Yaşlılarda enfeksiyon ateş olmadan da belirti verebilir
İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mustafa Özdemir, yaşlılarda enfeksiyonun her zaman ateşle ortaya çıkmayabileceğini belirterek ani dalgınlık, kafa karışıklığı ve günlük işlevlerdeki değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Haberin Özeti
- • Uzm. Dr. Mustafa Özdemir, yaşlılarda enfeksiyonun her zaman ateşle değil; ani dalgınlık, kafa karışıklığı ve günlük işlevlerde gerileme gibi belirtilerle de ortaya çıkabileceğini belirtti.
- • Ailelerin ve bakım verenlerin yaşlılardaki ani davranış değişikliklerini gözlemlemesi hayati önem taşırken, bu belirtilerin sadece yaşlılığa bağlanmaması gerektiği vurgulandı.
- • Tanı için mevcut hastalıklar ve klinik bulguların birlikte değerlendirilmesi, idrarda bakteri olsa dahi antibiyotik kararının şikayetlere göre verilmesi gerektiği belirtildi.
1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Güven Çayyolu Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mustafa Özdemir, ileri yaştaki bireylerde enfeksiyon belirtilerinin gençlere göre farklı şekilde ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.
Ailelerin ve bakım verenlerin yalnızca ateşi takip etmesinin yeterli olmadığını ifade eden Özdemir, kişinin günlük davranışlarında, beslenmesinde veya hareketlerinde aniden ortaya çıkan değişikliklerin de önemsenmesi gerektiğini vurguladı.
Ateş tek belirti değil
İleri yaşlarda enfeksiyon sırasında ateşin belirgin olmayabileceğini kaydeden Özdemir, “Enfeksiyon denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak ateş geliyor. Ancak yaşlılarda ateş her zaman görülmeyebilir. Ani dalgınlık, kafa karışıklığı, iştahsızlık, günlük işlevlerde gerileme veya solunumdaki değişiklikler de ortaya çıkabilir. Daha önce kendi işlerini yapabilen bir kişinin birden zorlanmaya başlaması veya çevresiyle iletişiminde belirgin bir değişiklik görülmesi araştırılmalıdır. Bu tür belirtilerin doğrudan yaşlılığa bağlanması, olası sağlık sorunlarının fark edilmesini geciktirebilir.” dedi.
Yaşlı bireyin günlük yaşamındaki olağan durumunun bilinmesinin değişiklikleri erken fark etmek açısından önemli olduğunu belirten Özdemir, yakınlarının gözlemlerinin de hekim değerlendirmesine katkı sağlayabileceğini söyledi.
Özdemir, “Kişinin normalde nasıl iletişim kurduğunun, ne kadar yemek yediğinin ve günlük ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayabildiğinin bilinmesi önemlidir. Yakınlarının ‘Her zamankinden farklı’ şeklindeki gözlemi değerli bir bilgidir. Değişikliğin ne zaman başladığı ve nasıl ilerlediğinin hekime aktarılması değerlendirmeye yardımcı olur.” ifadelerini kullandı.
Her kafa karışıklığı enfeksiyon değil
Ani dalgınlık veya kafa karışıklığının tek başına enfeksiyon göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, benzer belirtilerin farklı sağlık sorunlarından da kaynaklanabileceğini ifade etti.
Tanı sürecinde kişinin mevcut hastalıklarının, kullandığı ilaçların, belirtilerin başlangıç zamanının ve muayene bulgularının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Özdemir, gerekli tetkiklerin de bu değerlendirmelerin ardından planlanması gerektiğini söyledi.
İdrar tetkiklerinde bakteri görülmesinin de tek başına idrar yolu enfeksiyonu tanısı için yeterli olmadığını belirten Özdemir, “İdrarda bakteri tespit edilmesi her durumda antibiyotik başlanması gerektiği anlamına gelmez. Tedavi kararı hastanın şikâyetleri ve klinik bulgularıyla birlikte verilmelidir. Sadece tetkik sonucuna dayanarak antibiyotik kullanılması gereksiz ilaç kullanımına yol açabilir.” diye konuştu.
Özdemir, yaşlı bireylerde yeni başlayan veya kısa sürede ilerleyen davranışsal ve fiziksel değişikliklerde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirterek, “Ateşin ortaya çıkmasını beklemek yerine kişinin alışılmış durumundaki ani değişiklikler önemsenmeli. Bu belirtiler mutlaka enfeksiyon olduğu anlamına gelmez ancak nedeninin hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Değişikliklerin erken fark edilerek sağlık profesyonelleriyle paylaşılması, sorunun zamanında belirlenmesine yardımcı olabilir.” dedi.
Bakmadan Geçme
