- Haberler
- Teknoloji
- Türkiye'de KOBİ'lere siber saldırı alarmı: Her 10 işletmeden yaklaşık 6'sı hedef oldu
Türkiye'de KOBİ'lere siber saldırı alarmı: Her 10 işletmeden yaklaşık 6'sı hedef oldu
Kaspersky'nin araştırmasına göre Türkiye'deki KOBİ'lerin yüzde 58'i son bir yılda en az bir siber güvenlik olayı yaşarken, işletmelerin yüzde 70'i güvenlik bütçesini artırdı.
Haberin Özeti
- • Kaspersky araştırmasına göre, Türkiye'deki KOBİ'lerin yüzde 58'i son bir yılda en az bir siber güvenlik olayı yaşarken, yüzde 70'i güvenlik bütçesini artırdı.
- • Türkiye'deki KOBİ'ler en çok yüzde 20 ile yazılım açıklarının istismarı, yüzde 15 ile deepfake ve kimlik avı saldırılarıyla karşılaştı.
- • KOBİ'lerin siber riskini artıran başlıca faktörler, yüzde 35 ile yetersiz BT güvenlik politikaları ve yüzde 30 ile BT ekiplerindeki yüksek iş yükü olarak belirlendi.
Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte siber saldırganların hedefinde artık yalnızca büyük şirketler bulunmuyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler de yazılım açıklarından kimlik avına, deepfake saldırılarından çalınmış hesap bilgilerine kadar farklı yöntemlerle karşı karşıya kalıyor.
Kaspersky tarafından Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 18 ülkede gerçekleştirilen araştırma, KOBİ’lerin karşı karşıya olduğu siber risklerin boyutunu ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de 100 ila 499 çalışanı bulunan işletmelerin yüzde 43’ü son bir yıl içerisinde herhangi bir siber güvenlik olayı yaşamadığını belirtti. Buna göre işletmelerin yaklaşık yüzde 58’i en az bir güvenlik olayıyla karşı karşıya kaldı.
Küresel ölçekte ise işletmelerin yalnızca yüzde 14’ünün son bir yılda herhangi bir siber güvenlik olayıyla karşılaşmadığı belirlendi. Araştırmaya katılan kuruluşların ortalama üç farklı güvenlik olayı yaşadığı tespit edildi.
Türkiye’de ilk sırada yazılım açıkları var
Türkiye’deki KOBİ’lerin karşılaştığı saldırı türlerinde yazılımlardaki güvenlik açıklarının istismar edilmesi yüzde 20 ile ilk sırada yer aldı.
Deepfake saldırıları ve kimlik avı girişimleri yüzde 15’er oranla ikinci sırayı paylaşırken, zayıf veya ele geçirilmiş kullanıcı bilgilerinin kullanıldığı saldırıların oranı yüzde 13 olarak kaydedildi.
Küresel sonuçlarda ise yüzde 20 ile kimlik avı ilk sırada bulunurken, bunu yüzde 17 ile yazılım açıklarının istismarı ve yüzde 16 ile harici uzaktan erişim kaynaklı olaylar takip etti.
Daha az karşılaşılmasına rağmen ciddi sonuçlara yol açabilen sıfır gün açıklarının istismarı ve güven ilişkisini kullanan tedarik zinciri saldırılarının her birinin işletmelerin yüzde 8’inde görüldüğü bildirildi.
Araştırmada fidye yazılımları, kitlesel zararlı yazılımlar, kurumsal e-posta dolandırıcılığı ve yapay zekâ güvenlik açıklarının istismarı gibi saldırıların ise büyük işletmelerde daha yaygın olduğu görüldü.
Araştırma Türkiye’deki KOBİ’lerin yalnızca dışarıdan gelen saldırılarla değil, kurum içindeki güvenlik eksiklikleriyle de mücadele ettiğini ortaya koydu.
Türkiye’de işletmelerin siber riskini artıran faktörlerin başında yüzde 35 ile yetersiz BT güvenlik politikaları geldi. Seyrek parola değişimi ve yetersiz veri yedekleme uygulamaları bu başlık altında öne çıktı.
