• Haberler
  • Sağlık
  • Türkiye'de her yıl yaklaşık 7 bin 300 kişiye lenfoma tanısı konuluyor

Türkiye'de her yıl yaklaşık 7 bin 300 kişiye lenfoma tanısı konuluyor

Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Karagülle, Türkiye'de her yıl yaklaşık 7 bin 300 kişiye lenfoma tanısı konulduğunu belirterek, hastalık için rutin bir tarama yöntemi bulunmadığından belirtilerin dikkate alınmasının önemli olduğunu söyledi.

WhatsApp

AĞRI KARAKÖSE HABER WhatsApp Kanalını Takip Et

En güncel haberler için bizi WhatsApp kanalımızdan takip edin!

WhatsApp TAKİP ET

Haberin Özeti

  • Türkiye’de her yıl yaklaşık 7 bin 300 kişiye lenfoma tanısı konuluyor.
  • Doç. Dr. Mustafa Karagülle, boyun, koltuk altı veya kasıklardaki ağrısız şişlikler, yoğun gece terlemesi ve açıklanamayan kilo kaybının dikkate alınması gerektiğini belirtti.
  • Lenfoma için rutin bir tarama yöntemi bulunmadığını söyleyen Karagülle, erken tanının tedavi başarısında önemli rol oynadığını vurguladı.

Lenf sisteminden kaynaklanan ve farklı yaş gruplarında görülebilen lenfoma, erken dönemde fark edilmesi gereken hastalıklar arasında yer alıyor. Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Karagülle, lenfomanın belirtileri, risk faktörleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi.

Türkiye’de her yıl yaklaşık 7 bin 300 kişiye lenfoma tanısı konulduğunu belirten Karagülle, hastalığın lenf sisteminde bulunan beyaz kan hücrelerinden kaynaklandığını söyledi.

Lenf düğümleri, dalak, timus bezi, kemik iliği ve lenfatik damarların vücudun lenfatik sisteminin önemli parçaları olduğunu ifade eden Karagülle, bu sistemde bulunan lenfosit adı verilen beyaz kan hücrelerinden gelişen kötü huylu hastalıkların lenfoma olarak tanımlandığını kaydetti.

Lenfomanın yalnızca yetişkinlerde görülmediğine dikkat çeken Karagülle, çocuklar ve gençlerin de hastalıkla karşılaşabileceğini belirtti.

Lenfoma riskini artırabilecek faktörlere dikkat

Lenfomanın kesin nedeninin henüz tam olarak ortaya konulamadığını ifade eden Doç. Dr. Mustafa Karagülle, bazı durumların hastalığa yakalanma riskini artırabildiğini söyledi.

Karagülle, ileri yaşın önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu, lenfomanın erkeklerde daha sık görülebildiğini belirtti. Ailesinde lenfoma bulunan kişilerde de riskin daha yüksek olabileceğini kaydeden Karagülle, bağışıklık sisteminin zayıflaması, bazı otoimmün hastalıklar ve enfeksiyonların yanı sıra belirli kimyasal maddelere maruz kalma ve aşırı kilonun da risk faktörleri arasında değerlendirildiğini aktardı.

Hastalığın belirtilerinin kişiden kişiye değişebildiğini belirten Karagülle, özellikle boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerinde ortaya çıkan ağrısız şişliklerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Gece terlemesi ve açıklanamayan kilo kaybı önemli olabilir

Lenfomanın bazı belirtilerinin günlük yaşamda farklı sağlık sorunlarıyla karıştırılabileceğini ifade eden Doç. Dr. Mustafa Karagülle, uzun süren şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Karagülle, “Lenfomalar çoğunlukla boyun bölgesinde, koltuk altında ya da kasıklarda ağrısız şişliklerle karşımıza gelir. Bunun yanı sıra açıklanamayan ve tedaviye rağmen düzelmeyen ateşler, kıyafet değiştirmeyi gerektirecek kadar yoğun gece terlemeleri ve son 6 ay içerisinde normal kilonun yüzde 10’undan fazla açıklanamayan kilo kaybı olduğunda lenfomanın değerlendirilmesi gerekir” dedi.

Türkiye'de her yıl yaklaşık 7 bin 300 kişiye lenfoma tanısı konuluyor

Sürekli yorgunluk ve halsizlik, nefes darlığı, öksürük, karında şişkinlik veya rahatsızlık hissi ile sık enfeksiyon geçirmenin de değerlendirilmesi gereken durumlar arasında olduğunu belirten Karagülle, bu tür şikâyetlerin devam etmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulmasını önerdi.

Lenfoma için rutin bir tarama yönteminin bulunmadığının altını çizen Karagülle, “Bu hastalığın bir tarama yöntemi yok maalesef. Dolayısıyla kişilerin belirtileri bilmesi ve bunları fark ettiğinde sağlık kuruluşuna başvurması oldukça önemli” ifadelerini kullandı.

Erken tanı tedavi sürecinde önem taşıyor

Lenfomanın tedavi seçeneklerine ilişkin de bilgi veren Doç. Dr. Mustafa Karagülle, hastalığın türü ve evresine göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.

Kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin lenfoma tedavisinde kullanılabildiğini belirten Karagülle, uygun hastalarda kök hücre tedavisinin de uygulanabildiğini kaydetti.

Lenfomanın erken dönemde tanı konulduğunda tedaviden daha iyi sonuç alınabilen kanser türleri arasında bulunduğunu ifade eden Karagülle, belirtilerin görülmesinin tek başına kanser anlamına gelmediğini ancak devam eden şikâyetlerin değerlendirilmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Karagülle, “Fark ettiğiniz bulgular her zaman bir kansere işaret etmeyebilir; ancak değerlendirilmesi önemli. Lenfomanın erken tanı ve tedavisinin hastalığın türü ve evresine göre tedavi başarısını artırdığını unutmamalıyız. Kanserde erken teşhis hayat kurtarır. Fark et, harekete geç, vücudunu dinle, şüpheli durumu ihmal etme” dedi.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme