Uzun yaşamın sırrı damarlarda: 'Yaş değil, damar yaşı belirleyici'
Prof. Dr. Kerim Güler, uzun yaşamın kronolojik yaştan çok damar sağlığıyla bağlantılı olduğunu belirterek, risk faktörlerinin büyük ölçüde kontrol edilebildiğini söyledi.
Haberin Özeti
- • Prof. Dr. Kerim Güler, TAB İlaç'ın 15. yıl etkinliğinde, uzun yaşamın kronolojik yaştan çok damar sağlığıyla bağlantılı olduğunu belirtti.
- • Güler, 1,5 kg ağırlığında ve açıldığında 800 metrekareye ulaşan endotelin hayati bir organ olduğunu, kalp ve beyin gibi organları etkilediğini vurguladı.
- • Diyabet, sigara, hipertansiyon, obezite ve hareketsiz yaşam gibi damar sağlığını bozan risk faktörlerinin büyük ölçüde kontrol edilebilir olduğunu ifade etti.
Sağlıklı yaşam alanındaki yatırımlarını sürdüren TAB İlaç, yeni nesil vitamin grubu TABVITAMINS’i İstanbul’daki Esma Sultan Yalısı’nda düzenlediği 15’inci yıl etkinliğinde tanıttı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen “Az Ye Çok Yaşa” oturumunda konuşan Prof. Dr. Kerim Güler, uzun yaşamın en önemli belirleyicisinin damar sağlığı olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Kerim Güler, insan vücudundaki tüm kan ve lenf damarlarının iç yüzeyini kaplayan endotel tabakasının artık bir organ olarak kabul edildiğini belirtti. Yaklaşık 1,5 kilogram ağırlığında olan ve açıldığında 800 metrekarelik bir yüzeye ulaşan endotelin, bu özellikleriyle vücudun en büyük organlarından biri olarak değerlendirildiğini ifade etti. Vücuttaki tüm organların damar sağlığından etkilendiğini söyleyen Güler, özellikle kalp, beyin ve böbrek gibi hayati organların bu etkileri çok daha hızlı gösterdiğini vurguladı.
Diyabet, sigara ve hipertansiyonun damar yapısına doğrudan zarar verdiğini belirten Prof. Dr. Kerim Güler, organların sağlıklı çalışabilmesi için kan akımının kesintisiz olması gerektiğini ifade etti. Damarlarda oluşabilecek en küçük tıkanıklıkların dahi ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini kaydeden Güler, obezite ve hareketsiz yaşamın da bu riskleri artırdığını söyledi.
Yaşlanmayı etkileyen faktörlerin büyük bölümünün kontrol altına alınabildiğini belirten Prof. Dr. Kerim Güler, diyabetin tedavi edilebildiğini, kolesterol seviyelerinin düşürülebildiğini, sigaranın bırakılabildiğini ve hipertansiyonun yönetilebildiğini ifade etti. Güler, bir kişinin yaşının kronolojik değil damarsal yaşıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Kalp hastalıkları dünya genelinde ölüm nedenleri arasında ilk sırada”
Damar sağlığını etkileyen en önemli süreçlerden birinin inflamasyon olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kerim Güler, serbest radikal artışı ve hareketsiz yaşamın bu süreci hızlandırdığını söyledi. Obezitenin küresel ölçekte en önemli sağlık sorunlarından biri haline geldiğini belirten Güler, kalp hastalıklarının dünya genelinde ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını aktardı. Türkiye’de her gün yüzlerce kişinin ilk kalp krizi nedeniyle hayatını kaybettiğini ve bu ölümlerin büyük bölümünün önlenebilir olduğunu dile getirdi.
Prof. Dr. Kerim Güler, diyabet, hipertansiyon ve yüksek LDL kolesterolün birlikte görülmesinin riski ciddi oranda artırdığını, buna obezitenin eklenmesiyle riskin çok daha yüksek seviyelere ulaştığını ifade etti. Obezitenin bu tablonun merkezinde yer aldığını vurgulayan Güler, kilo kontrolünün diğer risk faktörlerini doğrudan etkilediğini söyledi.
Türkiye’de hipertansiyon kontrolünde başarısızlık oranının yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Kerim Güler, diyabet ve obezite oranlarının da artış gösterdiğini ifade etti. Önümüzdeki yıllarda dünya genelinde diyabetli birey sayısının ciddi seviyelere ulaşmasının beklendiğini aktardı.
Prediyabetin erken müdahale için kritik bir aşama olduğunu belirten Prof. Dr. Kerim Güler, kan şekeri seviyesinin yükselmeye başladığı dönemde önlem alınmasının önemine dikkat çekti. Obezite, diyabet ve metabolik sendrom arasındaki güçlü ilişkiye işaret etti.
Sağlıklı beslenmenin damar sağlığı üzerindeki etkisine değinen Prof. Dr. Kerim Güler, Akdeniz tipi beslenmenin olumlu sonuçlar verdiğini, batı tarzı beslenmenin ise riskleri artırdığını ifade etti. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve sağlıklı yağların inflamasyonu azalttığını belirten Güler, kırmızı et tüketiminin ise bu değerleri artırabildiğini söyledi. Ayrıca bazı gıda takviyelerinin sağlıklı yaşlanma sürecine destek olabileceğini de ekledi.
Bakmadan Geçme
