hava sıcaklığı, fiziksel aktivite, terleme ve kişinin sağlık durumuna bağlı olarak ihtiyaç duyulan miktar değişebiliyor. Suyun bir anda fazla miktarda tüketilmesi yerine gün içerisine yayılması öneriliyor.
Uyku düzeninin yeniden oluşturulması da kilo yönetiminde önem taşıyor. Tatil döneminde değişen yatış ve kalkış saatlerinin normale döndürülmesi, yeterli ve kaliteli uykuya önem verilmesi gerekiyor. Uyku düzenindeki bozulmalar iştah ve enerji dengesiyle ilişkili mekanizmaları etkileyerek kilo kontrolünü güçleştirebiliyor.
Tartıdaki her artış yağ anlamına gelmiyor
Tatil dönüşünde tartıda birkaç kilo fazla görmek, vücutta aynı miktarda yağ artışı olduğu anlamına gelmeyebiliyor. Beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni ve bağırsak hareketlerindeki değişiklikler vücudun geçici olarak daha fazla sıvı tutmasına neden olabiliyor.
Bu nedenle Enyüksek, tartıda görülen artışın ardından hemen çok katı bir beslenme programına başlanması yerine günlük düzene dönülmesini ve vücuda zaman tanınmasını öneriyor.
Tatilde sık tüketilen dondurma, tatlı ve atıştırmalıkları dönüşte tamamen yasaklamak da sürdürülebilir beslenmenin önünde engel oluşturabiliyor. Bu tür besinleri tamamen hayatın dışına çıkarmak yerine tüketim sıklığı ve porsiyon miktarının kontrol edilmesi uzun vadede daha uygulanabilir bir beslenme düzeni oluşturulmasına yardımcı oluyor.
Tatil sonrasında ilk hedefin mümkün olan en kısa sürede kilo vermek değil, günlük beslenme ve yaşam düzenini yeniden kurmak olması gerekiyor. Düzenli öğünler, yeterli su tüketimi, sebze ve meyvelerin artırılması, yeterli protein alınması, tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesi ve fiziksel aktivitenin günlük yaşama eklenmesi bu sürecin temelini oluşturuyor.
Porsiyon kontrolünün de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Enyüksek, öğünlerde sebze ve salataya yer verilmesini, protein ve tam tahıllı besinlerin dengeli tüketilmesini öneriyor. Buradaki amacın aç kalmak değil, vücudun enerji ve besin ögesi ihtiyacını karşılayan dengeli bir beslenme modeli oluşturmak olduğu belirtiliyor.
“Bir an önce kilo vermeliyim” düşüncesine dikkat
Tatil sonrasında yapılan en büyük hatalardan biri, kısa sürede fazla kilo vermeyi hedefleyen şok diyetlere yönelmek oluyor. Özellikle sosyal medya platformlarında birkaç gün veya hafta içerisinde yüksek miktarda kilo kaybı vaat eden programlar sağlık açısından risk oluşturabiliyor.
Bensu Enyüksek, “Sosyal medyada kısa sürede hızlı kilo kaybı vaatlerine aldanmamalı, şok diyetler yerine, fiziksel aktivite düzeyi, yaş, cinsiyet, mevcut kilo, sağlık durumu ve beslenme alışkanlıklarınız değerlendirilerek sürdürülebilir beslenme planı oluşturulmalıdır” dedi.
Öğün atlamak, karbonhidratları tamamen beslenmeden çıkarmak veya yalnızca salata ve sıvı ağırlıklı beslenmek gibi yöntemlerin tartıda kısa süreli düşüş sağlayabileceğini ancak bunun sürdürülebilir olmadığını belirten Enyüksek, bu tür uygulamaların günlük enerji ve besin ögesi ihtiyacının yeterince karşılanamamasına yol açabileceğini kaydetti.
Tatil sonrası sağlıklı kilo vermenin 9 temel adımı; her gün hareket etmek, öğün atlamamak, yeterli su içmek, kaliteli uykuya dikkat etmek, tartıdaki geçici artış nedeniyle paniğe kapılmamak, tatlıyı tamamen yasaklamamak, günlük beslenme düzenini yeniden oluşturmak, porsiyonları kontrol etmek ve şok diyetlerden uzak durmak olarak sıralanıyor.
Bakmadan Geçme