BT ve BT güvenliği ekiplerindeki yüksek iş yükü yüzde 30 ile ikinci sırada yer alırken, BT altyapısı üzerinde merkezi kontrolün bulunmaması ve kurum içinde siber güvenlik konusunda yeterli liderlik ve sahiplenmenin olmaması yüzde 28’er oranında bildirildi.
Çalışanların siber güvenlik farkındalığındaki eksiklik, güvenlik riskleri yeterince dikkate alınmadan verilen iş kararları ve yeni nesil güvenlik çözümlerini kullanmaya yönelik isteksizlik ise yüzde 25’er oranla dikkat çeken diğer riskler oldu.
Şirketlerin yüzde 70’i bütçesini artırdı
Artan tehditler, KOBİ’leri siber güvenlik yatırımlarını büyütmeye yöneltti. Türkiye’de araştırmaya katılan KOBİ’lerin yüzde 70’i BT güvenliği fonksiyonlarını geliştirmeyi planladığını belirtirken, yine yüzde 70’inin 2026 yılında siber güvenlik bütçesini artırdığı bildirildi.
İşletmelerin yüzde 36’sı ek bütçesini BT ve siber güvenlik ekiplerini büyütmek için kullanırken, yüzde 36’sı çalışanlarına yeni güvenlik eğitimleri sağlamayı tercih etti. XDR, NDR ve SIEM gibi daha gelişmiş güvenlik teknolojilerine geçiş için bütçe ayıranların oranı ise yüzde 29 oldu.
Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı Ilya Markelov, saldırganların artık farklı büyüklükteki şirketleri çeşitli yöntemlerle hedef alabildiğine dikkat çekti.
Markelov, gelişmiş saldırıların parçalı güvenlik sistemlerini aşabildiğini, bu nedenle teknolojik araçların yanında yeterli uzmanlığa sahip ekiplerin de önem kazandığını belirtti. Büyüme aşamasındaki şirketlerin bütçe sınırlamaları ve bilgi güvenliği alanındaki uzman açığı nedeniyle zorlandığını ifade eden Markelov, siber güvenlik çözümlerinin daha az kaynakla daha fazla koruma sağlayacak şekilde geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kaspersky, KOBİ’lerin saldırılara karşı ilk olarak kurum içi güvenlik süreçlerini güçlendirmesini öneriyor. Kurumsal kaynaklar ve bulut sistemlerine erişimin sıkı kurallara bağlanması, işten ayrılan çalışanların erişim yetkilerinin zamanında kaldırılması ve kritik verilerin düzenli olarak yedeklenmesi öneriler arasında bulunuyor.
Çalışanların kimlik avı, deepfake ve sesli kimlik avı olarak bilinen “vishing” gibi yeni saldırı yöntemlerini tanıyabilecek şekilde eğitilmesinin de insan kaynaklı güvenlik açıklarının azaltılmasında önemli rol oynadığı belirtiliyor.
Şirketlerin büyüklüklerine, bütçelerine ve faaliyet alanlarına uygun güvenlik teknolojilerini tercih etmeleri; sistemlerini güncel tutmaları, güçlü parola politikaları oluşturmaları ve e-posta kaynaklı tehditlere karşı çok katmanlı koruma kullanmaları tavsiye ediliyor.
Kaspersky’nin araştırması kapsamında Türkiye dahil 18 ülkede toplam 1.800 görüşme gerçekleştirildi. Çalışmaya Türkiye’nin yanı sıra Brezilya, Meksika, Kolombiya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Rusya, Hindistan, Endonezya, Malezya, Çin, Tayland, Vietnam, Mısır, Güney Afrika ve Suudi Arabistan’dan katılımcılar dahil edildi.
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, siber saldırıların şirket büyüklüğünden bağımsız şekilde ciddi bir işletme riski haline geldiğine işaret ederken, özellikle güvenlik politikaları, çalışan farkındalığı ve düzenli veri yedeklemenin KOBİ’ler açısından giderek daha kritik hale geldiğini gösteriyor.
Bakmadan Geçme